Sağlık

Bağırsak yaşını gençleştirmenin formülü

Sağlıklı yaşlanmanın ve gençliğin sırrının anahtarının bağırsak sisteminde yer aldığını biliyor muydunuz? Bağırsak be kadar genç kalırsa beden de o kadar geç yaşlanıyor. Peki bağırsakları genç tutmanın formülü nedir?

Bağırsak yaşını gençleştirmenin formülü

BAĞIRSAKTAKİ MİKROORGANİZMA DENGESİ

Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın sindirimden bağışıklığa, ruh hâlinden beyin sağlığına kadar birçok sistemi etkiliyor.

Dinamik bir ekosistem oluşturan bağırsaklarda yer alan mikroorganizmalar çeşitlilik gösteriyor uyum içinde çalışıyor. Ancak yaş ilerledikçe bu denge bozuluyor; faydalı bakteriler azalırken, iltihap artırıcı türler çoğalıyor. TIP dünyasında “disbiyozis” olarak adlandırılan bu gelişme, sağlıksız yaşlanmanın temel biyolojik zeminlerinden birini oluşturuyor.

KRONİK İLTİHAP SÜRECİNİN ÖNEMİ

Prof. Dr. İsmet Tamer, Yaşla birlikte vücutta ortaya çıkan en önemli biyolojik değişimlerden birinin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen kronik iltihap süreci olduğunu hatırlatarak,  “Bilim dünyasında bu tablo “inflammaging” olarak tanımlanır. Bu sessiz iltihaplanma; kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, Alzheimer ve bazı kanser türleri için uygun bir zemin oluşturabilir. Bu noktada bağırsaklar kritik bir rol oynar. Bozulmuş bir mikrobiyota dengesi, bağırsak duvarının geçirgenliğini artırarak zararlı maddelerin kana karışmasına yol açabilir. Bunun sonucunda bağışıklık sistemi sürekli tetikte kalır ve vücut, farkında olmadan uzun vadede kendi dokularını yıpratan bir savunma hâline girer” diyor ve konu ile ilgili açıklamalarını şu şekilde sürdürüyor: 

Mikrobiyota, Besinler ve Hastalıklar Arasındaki Hassas Denge

Son yıllardaki bilimsel verilerle birlikte tip 2 diyabet ve obezitenin yalnızca kalori fazlasıyla açıklanamıyor. Bağırsak mikrobiyotası metabolik denge üzerinde belirleyici rol oynar. Bağırsak bakterileri, liften zengin besinleri fermente ederek kısa zincirli yağ asitleri üretir; bu biyolojik bileşikler kan şekeri kontrolünü desteklerken iltihap düzeylerini de baskılamaya yardımcı olur. Ancak yaşla birlikte bu koruyucu bakterilerin azalması, insülin direncinin artmasına zemin hazırlayabilir. Öte yandan bazı bağırsak mikroorganizmaları, özellikle kırmızı et tüketimi sonrasında damar sertliğiyle ilişkilendirilen metabolitlerin oluşumuna katkıda bulunabilir. Bu mekanizmalar, kalp-damar hastalıklarının yaş ilerledikçe daha sık görülmesini açıklayan önemli biyolojik bağlantılar arasında yer alır.

Bağırsaklarla beyin arasındaki iletişim ağı

Bağırsaklarla beyin arasında kesintisiz iletişim ağı; “beyin–bağırsak ekseni” olarak tanımlanır. Son yıllarda Alzheimer ve Parkinson hastaları üzerinde yürütülen araştırmalar, bu nörodejeneratif hastalıkların bağırsak mikrobiyotasındaki değişimlerle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Mikrobiyota dengesinin bozulması yalnızca sindirimi değil, sinir sistemi üzerinden bilişsel fonksiyonları ve ruh hâlini de etkileyebilir. Bu nedenle bazı bireylerde sindirim şikâyetlerine eşlik eden unutkanlık, odaklanma güçlüğü veya duygudurum değişiklikleri görülebilir. Başka bir deyişle, tablo her zaman yalnızca beyinde başlamaz; biyolojik süreç çoğu zaman bağırsak düzeyinde şekillenir.

Bağırsaklarınızı Genç Tutmanın Formülü

Sağlıklı yaşlanan ve ileri yaşına rağmen aktif yaşamını sürdüren bireylerin mikrobiyota profilleri incelendiğinde, bakteri çeşitliliğinin büyük ölçüde korunduğu görülüyor. Longevity araştırmaları da benzer biçimde, sağlıklı yaş alan bireylerin ortak özelliklerinden birinin zengin ve dengeli bir bağırsak mikrobiyotası olduğunu ortaya koyuyor. Science dergisinde yayımlanan çalışmalarda 90 yaş üzerindeki sağlıklı bireylerde bile bu çeşitliliğin korunabildiği bildiriliyor. 

Üstelik bunun için karmaşık ya da “mucize” çözümlere ihtiyaç yok.

Bağırsak yaşının genç kalmasına katkı sağlayan 5 madde:  

  • Liften zengin sebze ve meyvelerle beslenmek, 
  • Yoğurt ve kefir gibi fermente gıdalarla beslenmek
  • Düzenli hareket etmek, 
  • Kaliteli uyumak ve 
  • Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak.

Yaşlanmak yalnızca takvimle ilgili değil. Bağırsaklarımız ne kadar sağlıklıysa, genel sağlığımız da o kadar güçlü kalıyor. Sindirim sistemine özen göstermek, aslında kalbi, beyni ve uzun vadeli yaşam kalitesini korumak anlamına geliyor.

Yorumlar