Kızıl İnek inancı, gerçekler ve komplo teorileri
Birgün Yazarı Ateş İlyas Başsoy, bugün yayınlanan "Kızıl İnek" başlıklı yazısında, Türkiye'de Ana Akım İslamcı Kanadın merhum Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile buluşmasını ve onun dile getirdiği "Kızıl İnek" inancını anlattı.
Erbakan, 'Türkiye Haritasına Bakan Kızıl Bir İnek var' demiş
"İstanbul’daki Milli Gazete binasındaydık. Bizi önce Numan Kurtulmuş, sonra Erbakan Hoca saygıyla karşıladı. Kısa cümlelerle başladığım sunum Hoca’nın sorularıyla ODTÜ doktora düzeyine çıkıp derinleşti ve tam dört saat sürdü. Söz beynin inferintial perception (çıkarımsal algı) mekanizmasına gelince Hoca buna iletişimde bir örnek istedi. Halk Evleri bir uçurma festivali düzenlemiş, benden afiş yapmamı rica etmişlerdi. Mahallenin çocuklarını tek tek gökyüzüne bakarlarken çekmiş, her bir çocuk için ayrı bir afiş yapıp, bunların bire bir çocuk ölçeğinde basılmasını ve zemine yakın, çocuk boyunda yan yana asılmalarını söylemiştim. Uzaktan bakıldığında gerçek boyutta çocuklar gökyüzüne bakıyor gibi görünecekti. Mesele şu ki, uçurtma şenliği afişinde uçurtma görseli yoktu. Nedenini soranlara, “Çünkü biz de çocuklar gibi gökyüzüne bakacağız ve bir anda afiş gökyüzüne kadar büyüyecek” demiştim. Hoca’ya örnek olarak bu afişi anlattım. Nedense çok beğendi, gülümsedi. Tokalaşıp ayrılırken beni biraz kendine çekti ve “Türkiye haritasına bakınca görülmez ama bir yerde o haritayı izleyen kızıl bir inek vardır” dedi. Hiçbir şey anlamadım ama bu belli olmasın diye gülerek elini sıktım."
Teksas'ta Üretilen ve İsrail'e getirilen Kızıl İnekler
Erbakan ile buluşmasını bu şekilde anlatan yazar, inancı yazısında özetlerken 2024 yılında yaşanan bir biyogenetik olayından da söz ederek şunları yazdı: "Evanjelistler ve Siyonistlere göre Mescid-i Aksa yıkıldıktan sonra, “İslam’ın kirini” tamamen temizlemek için kızıl bir ineğin kurban edilmesi şart. Üçüncü Tapınak ancak kurbandan sonra inşa edilebilir. İneğin tüm tüyleri kızıl olmalı ama bu genetik olarak imkansız. Daha doğrusu imkansızdı. Amerikan Evanjelistleri Teksas’da beş adet kızıl inek üretti ve bu inekler 2022 yılında askeri korumayla İsrail’e getirildi. 2024’de inekler iki yaşlarına gelip kurban edilmev yaşlarına ulaştılar, geçen yıl da ilk “deneme ritüeli’ yapıldı"
Peki nedir bu inancın ve olayın ardındaki inancın iç yüzü, tarihi gerçekler ve "komplo teorileri"?
Kızıl İnek (Parah Adumah) inancı Tevrat kaynaklı bir inanç
Kızıl düve (veya kızıl inek) inancı, temelini Tevrat’tan alan, ancak günümüzde dini ve siyasi boyutlarıyla Ortadoğu'nun hassas dengelerini ilgilendiren karmaşık bir konu. İnancın temeli, Tevrat'taki emirdir.
Kızıl düve inancının kaynağı, Tevrat'ın "Çölde Sayım" (Bamidbar) bölümünün, 19. babıdır. Bu bölümde, İsrailoğulları'na kusursuz, hiç boyunduruk altına girmemiş, tamamen kızıl bir düvenin kurban edilmesi emredilir. Kıurbanın amacı, ölü birine dokunmakla bulaşan "ölüm kirliliğini" temizlemek için kullanılacak kutsal külü elde etmekti.
Burada "kusursuz, üzerinde boyunduruk taşımamış kızıl bir düvenin" kurban edilmesi ve küllerinin ritüel temizlik amacıyla kullanılması emredilir.
Bu ritüelin amacı:
- Ölülere temas etmiş kişilerin "ritüel saflığını" yeniden kazanmasıdır.
- Tapınak hizmetine katılacak rahiplerin arındırılmasıyla ilişkilidir.
Dolayısıyla kızıl inek konusunun Yahudilikte dünyanın sonunu başlatan bir unsur değil, esasen ritüel temizlikle ilgili bir hüküm olduğu saulmaktadır.
Kurban Edilecek Kızıl İnekte bulunması gereken özellikler
Yahudilikte "Kızıl düve kurbanı", son derece katı kurallara sahip bir ibadet. Kurbanda aranan şartlar şu şekilde:
Kusursuz Kızıl Renk: Düvenin tüylerinin tamamı kızıl olmalı, üzerinde siyah ya da beyaz tek bir tüy bile bulunmamalıdır.
Hizmet İçin Kullanılmama Şartı: Daha önce hiç boyunduruk vurulmamış, çalıştırılmamış ve üzerine yük konulmamış olmalıdır.
Yaşı: Kurban edileceği zaman iki yaşını doldurmuş olmalıdır.
Yahudiler, tarihte kaç kez Kızıl İnek kurban ettiler?
Kızıl düve Musevilik fıkhında son derece teknik ve dar kapsamlı bir temizlik ritüelidir. Yahudilerin tarihte yalnızca dokuz kez bu ibadeti yapıldığına inanılır. Ritüelin asıl amacı, dini otoritelere göre külünün, arınma işlemi için gerekli olmasıdır.
İnanç günümüzde; internet çağının komplo teorileri arasında yeniden dünya siyasetinin sembollerinden biri haline geldi ve şu 3 özelliği ile öne çıktı.
- Evanjelik kıyamet teolojisi,
- Ortadoğu siyaseti,
- İsrail-Filistin çatışması,
Özünde kutsal temizlik ibadetinin ve yahudi fıkhının özel bir maddesi olan kızıl düve; günümüzde birçok kişi tarafından yaklaşan kıyametin veya büyük jeopolitik dönüşümlerin işareti olarak görüyor.
İnancın temellindeki külle arınma, Mescid-i Aksa'nın bulunduğu Tapınak Dağı'nda (Haram-ı Şerif) üçüncü bir Yahudi Tapınağı'nın inşa edilebilmesi için bir ön koşul olarak görülür. Bazı Yahudi ve Evanjelik Hıristiyan gruplarına göre, bu tapınağın inşası Mesih'in (Yahudilikte beklenen kurtarıcı, Hıristiyanlıkta İsa'nın ikinci gelişi) gelişinin habercisidir.
Bu nokta konuyu hassas ve provokatif kılan en önemli faktör, Üçüncü Tapınak'ın planlandığı yer; bugün Müslümanların ibadet ettiği kutsal Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra'nın bulunduğu alandır. İslam dünyasında bu ritüel ve üçüncü tapınak inşası fikri, doğrudan bir tehdit ve işgal projesinin parçası olarak görülmektedir.
Kızıl düve (Parah Adumah) inancı hiç kaybolmamıştır, çünkü Tevrat'ta yer alan kalıcı bir dini hükümdür. Ancak tarih boyunca "kızıl düve bulundu", "ritüel yeniden yapılacak", "Tapınak yakında kurulacak" şeklindeki heyecan dalgaları birkaç kez ortaya çıkmıştır.
Komplo Teorilerini Doğuran İnancın Tarihi Süreci
Tarihi anlatılara göre; M.S. 70 yılında İkinci Tapınak yıkıldıktan sonra ritüelin uygulanması fiilen imkânsız hale geldi. Çünkü artık tapınak yoktu. Küllerin hazırlanacağı sistem kaybolmuştu. Ritüel saflık kurallarını uygulayacak kurumsal yapı ortadan kalkmıştı. Bu nedenle yaklaşık 1900 yıl boyunca konu teorik ve hukuki tartışma olarak kaldı.
Orta Çağ'daki Yahudi metinlerinde kızıl düve sık sık tartışıldı ama siyasi projeye dönüşmedi.
1492 sonrası Osmanlı topraklarına gelen Sefarad Yahudileri arasında Mesih beklentileri zaman zaman yükselmiştir. Özellikle, Kudüs, Safed (Tsfat), Hebron gibi merkezlerde mistik hareketler gelişmiştir. Safed 16. yüzyılda Yahudi mistisizminin merkezi haline gelmiştir.
Osmanlı dönemindeki haham yazıları incelendiğinde kızıl düvenin merkezî bir gündem olduğu görülmez. Konya ilgi; Mesih'in gelişi, İsrail'in yeniden dirilişi ve Kabala yorumları ile snırılıdır. Ancak, zamanla Yahudilerin Gizli Ajandaları olduğu ve bu niyetlerini sakladıklarına inanılmıitır.
Sahte Mesihler ve Kızıl Düve: 1/. Yüzyıldaki Sabetay Sevi vakası yaşandı. Osmanlı Yahudilerinin çoğu onun Mesih olduğuna inanmıştı. Ancak dönemin belgelerinde beklenti doğrudan Mesih üzerinedir. Yani günümüzdeki "önce kızıl düve, sonra Tapınak" şeması yoktur.
Bu beklentilerdeki kırılma noktası 1967'den sonra gerçekleşir: Altı Gün Savaşı sonucunda İsrail Doğu Kudüs'ü kontrol altına alınca bazı dini çevreler şu soruyu sormaya başladı: Eğer Tapınak Dağı erişilebilir hale geldiyse, Tapınak yeniden kurulabilir mi?
İşte bu noktadan sonra; rahip soylarının araştırılması, tapınak eşyalarının yeniden yapılması, kızıl düve arayışları gündeme geldi.
Modern biyoteknoloji ve küresel iletişim sayesinde özellikle, İsrail'deki Tapınak yanlısı gruplar ve bazı Amerikan Evanjelik kuruluşları uygun kızıl düve bulma çalışmalarına maddi destek vermeye başladı.
1990'lardan itibaren birkaç kez: "uygun düve bulundu", "ritüel yaklaşıyor" haberleri çıktı.
Fakat daha sonra hayvanların çoğu dini kriterleri kaybettiği için süreç sonuçlanmadı.
Teksas'tan İsrail'e Getirilen Kızıl Düveler
Kızıl düvenin zor şartları, onu efsanevileştirmiş ve elde edilmesi için çeşitli arayışlar başlatmıştır. Bu arayışlar sonucunda yaşanandan biri de Teksa'taki üretim çiftliğidir.
Bazı Evanjelik Hıristiyanlar: Kızıl düve kurbanının ve Üçüncü Tapınak'ın inşasının, Kıyamet ve İsa'nın ikinci gelişi öncesinde gerçekleşmesi gereken kehanetler olduğuna inanırlar.
Bazı Radikal Yahudi Gruplar (Siyonistler): Dini metinlere dayanarak tapınağın inşasını ve ritüel saflığın yeniden tesisini beklerler.
Bu iki grubun beklentilerinin kesişmesi, Teksas'ta düve yetiştirilmesi gibi adımların finansal ve siyasi olarak desteklenmesinde etkili olmaktadır.
Teksas'ta Kızıl Düve Üretimi: Amerikalı Evanjelik bir çiftlik sahibi olan Byron Stinson, bu inanış doğrultusunda Teksas'ta bir girişim başlatmış ve kriterlere uygun beş adet Kızıl Angus cinsi düve üretti. Bu olayın arkasında başlıca aktörlerden biri Temple Institute adlı kuruluştu.
Amaç; Tevrat'taki şartları karşılayan bir kızıl düve elde etmek ve teorik olarak gelecekte yapılabilecek arınma ritüellerine hazırlık yapmaktı.
Düvelerin İsrail'e Nakil (2022): Üretilen düveler, 2022 yılında Tapınak Enstitüsü gibi grupların öncülüğünde, İsrail'e getirildi.
Düveler 2024'te Kurban Çağına Geldi: 2024 yılında düvelerin kurban edilme yaşına geldi.
2024 yılında bazı dini çevreler kızıl düveyle bağlantılı deneme eğitimleri ve sembolik hazırlık çalışmaları yaptılar. Dini kurban ritüeli için simülasyonlar gerçekleştirildi. Dini otoriteler, bu simülasyonların resmi bir ritüel olmadığını ve dört düvede de ritüel için gerekli kusurların bulunduğunu belirtti. Haberler özellikle Ortadoğu basınında geniş yankı buldu.
Üçüncü Tapınak Meselesi
MÖ 586'da Birinci Tapınak'ın Yıkılışı gerçekleşti. Daha sonra yapılan İkinci Tapınak ise MS 70 yılında Kudüs Kuşatması ve İkinci Tapınak'ın Yıkılışı sırasında Romalılar tarafından yıkıldı.
Günümüzde bazı dindar Yahudi gruplar; Mesih'in gelişiyle veya Mesih'in gelişinden önce bir "Üçüncü Tapınak"ın inşa edileceğine inanırlar.
Yahudilik içinde konuyla ilgili üç farlı yaklaşım var:
- Ortodoksların bir bölümü Üçüncü Tapınağın yeniden kurulacağını düşünür.
- Muhafazakâr Yahudiler arasında görüşler farklıdır.
- Reform Yahudilerinin büyük kısmı fiziksel tapınağın yeniden inşasını gerekli görmez.
Peki evanjelistlerin konuyla ilgisi nedir? Günümüz siyasi komplo teorileri açısından ,şin ilginç yönü burası.
Özellikle "Dispensasyonalizm" adı verilen teolojik akımdan etkilenen çevreler başta olmak üzere Bazı Amerikan Evanjelik hareketleri; Yahudilerin İsrail'de toplanmasını, Tapınağın yeniden inşasını, bazı kehanetlerin gerçekleşmesini, İncil'deki kıyamet senaryolarının ön koşulları olarak görüyor.
Bu nedenle bazı Evanjelik gruplar Üçüncü Tapınak projelerine maddi destek veriyor.
Mescid-i Aksa'nın Yıkılması Tartışmaları
Tapınak Dağı olarak bilinen alan bugün Mescid-i Aksa ve Kubbetü's-Sahra kompleksinin bulunduğu bölge. Aşırı fanatik yahudiler, tapınağın tam olarak bu noktaya yapılması gerektiğini savunuyor ve "İslam'ın kirini temizlemek için Mescid-i Aksa yıkılacak" ifadesini kullanıyor.
Tarih boyunca, Haçlı Seferleri, Mehdi beklentileri, Mesih hareketleri, milenyumcu akımlar, siyasi kararlarda etkili oldu. Kızıl düve meselesi de aynı etkiye sahip.
Bir grup insan kutsal metinlerdeki bir hükmü geleceğe yönelik bir kehanet olarak yorumlamakta ve bunun gerçekleşmesi için hazırlık yapmaktadır.
Ali Zülfikar Emin - Mistikalem.com







Yorumlar