Okul saldırıları sonrası her 10 İstanbullu'dan 9’u endişeli
İstanbul Planlama Ajansı'nın nisan ayı “Gündem Araştırmaları” raporu, Türkiye’yi sarsan okul saldırılarının toplumda güvenlik kaygısını bir hayli artırdığıonı gösteriyor. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 88,8’i okullarda yaşanan şiddet olayları nedeniyle çok endişeli! Şiddet olayları nedeniyle endişelenmeyenlerin oranı ise sadece yüzde 4,7.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından “İstanbul Barometresi” kapsamında yayımlanan araştırmanın sonuçları, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından İstanbulluların güvenlik algısını artırdı.
İstanbul'da yaşayan kadınların endişe oranı daha yüksek

Araştırmada görüşleri alınan katılımcıların yüzde 6,5’i olayların kendilerini “kısmen endişelendirdiğini”, yüzde 4,7’si ise “endişelendirmediğini” belirtti. Veriler, kadınların erkeklere göre daha yüksek kaygı taşıdığını gösterdi. Kadınların yüzde 96,3’ü okul saldırıları nedeniyle çok endişeli olduğunu belirtirken, erkeklerde bu oran yüzde 81,2 olarak ölçüldü.
Şiddetin Olağan Şüphelileri: Sosyal Medya ve Dijital İçerikler
İstanbulluların yüzde 57,6’sı sosyal medya ve dijital içeriklerin okul saldırılarını tetikleyen başlıca unsur olduğıunu düşünüyor. Yüzde 31,4’lük kesim ise dijital içeriklerin etkili olduğunu kabul etmekle birlikte, saldırıların temel nedeni olmadığını savunuyor.
Araştırmada şiddetin toplumsal ve ailevi boyutuna ilişkin dikkat çekici sonuçlar da yer aldı. Katılımcıların yüzde 63,2’si okul şiddetinin temelinde aile içi iletişim eksikliğinin bulunduğunu belirtti.
Eğitim sisteminde yapısal sorunlar olduğu düşüünlüyor
Araştırmaya göre İstanbul'da yaşayanların yüzde 39,3’ü saldırıların eğitim sistemindeki yapısal sorunlar ve politika eksikliğinden kaynaklandığını düşünürken, yüzde 36,1’i sosyal medya ve zararlı dijital içerikleri etkili görüyor.
Okullardaki güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 20,6 olarak dikkat çekiyor.
Sosyoekonomik eşitsizliklerin etkili olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 14,1, akran zorbalığını öne çıkaranların oranı yüzde 11,5 olarak kaydedildi. Çocuklara yönelik psikolojik destek ve önleyici programların yetersiz olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 7,4 seviyesinde ölçüldü.







Yorumlar