bilimsel

Efes’te Şaşırtıcı Keşif: Lağım Kanalında İkiz Bebek Mezarı

Efes Antik Kenti'nde, Artemis Tapınağı’nın kutsal alanı içindeki Roma dönemi Odeion’unda hayli şaşırtıcı bir arkeolojik bulgu ortaya çıkarıldı.

Efes’te Şaşırtıcı Keşif: Lağım Kanalında İkiz Bebek Mezarı

Efes'te 1200 Yıllık Bebek Mezarında İkiz Şüphesi 

Türkiye'nin  önemli arkeolojik alanlarından Efes Antik Kenti'nde yürütülen araştırmalarda, Artemis Tapınağı yakınlarında yer alan yaklaşık 1200 yıllık bir mezarda yan yana gömülü iki prematüre bebeğe ait kalıntılar bulundu. Araştırmacılar, aynı mezara birlikte defnedilen bebeklerin büyük olasılıkla ikiz olduğunu, ancak bunun ancak DNA analizleriyle kesinlik kazanabileceğini belirtti.

Avusturya Bilimler Akademisi araştırmacıları tarafından yürütülen ve Childhood in the Past dergisinde yayımlanan çalışmaya göre mezar, Orta Bizans dönemine (MS 8-9. yüzyıllar) tarihleniyor.

Eski Roma tuvaletine defnedilen bebeklerden biri sıra dışı

Childhood in the Past dergisinde yayınlanan nakaleye göre; mezar, Roma döneminde inşa edilen bir odeionun (müzik ve toplantı yapısı) kullanılmayan tuvalet kanalının taşlarla kapatılmasıyla oluşturuldu. Odeion, antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Artemis Tapınağı kutsal alanı içinde yer alıyordu.

Arkeoloji kazıları sırasında açılan taş sanduka içinde yan yana gömülmüş iki bebek iskeleti bulundu.

Kemik ölçümlerini inceleyen araştırmacılar, bebeklerin yaklaşık 33-34 haftalık gebelik döneminde, yani yaklaşık yedi buçuk aylıkken dünyaya geldiklerini ve prematüre olduklarını değerlendirdi.

Araştırmacılar, iki bebeğin ölüm yaşlarının neredeyse aynı olması ve aynı mezarda yan yana gömülmeleri nedeniyle ikiz olabileceklerini düşünüyor.

Live Sciende dergisinden Kristina Killgrove'nin haberine göre; makalenin yazarlarından biyolojik arkeolog Caroline Partiot, bu varsayımın kesinleşebilmesi için antik DNA analizlerinin yapılması gerektiğini belirtti.

Araştırmacılar, iskeletlerde travma ya da enfeksiyona işaret eden herhangi bir bulguya rastlamadı.

Bir bebekteki fazla boyun kaburgası dikkat çekti

İncelemede bebeklerden birinde, tıp literatüründe "süpernumerer servikal kaburga" olarak tanımlanan fazladan bir boyun kaburgası tespit edildi.

Toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görülen bu doğumsal özellik çoğu zaman belirti vermese de, bilimsel çalışmalar servikal kaburgaların bazı gelişimsel bozukluklar ve özellikle Hox genlerindeki anomalilerle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu durumun prematüre doğum, ölü doğum veya erken bebek ölümü riskleriyle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.

Araştırmacılar, arkeolojik kayıtlarda bugüne kadar fazladan boyun kaburgasına sahip olduğu düşünülen ikiz bebeklere ait başka bir örneğin bilinmediğini vurguladı.

Vaftiz edilmemiş bebekler için farklı bir defin uygulaması olabilir

Araştırma ekibi, bebeklerin Efes'teki bilinen mezarlık alanları yerine alışılmadık bir noktaya gömülmüş olmasının, erken yaşta ölen ve muhtemelen vaftiz edilmemiş prematüre bebeklere yönelik dönemin cenaze uygulamalarıyla ilişkili olabileceğini değerlendiriyor.

Araştırmacılara göre bu uygulama, Hristiyan cenaze gelenekleri ile yerel gömme gelenekleri arasında geliştirilmiş pratik bir çözümü yansıtıyor olabilir.

Kazılarda bebeklerin annesine ait herhangi bir mezar ya da iskelet kalıntısına ise rastlanmadı. Araştırmacılar, annenin doğum sırasında ölmüş olabileceği ihtimalini dışlamazken, bunu doğrulayacak herhangi bir kanıt bulunmadığını ifade etti.

Araştırma ekibi, taş sanduka mezarın bebeklerin iskeletlerini yaklaşık 1200 yıl boyunca korumasının, defin işleminin rastgele değil, özenli ve saygılı bir gömü uygulaması olduğunu gösterdiğini belirtti.

Yorumlar