Kızgınlık yönetilebilen bir duygudur

30 Nisan 2018 Pazartesi

Bazı kızgın/öfkeli kişiler, yaşadıkları sorunla ve yaşanılan kişiyle ne yapacaklarını bilemediklerinde veya onunla olan iletişimi bir miktar beklemeye almak istediklerinde bu yöntemi deniyor, kendisini geri çekiyor. Konuşmuyor. Cevap vermiyor. Bir anlamda karşısındaki kişiyi susarak veya konuşma/iletişim kalitesini geriye çekerek cezalandırıyor.

“Madem öyle, seninle konuşacak hiçbir şeyim yok! Yüzüme muhtaç ol, sesime kurban ol!” tarzı davranışlar veya konuşmalar yapıyor.

Bir başka davranış şekli var ki –maalesef çok az sayıda insanın uyguladığı- kaliteli şekilde kızgınlıkla baş etme yöntemi uyguluyor.

Kızgınlığıyla sakin bir şekilde baş ediyor. Kendisinin farkında, karşısındaki kişinin duygularının farkında olabiliyor ve kendisiyle karşısındakinin beklentileri arasında köprü oluşturmayı başarıyor.

“Şu an kızgın olabilirim ama kızgınlığım geçtikten sonra da seninle ilişki içinde olacağımı biliyorum. Kızgınlığımın sana, bana ve ikimizin arasında olup bitenlere zarar vermemesi için dikkatli olmaya çalışıyorum!” dercesine davranıyor.

Kızgınlık yönetilebilen bir duygudur. Öfke ve kızgınlık yönetilir. O sizin yönetmesin diye siz onu yönetmeyi öğrenirseniz hem siz rahat edersiniz hem de birlikte yaşadığınız kişiler.

Öfke kontrol eğitimleri verirken aktardığımız bazı prensipler var. O prensipler yaşam biçimi haline getirilirse, insanlar evet kızabilirler ancak kızmadan kaynaklanan yıkıcı ve olumsuz durumların devreye girmesine müsaade etmezler.

Öfke bu! Gelir! Kızgınlık bu! Uğrar bir anda duygunuza! Geldi diye etrafı yakıp yıkması, sizleri perişan etmesi gerekmez.

Mehtap Kayaoğlu -  Mistikalem.com