Görünmez Sadakat: Yaşamlarımızı etkileyen önceki nesil olayları

31 Ekim 2020 Cumartesi
Görünmez Sadakat: Yaşamlarımızı etkileyen önceki nesil olayları
Görünmez Sadakat: Yaşamlarımızı etkileyen önceki nesil olayları

İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunlarından Hülya Reis'in facebook sayfasındaki bir paylaşımı sizlere aktarmak istedim: 

İlginç bir iddia ; Atalarla aramızdaki "Görünmez Sadakat "-Unconscious Loyalty / Bilinçdışı Bağlılık
Carl Gustav Jung'un ifadeleri ile; "... atalarım ile benim aramdaki kader bağlantılarının farkına vardım. Ebeveynlerim, dedelerim ve daha uzak atalarım tarafından tamamlanmamış ve cevaplanmamış şeyler veya soruların etkisi altındayım. Sanki bir aile içinde, ebeveynlerden çocuklara aktarılmış kişisel olmayan bir karma varmış gibi görünüyor. Kaderin atalarımın önüne attığı ve henüz cevaplamadığı sorulara cevap vermek zorunda oldum ya da sanki eski çağların bitmemiş olarak bıraktığı şeyleri tamamlamak ya da belki de devam ettirmek zorunda kaldım. Bu soruların kişisel veya toplu (genel) nitelikte olup olmadığını belirlemek zordur"
Macar psikiyatristi Ivan Invisible Boszormeny-Nagy tarafından ortaya atılan ve bizi bir davranışı körü körüne tekrar etmeye iten, -üzerinde hiçbir kontrolümüzün olmadığı- bir atadan sonraki aile üyelerine, bilinçli veya bilinçdışı olarak geçen "Görünmez Sadakat " olarak isimlendirilen bir durum var.

Bu iddiaya göre, örneğin, aşk hayatında mutsuz olan bir kadının kızları, evliliklerinde tekrar eden başarısızlıklar yaşayarak bu mutsuzluğu tekrarlar; Sadakat mesajı şöyledir:  Annem mutlu değilse, olma şansımız yoktur.

Yine "Ailenin Bilinçaltı Zihni"nden söz edilmekte...

Kişisel bilinçaltından daha derin bir seviyede yer alan ve "aile hafızası" olarak adlandırılan kişinin atalarının deneyimlerinden oluşan zihnin bir alt tabakasını atamak için kullandığı bir terim bu da.
Yine bu sava göre ,bilinçaltı zihnimiz, yedinci neslin soy ağacı hakkında dahi kesinlikle her şeyi hatırlıyor.

Ailemizin geçmişi, sırlar, gerçekler, yalanlar, bir veya daha fazla üye tarafından gizlenmiş olan şey, göz ardı edilenler veya unutulmuş olanlar...

Suçlar, intiharlar, kaçışlar, sadakatsizlikler, ihanetler, tecavüz, ölüm, kazalar, mali yıkıntılar veya klanımızdaki birinin haysiyetine ciddi zararlar olursa, tüm bunları bilinçaltımız bilir
hatta ,örneğin Cinsel bağımlılık, ebeveynlerinin veya dedesinin birinin cinsel baskısının fazla tatmin edilmesi olabilir;  Kronik bir hastalık çoğunlukla ağacın bir yerinde ifade edilen veya çözülmüş bir duygusal ağrı semptomu olabilir" denilmekte...

İddia diyor ki ; 'Bir kuşakta çözülmeyan şey, gelecek kuşağın masum ve bilinçsizce çözmeye çalışacağı şey olarak;  zor ya da trajik kaderler zincirini yaratan,  kuşaklar arası bir aile sorunları iletimi olabilir, önceki nesillerdeki çözümlenmemiş ailevi sorunlar  ve aile sistemi içindeki ve dışındaki adaletsizlikler,  bilinçsizce, sistemin bir veya birkaç üyesinde,  açıklanamayan hastalıklar, intihar, depresyon, sıkıntılı ilişkiler, fiziksel ve psikolojik bozukluklar, zorluk gibi kendini gösteren ailelerin hayatlarını etkileyebilen  maddi refaha ulaşmada güçlük, hayatta başarılı olmama, zorlayıcı davranışlar vb. olarak yaşanabilir. 

Bu durumda bir olasılık olarak bir erkeğin uyuşturucu bağımlılığı gerçekten de babasıyla bağlantı arayışındaysa veya bir kadının meme kanseri annesiyle veya annesinin annesiyle olan bağlantısının kesilmesi üzerine kök salmışsa... Ya da kanseri kanserden ölen başka bir aile üyesini takip etmek için gizli bir arzuysa?... '

Yani bu sadakat  hiç de yararlı olmayan etkilere de sahip olabilir denmekte görüldüğü gibi.. Bu durumda bazı insanlar için  bilinçdışı bir hapishane durumu sözkonusu olabilir.

Atalarımızın , yaşasın- yaşamasın bizler üzerinde etkisi sandığımızdan çok daha fazladır. 7 yaşına gelene kadar, bir çocuğun  aldığı bilgilerden uzak durma kapasitesi yoktur. 

Dahası, çoğunlukla Alphaconsciousness durumundadır (hipnoz hali) ve bu da yakın çevresi tarafından gönderilen tüm mesajlara geçirgen olmasını sağlar.

Çoğu araştırma, istismar edilen çocukların  ebeveynlerine nasıl bağlı kaldıklarını gösteriyor.
Bundan dolayı, çocuğun hayatta kalması için, ebeveynlerinin bakış açısını kabul etmekten ve onu asla sorgulamamaktan başka bir seçeneği yoktur; tam olarak bir diktatörlükte olduğu gibi, eğer kabul etmezlerse, öldürme riskini göze alırlar.
Ailenin dışından yardım alamazlar çünkü sadakat konusunda çatışma olur. Çenesini tutmayı ve sessiz kalmayı tercih ettikleri yöntem budur.
Sonuçta da malesef ki ebeveynlerinin eylemlerini haklı buluyor ve hatta onlar için sorumluluk alıyorlar
Psikanaliz ve çocuklara karşı şiddet konusunda uzman olan Alice Miller, tarih boyunca, çocukların nasıl davranıldığını araştırdı ve binlerce yıldır masum bir çocuğun anne-babayı suçlamadığını gördü. Şiddeti haklı çıkarmak için, bu şiddeti çocuğa kabul edilebilir kılmak için teoriler oluşturulduğundan ebeveynlerin şiddet, terk etme, reddetme veya aşağılama davranışlarını çabucak öğrendiği ve kanıksadığını gördü. Zira çocukların ebeveynlerin şiddetine karşı kendilerini savunmaları yasaktır ve bu nedenle öfke ve kaygı duyguları gibi ebeveyn saldırganlığına yönelik doğal tepkileri bastırmaya veya geri çekmeye mecburdur.

Yalnızca yetişkinliğe ulaştıklarında, bu güçlü duyguları kendi çocuklarına bırakabildikleri bir zaman olur. Zehirli sadakatlerin klasik bir örneği olarak ; bir boşanma sırasında, çocuğun ebeveynlerinden biriyle özdeşleşmesi sonucu olabilir.

Paradoksal olarak, çocuk  mağdurla / kurbanla beraber iken,  şiddet gösteren diğer ebeveyne bilinçdışı bir bağlılık geliştirebilir  ve bilmeden aynı davranışları gösterebilir.

Seninle Başlamadı kitabında Mark Wolynn; "Bizim tarafımızdan gösterilen davranışların hepsi
aslında bizden kaynaklanmamaktadır. Bunlar bizden önceki aile bireylerine ait olabilmektedir.
Bu duyguları onlar için taşıyor ve onlarla paylaşıyor olabiliriz.  Biz bunlara 'özdeşim duyguları ' diyoruz."  ifadeleri ile bu konuya da bir ışık tutmaktadır.

Yaşamlarımızın önceki nesillerden ne kadar derinden etkilendiğini keşfettiğimizde, bireysel acılarımızı yeni bir ışıkla görmeye başlayabiliriz.

Bu zehirli olabilecek bağ sadakatini kırmak  neredeyse imkansız olsa da bu görünmez sadakati
bilinçliliğe, görünür hale getirmek,  uzaklaşmaya izin verebilir ve etkilerini de ortadan kaldırabilir. 

.

Havvanur İncekara - Mistikalem.com

Şifalı Taşlar Uzmanı
                                                                                                                   Karma&Spritüel Astrolog
                                                                                                             İncekarahavvanur@gmail.com
                                                                                                                   twitter : @havvanurincekar
                                                                                                 instagram: @havvanurincekara_sifali_taslar

                                                                                                   facebook: havvanurincekara.sifalitaslar