iyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu verilerine göre, hicri takvimin ilk ayı Muharrem bugün başladı. İslam alemi Hicri yeni yılı büyük sevinçle karşılarken asırlardır acısı dinmeyen Kerbela Faciasının yıldönümünün yaklaşmasının üzüntüsünü de şimdiden hissetöeye başladı.
İslam dünyası, Hazreti Muhammed ve ilk Müslümanların Mekke'deki baskılardan kurtulup inançlarını hür bir ortamda yaşamak adına Medine’ye göç edişini temsil eden Hicri 1448 yılına girdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu vakit hesaplamalarına göre; muharrem ayının başladığını müjdeleyen yeni hilal, ilk kez Atlas Okyanusu'nda ortaya çıktı. Hilal; Asya, Avrupa, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika kıtalarından da görülebilecek.
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın vakit hesaplamalarına göre hicri takvimin ilk ayı olan muharrem bugün idrak edilmeye başlandı. Hilalin ilk kez Atlas Okyanusu’nda görülmesiyle başlayan yeni ay, Asya, Avrupa, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika’da da gözlemlenebilecek.
İslam toplumlarında muharrem ayı, oruç tutulması, aşure pişirilip paylaşılması ve Kerbela’da şehit edilen Hazreti Hüseyin ile beraberindekilerin anılmasıyla özel bir yere sahip. Bu yıl Aşure Günü, muharremin 10. günü olan 25 Haziran Perşembe günü karşılanacak.
İslam Tarihinde Yeni Bir Dönemin Başlangıcı: Hicret
Hicri takvim, ayın hareketlerini esas alan bir sistemle belirleniyor ve Hazreti Muhammed'in vefatından yaklaşık 6 yıl sonra, Müslümanların dönüm noktası olan büyük göçü esas alınarak resmen kabul edildi. İslam tarihi uzmanları ve kaynaklar, hicretin sadece fiziki bir mekan değişikliği değil, dünya tarihini değiştiren evrensel bir sürecin başlangıcı olduğunu vurguluyor.
Mekke'deki 13 yıllık zorlu dönemi kapatıp Medine devrini başlatan bu tarihi olay, İslam'ın sadece bireysel bir inanç olarak kalmayıp, hayatın her safhasını kuşatan bir nizam halini almasını sağladı.
Medine Sözleşmesi ve Kardeşlik Modeli
Medine'de gerçekleştirilen kardeşlik uygulaması (muhacir ve ensar dayanışması), tarihte eşi benzeri görülmemiş bir maddi ve manevi model oluşturdu. Bu süreçte imzalanan "Medine Sözleşmesi" ile toplum hayatını düzenleyen yeni prensipler belirlendi; Müslümanlar, Yahudiler ve diğer grupların hak ile sorumlulukları güvence altına alındı.
Büyük Fedakarlıkların ve Evrenselliğin Kanıtı
Hicretle birlikte İslam dini Mekke'nin sınırlarını aşarak dünya ufuklarına yayılma imkanı buldu ve evrensel bir mahiyet kazandı. Bu hadise, ilk Müslümanların inançlarına olan bağlılıklarının ve Allah rızası için gösterdikleri büyük fedakarlıkların en net delili olarak kabul ediliyor.
Hicri yeni yıl vesilesiyle İslam dünyasına düşen en önemli görevin; hicretin taşıdığı derin anlam ve mesajları yeniden düşünmek, zamanı doğru değerlendirmek ve geçmişin muhasebesini yaparak geleceği sağlam temeller üzerine kurmak olduğu belirtiliyor. Bu manevi iklimin, İslam kardeşliğini güçlendirmesi, birlik ve beraberliği koruması, sevinçte ve kederde dayanışma ruhunu canlı tutması temenni ediliyor.







Yorumlar