İnsan insandan kaçabilir mi?

09 Nisan 2022 Cumartesi
İnsan insandan kaçabilir mi?
İnsan insandan kaçabilir mi?

Aslında bu “kendine yet” doktrini iyi bir şeydi. Başkalarına duyduğumuz ihtiyaçtan ötürü kendi kimliğimizi ezmemeyi, kendimizi hor görmemeyi öğütlüyordu. Ancak olan oldu ve bu motto da kibri besleyen bir “kimseye ihtiyacım yok! Ben kendi başıma büsbütün bir yüceyim!” çemkirmesine döndü.

Çok para kazanmamız lazım çünkü artık bizi parayla satın alınan destekler diğerleri tarafından incitilmekten koruyor. Sohbet yerine Netflix: Gücendirici, kırıcı laf duyma kaygısı yok. Bir tas çorba yerine Yemek Sepeti: Yardım, ilgi, şefkat isteyecek duruma düşmeye gerek yok. Birlikte eylemek yerine robotlar, makineler: diğerinin yetersizliğine tahammüle lüzum yok. Yeterince paranız varsa incinmeye yer yok ama aynı zamanda samimiyet, sıcaklık, birlik de yok.

Kabul etmeli ki tüm insan bağları kucaklayıcı olduğu kadar itici, besleyici olduğu kadar zorlayıcı ve yapıcı olduğu kadar kırıcıdır da. Elbette uçlarda savrulmaya gerek yok ama bir anne bile kırar evladını. Bir baba bile çocuğunu ihmalle parçalar.

Ama bilmiyoruz biz. Kırılmayı, kırıyorsak tamir etmeyi. İnsanlardan ürünlermiş gibi belli bir halde olmalarını beklemektense onları olduğu gibi kabul edebilmeyi. Hep onaylayıp beğenmesek de sevmeyi. Para sevginin yerine geçtiğinden beri sevgi de paraya benzedi. Sevgi uzun zamandır uslu çocuklara sunulan bir ödül, bir nevi ödeme.

Sevgi “işimi görmüyorsan yevmiyeni ödemem işçi!” diyaloguna düştükçe mekanik her şey de insanı diğerlerinden koruyacak, sahte özgüvene, çarpık bir kendine yeterliliğe yol açacak duvarlara tuğla oluyor.

Oysa yemek sepetinde de insan çalışıyor. Makineleri de birileri yapıyor. Suyu da biri getiriyor. Kimse kimseye ihtiyaç duymaktan kaçamıyor.

İnsan insandan kaçamaz.

Caput Draconis - mistikalem.com

Prof. Yaşam Koçu, NLP ve Öğrenci Koçluğu
Usui-Kundalini Reiki II
Seans/iletişim: w.erleichda@gmail.com

www.youtube.com/user/thejenrachelblack