Bastırılan yas üzerine

18 Ocak 2021 Pazartesi
Bastırılan yas üzerine
Bastırılan yas üzerine

Kaç gündür bastırılan yasın keskin kokusunu duyumsuyorum. İnsanların heyecanında, kaygısında, aşırı düşünmelerinde, gelecek planlarında. Ya da tüm bunları anlatırken soluklanmak için verdikleri her bir duraksamada, havada, adı konmamış biçimde süzülüyor, güneş vurduğunda parlayan toz zerreleri gibi. Bu ay bastırılan bu yasın patlamasıyla bitecek, biliyorum. Bunun için ne haritaya bakmama, ne aptal kareleri incelememe, ne Kova’da kaç gezegenin olduğunu hesaplamama gerek var. Bunun için psikoloji bile bilmeye gerek yok, emareleri izlesek kâfi. Herkesin bünyesinde üç haftadır bir aşırılık hali, kendini farklı açılardan gösteriyor. Psikosomatik durumlar mı dersiniz, bir konuya takmak mı, bir şeyi arşa çıkarmak mı, gereğinden fazla kızmak, kaygılanmak, heyecanlanmak ya da sadece uyumak mı, ne isterseniz var. Horney nevrozun belirtileri arasında “aşırıya kaçmış duygu”ya parmak basar hep. Gereğinden fazla bir şeyler var havada. Haddini çok aşan şeyler. Havanın kendisi bile birden başka bir telden çalmaya başladı, yine bir başka aşırılıkla.

Elbette yaşanılan her şeyin insana bir katkısı olacağını, her işte bir hayır olduğunu düşünüyorum. Ancak işin hayır etabına geçebilmek için, önce polyanacılığı bırakıp gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor çünkü bir şeyin hayrı gelecekse o, hep gerçekten sonra geliyor. Peki, gerçek ne?

Gerçek geçen sene. Gerçek geçen senenin bu senenin başına da taşan yanları. Gerçek geçen senenin çaresizliği ve o çaresizliğin hala tam anlamıyla kalkmamış ve bir günde de kalkmayacak olması.

Kabul edelim çaresiz kaldık. Sadece toplumsal olarak, bir virüs karşısında değil, bireysel hayatlarımız da iskambil kâğıtları gibi dağıldı arkadaşlar. Belki dağılması gerekiyordu, belki dağılması bizim kendimizle temasa geçebilmemizi sağladı, ancak bunların hiçbiri dağılan umutlar, planlar, motivasyonlar olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ve biz hala gerçek anlamda dağılıp giden yanlarımızın yasını tutmadık. Bu yüzden, tam bir Güney Ay Düğüm Yay çalıştırarak, görmek istemediğimiz bu gerçeği bastıracak beyin ishalleri geçiriyoruz. Başka başka şeylere takıyoruz. Olasılıklar içinde kayboluncaya kadar soyut şeyleri didikliyoruz. Fiziksel olarak her yanımız oynuyor.

Ama bu bastırmanın sonu geliyor. Bu ay, yasın suratımıza çarpılmasıyla bitiyor. Bu yasın tutulması gerekiyor. Yas görülmeli, çünkü o içinde gerçeği barındırıyor. Fikirler, farkındalıklar, yeni planlar iyidir, ancak onların da yeşerebilmesi için gerçek bir zemin gerekiyor. Gerçek zemin ise şuan dizimize kadar yas barındırıyor. İşte yolu yürümemize şuan tam olarak o engel oluyor. Aynı yolların açılması için karı küremek gerektiği gibi, o yası da tek tek her birimizin, evimizin önüne düştüğüncesini kabul edip, kürememiz icap ediyor ki bahara yol açılsın. Bu ay yası idrak zamanı, Şubat’ta o yası küreyeceğiz. Belki o zaman Mart’ta, yolumuzu, yollarımızı el ele, tekrar yürüyeceğiz.

Caput Draconis - mistikalem.com

Prof. Yaşam Koçu, NLP ve Öğrenci Koçluğu
Usui-Kundalini Reiki II
Seans/iletişim: w.erleichda@gmail.com

www.youtube.com/user/thejenrachelblack