İyileşmenin son aşaması

06 Eylül 2020 Pazar
İyileşmenin son aşaması
İyileşmenin son aşaması

İyileşmek için bırakmak üzerine

Ne zaman iyileşmeye başlarız? Ne kadar sürede geçer bir bunalım? İnsanın belli dönemlere giriş ve çıkışının bir şablonu vardır aslında. Her şeyin tıkırında aktığı evre- her şeyin tıkırında akmaya devam etmesine rağmen huzursuzluk/isteksizlik/iştahsızlık çektiğimiz evre- artık tıkır gidişatın bozulup mutlak kaosa sürüklendiğimiz ve tekrar dengeye gelebilmek için mücadele verdiğimiz evre- pes ettiğimiz/çöktüğümüz/bitkinlikten uyuyakaldığımız evre- ve son olarak iyileşme ile döngüde başa dönüş. Aynı bir hastalık atlatmak gibi. Sağlıklı olduğumuzu sandığımız, sonra hafif rahatsızlıklar çekmeye başladığımız, derken teşhis alıp tedavi almaya geçtiğimiz, tedaviden dolayı eskisinden daha bitap düştüğümüz, en sonunda iyileştiğimiz anların bütünü her bir döngü.

Bu evrenin en sevimsizlerinden biri ise “keşke” denmeye başlanan an olsa gerek. Kaosun sonu, acının dibi, karanlığın ete kemiğe büründüğü yerdir o an. “Keşke” deriz, “hiç fark etmeseydim hasta olduğumu”. “Tedavinin yüküyle, eziyetiyle uğraşmaktansa, günlerimi güzel geçirseydim!” Soruna dair sinyalleri hiç almamış olmayı dileriz orada, belirtileri hiç farkına varmamış olmayı. Görmek istediğimizi görmüş olmayı, gerçektense. Çünkü öyle bir acı içinde oluruz ki o an, öleceğimizden eminizdir. Şöyle deriz: “böyle tedavinin eziyetiyle birlikte öleceğim, fark etmemiş olsaydım son günlerimi keyifle, huzurla geçirir öyle göçerdim.” Aslında sadece tedavinin ağırlığı altında bayılmak, son bir dinlendirici uykuya düşmek üzereyizdir, ama bize ölüm gibi gelir. Sonrası bir sabah vakti erkenden uyanış, bir yudum su, bir parça güneş ve bir temiz nefes olacak, ama bir dakika: daha oraya gelmedik.

Şuan zihnimizde, vücudumuzda, enerjimizde süren mikroplar ile akyuvarlar savaşının en şiddetli noktasındayız. Şuan keşke hiç farkına varmamış olsaydım, dediğimiz noktadayız. Şuan çok acı geliyor çıktığımız bu yol ve çok boş bir çileye imza attık gibi görünüyor gözümüze, ama değil. Kendimizden geçmeye beş kala’dayız. Hatta bazılarımız uyuklamaya başladı bile. 

Dinlenin

Şu an “bırakırsam bir daha asla tutamam/ bulamam/toparlayamam” sandığınız ve sizi uykudan alıkoyan her şey, siz uyandığınızda yine orada olacak, merak etmeyin. Biz bir şeyler elimizden kaçmıyor olduğu halde öyle görüyoruz çünkü gözlerimiz artık kapanıyor. Bir şeyler elimizden akıp gitmiyor, bizim kaslarımız gevşiyor. Çok ağır bir gecenin karanlığında, ateşten bitkin bir uykuya, illa ki düşüyoruz ve bu uyku çok önemli.  İyileşmenin son aşaması.

 Dinlenin.

Caput Draconis - mistikalem.com

Prof. Yaşam Koçu, NLP ve Öğrenci Koçluğu
Usui-Kundalini Reiki II
Seans/iletişim: w.erleichda@gmail.com

www.youtube.com/user/thejenrachelblack