10 Temmuz Yengeç Yeni Ayı, Yeni Dünyamızın elinden tutma zamanı

10 Temmuz 2021 Cumartesi
10 Temmuz Yengeç Yeni Ayı,  Yeni Dünyamızın elinden tutma zamanı
10 Temmuz Yengeç Yeni Ayı, Yeni Dünyamızın elinden tutma zamanı

Zor birkaç haftayı geride bıraktık. Kendimizle, içinde bulunduğumuz ağlarla, eski ile yeni arasındaki sıkışmışlığımızla sert biçimde yüzleştik. Sonuçta şu an ne eskiye ne de yeniye dönecek mecalimiz yok. Tüm bunlar neden böyle oldu, daha kolay, daha basit olamaz mıydı, sorguluyoruz. Belirsizlik, kaygımızı tetiklerken, mevcut gidişat içimizi bunaltıyor. Devam edebilmek için yapmak zorunda olduğumuz şeyleri düşündükçe daha da ağırlaşıyoruz, ayaklarımız taş oluyor. İşte 2021 Temmuz böyle geçiyor.

Ancak ben sizi biraz daha geriye, 2018 Mayıs ayına tekrar götürmek istiyorum. Uranüs daha yeni Boğa burcuna geçmiş. Satürn, Oğlak transitinin başlarında. Güney Ay Düğüm devrimin sembolü Kova’da. Mars ise Kova’ya yeni geçmiş. Güneş neredeyse şu anki Lilith’le aynı derecelerde, 28 derece Boğa’da. Plüto ve Lilith, Oğlak’ta kavuşum halindeler, Jüpiter Akrep’te ve belki de en önemlisi, Ay, Sirius yıldızı ile kavuşumda. Tarih tam olarak 18 Mayıs 2018.

O günlerde, belki de tam olarak o günde, içinde bulunduğumuz tekdüze sistemden bunalmış durumdaydık. Bu sistemin bizi sınırladığının, bize tam kapasite var olma hakkını tanımadığının bilincindeydik. Değişim istiyorduk, ancak değişimin ne olması gerektiğini ya da nelere mal olacağını tam olarak kestiremiyorduk. Kendimizi tüm çılgınlığımızla var etmek istiyorduk. Bastırdığımız arzular, damarlarımızda fokurduyordu. İçten içe bunun ne anlama geldiğini bilsek de bilincimizde kavrayamıyorduk. Yine de tam mayıs ortasındaki o günlerde, her birimiz, niyet eder gibi, dilek tutar gibi, totem yapar gibi bir adım attık. Rutinimizin dışında ufak bir adım. Gitmediğimiz bir yere gittik. Görüşmediğimiz birileriyle görüştük. Yeni birilerini tanıdık. Düşünmediğimiz şeyler aklımıza geldi. Hissetmediklerimizi hatırladık. Bu, birkaç günden fazla sürmeyen bir coşku anıydı ancak sistem bunu asli görevi olarak aldı.

Tarihi biraz daha ileri saralım. Aynı sene, Ekim ayı. Venüs sekiz sene sonra Akrep’te retroda. Mayıs’ta biraz fokurdayan arzular, bastırılanlar ve içsel coşku iyice ortaya saçıldı. Tam anlamıyla bir süredir ortalıklarda olmayan kendimizle, doyasıya kucaklaştık. Biraz çekindik belki bu vahşi, çılgın bizden, ama korkmadık.

Zor birkaç haftayı geride bıraktık ve bugün Yeniay. Anne ve bebek, rahim ve doğum, reenkarnasyon sembolü olan Yengeç Yeniayı.

Bugün kendimizi, kendi gücümüzü, kendi elimizle büyüttüğümüz dileklerimizi ve arzularımızı, dualarımızı güçlü bir anne gibi kucaklama zamanı. Şimdi kapasitemizi farkına varma ve sorumluluklardan, atılacak adımlardan korkmadan, kaçmadan, tekrar doğma zamanı. Maruz kalanlar değil, her bir hücresiyle yaratan ve var edenler, hep birlikte yeni bir dünya inşa edenler olduğumuzu kabul etme zamanı. Şimdi kendimizi her şeyimizle kucaklama ve Yeni Dünyamızın elinden tutma, artık daha bilinçli bir biçimde onun şekillenmesinde rol alma zamanı.

10 Temmuz gecesi saat 3’te Yeniay Yengeç burcunun 18 derecesinde gerçekleşiyor ve açıkça söylemek gerekirse şemaili fena durmuyor.

Ay ve Güneş birinci evde kavuşuyorlar ve Uranüs, Neptün ve Pluto’dan uzak diyebileceğimiz noktalardan temas alıyorlar. Ancak oraya gelmeden önce haritanın en önemli noktasına değinmek istiyorum: bujisi meme yapmış bir Merkür, kaynama noktasına gelmiş bir Lilith ve hepsi arasında doğruyu fısıldayan bir Kad barındıran 12. Ev ve 28 derece İkizler yükselen.

Yoğun kaygı ve gerginlik dönemlerinde bir çözüm bulmak için iki şeye sarılırız: zihnimiz ve zeminimiz. Zihinle çözüm bulmaya, süreçleri kontrol etmeye çalışırken, zeminle de sağlam ve güvende, ayakta durmaya gayret ederiz. Kısa ve güncel problemlerde bu tutum işe yarasa da uzun soluklu ve köklü değişimlerde aksine işleri güçleştirir. İşte bilinçdışımızı da temsil eden 12. Ev şu an bu durumda iken, 1. Evde Yengeç Yeniayı demek, “olan bitenlere karşı kendimi korumak için en temel sınırlarıma, benliğime dönüyorum” demektir.

Yeniayın büyük gezegenlerden aldığı açılarla birlikte, bu dönüşü yapabilmek ve rahatlamak adına, birtakım kararlar da alacağız. Bazı şeyler daha fazla içimizde durmayacak, ortalığa dökülecek mesela. Ancak bu iyi gelecektir. Bazı ani plan değişiklikleri, bazı sorumluluk ve rolleri şimdilik kenara bırakmak, bazı hedeflerden şimdilik vazgeçmek ya da değiştirmek de bu yeniayın teması.

Öte yandan destekleyici olacağını düşündüğümüz ortaklıklar da beklenmedik şekilde kurulabilir. Gündelik rutinimizi tekrar, şimdilik tolere edebileceğimiz şekilde düzenleyebiliriz. Hem fiziksel hem ruhsal sağlığımız, kaynaklarımızı ve zihnimizi korumak, biraz hayattan geri çekilerek kendimizi toparlamak önceliğimiz olacaktır.

Elbette Yeniay Yengeç’te olduğu için önümüzde duygusal birkaç gün olduğunu sanıyorum söylemeye gerek yok (= Bu günlerle ilgili tek uyarım, Yeniay’ın Sabian Sembolünden hareketle, bu süreçte tutunacağımız dalları fazla abartmamak olur. Sabian sembolü (“bir rahip evlilik seramonisini yönetiyor”) basit ve pratik uygulamaları, kendimize kuracağımız güvenli alanları (ister ilişki olsun ister iş, isterse içe çekilmek) ulvi anlamlar yükleyerek idealize edebileceğimizi gösteriyor. Şimdi kendimizi korumak, toparlamak ve bir süre akışta kalabilmek için kurduklarımızı ne abartmaya ne de değersizleştirmeye gerek yok. Yorgunuz ve biraz dinlenmek, annesinin dizinin dibindeki çocuk gibi huzurlu ve güvende hissetmek istiyoruz, hepsi bu.

Duygusal saiklerle kararlar alacağımızdan, olabildiğince anda kalmak, şu an başlayan ve biten şeylerin beş ay, on yıl hatta üç hafta sonrasını bile düşünmeye çalışmamak yerinde bir davranış olur. Yepyeni bir sistem, tertemiz bir başlangıç, aydınlanmış bir bilinçle yol tutturuyor falan değiliz, sadece biraz yük boşaltıyor, vitesi boşa alıyor ya da arabayı dinlenmek için biraz kenara çekiyoruz. Sadece buna odaklanmakta, tadını çıkarmakta ve en önemlisi dinlenmeye özen göstermekte fayda var.

İnsanın hayatından herkes çıkabilir, her iş sarpa sarabilir, her süreç tekinsiz bir hal alabilir. Ancak var olduğu sürece, en yüce vatan, en güvenli liman yine insanın kendisidir. Kendinize sarılın, kendinize iyi bakın.

Kutlu olsun.

Caput Draconis - mistikalem.com

Prof. Yaşam Koçu, NLP ve Öğrenci Koçluğu
Usui-Kundalini Reiki II
Seans/iletişim: w.erleichda@gmail.com

www.youtube.com/user/thejenrachelblack