Tazeleme Üniversitesi'nde Ufoloji dersi veriliyor

25 Kasım 2017 Cumartesi

Akdeniz Üniversitesi’nin (AÜ), Tazelenme Üniversitesi bünyesinde, dünya dışı varlıklar ve UFO’larla ilgili ’Ufoloji ve Exopolitika’ eğitim programı işlenmeye başladı.

Üniversitenin 60 yaş üstü öğrencilerine Ufoloji ve Exopolitika dersleri Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan ve Başkan Yardımcısı Erhan Kolbaşı tarafından veriliyor.

UFO VAKALARI ANLATILIYOR

 Ufoloji dersinde, UFO fenomeni ve bilim, kadim tarihte dünya dışı izler, modern çağda UFO gözlemleri, resmi tanıklar ve belgeler, yakın karşılaşma ve alıkonma vakaları anlatılıyor. Exopolitika dersinde ise bilgi kaynakları ve metodoloji, örtbas tarihi, açık temasa hazırlık, galaktik diplomasi temel ilkeleri konuları işleniyor.

Erhan Kolbaşı, bu konularda sayısız belge ve kanıta, konu üzerinde çalışan pek çok bilim insanının varlığına karşın, günümüze kadar ana-akım bilimin, ilgi ve araştırma sınırlarının dışında bırakıldığını iddia ediyor. Kolbaşı, çok önemli olduğunu savnduğu konunun ilk defa akademik çatı altında ve resmi müfredat dahilinde öğrencilere sunulmasının hem Türkiye hem de dünya için tarihi bir dönüm noktası olduğunu söylüyor.

Tabi ki derslerde komplo teorileri "bilimsellik" safsatası ile havada uçuşuyor. İşte Posta gazetesinin haberine göre derslerde işlenen konular ve Erhan Kolbaşı'nın derslerde dile getirdiği iddilar.

'1940'LARIN SONUNDA BAŞLADI'

Dünya dışı uygarlıklarla kurulacak resmi ilişkilerin, insanlığa çevresel, bilimsel, ekonomik, bilinçsel, sosyo-kültürel ve entelektüel anlamda büyük pozitif değişim ve dönüşüm potansiyeli sunduğunu belirten Kolbaşı, gerçekte UFO’ların var olduğunu iddia etti. Dünya tarihinin her döneminde var olan UFO’ların binlerce yıldır da ziyaret ettiklerini kaydeden Kolbaşı, "Ama dünya gündemine gelmesi, medyada yer almaya başlaması 1940’ların sonundan itibaren başladı. ABD’de Roswell olayı, benzeri birtakım UFO kazaları yaşandı" dedi.

'BUGÜNKÜ TEKNOLOJİ UFO'LAR SAYESİNDE' İDDİASI

UFO enkazları ele geçirildikten sonra teknolojilerinin deşifre edilmesiyle özellikle ABD’nin muazzam teknolojiler elde ettiğini öne süren Kolbaşı, Bunu ulusal güvenlik amacıyla sakladılar. Belli bir zaman ve çerçeve içerisinde özel sektöre aktararak ürettikleri bilimsel verilerle ABD özel sektöründe de bir patlama yaşatmayı amaçladılar. Yani düşen araçların incelenmesiyle bir sürü buluş yapıldı. Fiber optik kablolar, mikro çipler, gece görüş teknolojileri, hatta kurşun geçirmez yeleklerin teknolojisi dahi bu düşen UFO’ların analizinden elde edilen bilgilere dayanıyor" dedi.

Bütün bunların dünyadan saklandığı ve bir örtbas mekanizması kurulduğunu aktaran Kolbaşı, bunu idare etmek için ’MJ12’ adı verilenbir grup oluşturulduğunu ve her şekilde bu gözlemleri baskıladıklarını anlatırken şöyle dedi:

"Gözlemleri medyadan, kamuoyundan uzak tuttular, ulusal çıkar sağladılar. 70 yıldır süren bu baskılar hala devam ediyor. Ama zaman içerisinde bir sürü resmi tanık çıktı. Kanada eski Savunma Bakanı’na kadar çok önemli tanıklar çıktı ve örtbası delerek açıklamalar yaptılar. Gizlenen resmi yazışmalar ortaya çıktı. Emekli olan askeri, sivil görevliler, pilotlar, uçuş kontrolörleri, radar operatörleri ve artık hepsi konuşuyor. Bunların içinde NASA’da görevli çok önemli astronotlar da var. Dünyamızın çok uzun yıllardır dünya dışı varlıklar tarafından ziyaret edildiğini, UFO gözlemlerinin örtbas edildiğini açıkladılar."

"ÇOK YAKINDA UZAYLILARLA RESMİ TEMAS OLABİLİR" İDDİASI

Gelinen sürecin bir şeylerin yaklaştığını gösterdiğini belirten Erhan Kolbaşı, insanlığın çok yakın zamanda, belki de 10-15 yıl gibi bir sürede dünya dışı varlıklarla resmi temas kurabileceğini iddia etti. Kolbaşı, iddialarını şöyle sürdürdü: "Biz çok uzun olmayan bir gelecekte dünya ile dünya dışı uygarlık temsilcilerinin resmi temas kuracağını düşünüyoruz. Artık açık ve kitlesel temas kuracaklarını düşünüyoruz. Şu an kapalı ve sınırlı bir temas sürüyor. Ve bu anlamda herkesin hem zihinsel hem psikolojik olarak bilgi anlamında bu realiteye hazır olması gerekiyor. Çünkü çok büyük değişim geliyor. Bilimsel, teknolojik, felsefi, siyasal, sosyal, her anlamda dünya büyük bir Rönesans yaşayacak. Eğer açık ve kitlesel temas gerçekleşirse bütün bilimler değişecek, hayata, evrene bakışımız her şey değişecek. Dünya tarihinin gördüğü en büyük değişim yaklaşıyor. Biz bu amaçla bu derslere başladık"