31 Ekim Boğa Burcu Dolunayı

30 Ekim 2020 Cuma
31 Ekim Boğa Burcu Dolunayı
31 Ekim Boğa Burcu Dolunayı

İnsanın kendine “ben” dediği her şey, çevresine verdiği negatif/pozitif tepkilerin bütününden oluşuyor. Meylettiği davalar, sarmaya alıştığı yaralar, hep ucundan kokladığı arzular. Bunlar bizim dünümüzden derlenen deneyimlerle bu günümüze evriliyor ve o yüke ya da hazineye biz “ben buyum/bunu istiyorum/bundan kaçıyorum” diyoruz. Geçmiş, bugüne müdahale ediyor.

İnsan aynı zamanda işler ters gittiğinde “neden böyle oldu? Neden böyle oldum?” da diyor, geçmişi adlandırmaya, anlamlandırmaya, onu buraya getiren koşulları analiz etmeye, kendi kusurlarını, gerçi yine başkalarının gözünden görüp, ama hiç değilse fark etmeye çalışıyor. Doğru veya yanlış önemli değil, bundan ziyade bugün’ün enerjisini açabilmek ve çözebilmek için, geçmişi gerekirse baştan yazarak her hatayı üzerine alıyor, her suçu başkasına atıyor, kendince sahte duygulanımlar doğuruyor veya var olanları abartıyor, azaltıyor. Bugün geçmişe müdahale ediyor.

Ancak en önemlisi insan tüm bunları yaparken, yani geçmişi ve bugünü bir masaya alıp, onlarla kille oynar gibi oynar, sürekli farklı ancak aynı çamurlukta senaryolar kurarken, çok önemli bir şeyi inkâr ediyor. Onu inkâr etmezken bile inkâr ediyor. Onu haykırırken dahi inkâr ediyor. Ve insan günün sonunda inkârı neyse ona dönüşüyor.

İnsan daima arzularını konuşan bir canlı olsa da, günün sonunda acılarına yapışan bir hayvan olmaya meylediyor. Herkes mutlu olmak istediğini söylese de, aslında herkes mutlu halini imajine ederken o sahnede gördüğü yükseltilmiş versiyon, en son model kendinden korkuyor. Öyle dev, öyle yüce olmaktan korkuyor. İnsanlar aslında daima, büyümekten korkuyor. İnsanlar yüksek kendileri olmayı, inkâr ediyor.

Ancak Gelecek de bugüne müdahale ediyor.

Bu günlerde kaçınılmaz inkârlarımızla derinlerimizde nüvesi, gelecekte ise kendisi bulunan, aynı İnterstellar filmindeki gibi 5. boyuttaki halimiz, 3. boyuttaki halimizi yok oluştan kurtarmak için müdahale ediyor. Bütün bir sene o halimizin bize gönderdiği karadeliğin ortaya çıkışı ve kurtarma misyonu gibiydi, şimdi ise o karadeliğe atlamamız veya bizden bir şeylerin kopup oraya düşmesi gerektiğini anlıyoruz. 

Bu dolunayla birlikte muazzam bir deprem oluyor ve hayatlarımızda oluşan yarıklara düşmesi gereken ilişkiler, kazançlar, yaşam alanları, roller düşüyor. Biz ise, onları bir daha asla göremeyeceğiz, sonsuza dek kopmaktayız diye ağlıyor ve kaygı duyuyoruz.
Hayır. Onları, inkâr ettiğimiz kendimiz, kendimizin en yüksek versiyonu olmaya başladığımızda, bu yolculuğu tamamladığımızda, öte tarafta tekrar göreceğiz, ancak başka bir gözle. Şuanki halleriyle ancak, kopmak zorundalar, çünkü geleceğimize parazit yapıyorlar ve gelecek buna müdahale ediyor. O şeyler, o halleri ile kalırsa, dönüşümün olmayacağı biliniyor.

Ne demiştik? İnsanı verdiği tepkiler belirliyor. Tepkilerin değişmesi için, tepkileri tetikleyenlerin bir an için insanla tüm bağları koparması gerekiyor, böylece insan restart ile güncelleme alıyor. Arkasından tekrar bağlanacağız her şeye, ama bu sefer farklı biçimlerde.

Eski programın işlevselliğinin bitişi 31 Ekim. Güncelleme başlangıcı 15 Kasım. Güncellemelere göre gelen program değişiklikleri ve yön tayinleri 30 Kasım, 14 Aralık. Restart 21 Aralık.

Çok az kaldı. Yeniçağınıza başlamaya hazır olun ve gelecekteki sizin ellerinde güvende olduğunuzdan emin olarak, solucan deliğine düşüşe teslim olun.

Caput Draconis - mistikalem.com

Prof. Yaşam Koçu, NLP ve Öğrenci Koçluğu
Usui-Kundalini Reiki II
Seans/iletişim: w.erleichda@gmail.com

www.youtube.com/user/thejenrachelblack