Tünel kazalarını etkileyen faktörler ve sürücü psikolojisinin önemi

11 Haziran 2026 Perşembe

Tünel Kazalarındaki Büyük Riskler

Kapalı yapısı nedeniyle tünellerdeki küçük çaplı bir aksiliğin bile kısa sürede ciddi güvenlik sorununa dönüşebileceğine dikkat çeken Ü.Ü. Öğretim Görevlisi ve Yol Güvenliği Danışmanı Özgür Şener,  sürücülerin hız limitlerine uyması, takip mesafesini koruması ve acil durum prosedürlerini bilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı ve konu hakkında şu açıklamada bulundu. 

Tüneller mühendislik açısından dünyanın en güvenli ulaşım yapıları arasında yer alır ancakgüvenliğin sürdürülebilmesi yalnızca teknolojik sistemlere değil, sürücülerin kurallara uyumuna da bağlıdır. Acil durum prosedürleri bilinmeli ve panik yapılmamalıdır. 

Karayollarında meydana gelen tüm trafik kazalar ciddi sonuçlar doğurabilir ancak tünellerde yaşanan kazaların çok daha karmaşık riskler içerir.  Özellikle deniz altından geçen uzun tünellerde meydana gelen kazalar; yangın, duman, görüş kaybı, panik kaynaklı davranışlar, tahliye güçlüğü ve ikincil çarpışmalar gibi çok sayıda ilave tehlikeyi beraberinde getirir. 

Açık yollardaki doğal havalandırma, kaçış alanları ve alternatif güzergâh imkanları tünellerde bulunmaz.  Tünellerin kapalı ve sınırlı alanlar olması nedeniyle küçük çaplı bir olay bile kısa sürede ciddi bir güvenlik sorununa dönüşebilir.

Tünel kazalarının ayırt edici özellikleri

Tünel kazalarının ayırt edici özellikleri arasında sınırlı kaçış alanları, tahliye zorlukları, panik davranışlarının yeni tehlikeler oluşturması, yangın halinde alev ve dumanın hızla yayılması, acil müdahale ekiplerinin olay yerine ulaşmasındaki güçlükler, takip mesafesi ihlallerine bağlı zincirleme kazalar ve görüş mesafesinin aniden düşmesi gibi unsurlar yer alır. Bu nedenle dünya genelinde tüneller normal karayollarına kıyasla daha yüksek güvenlik standartlarıyla tasarlanıp işletilir.

Deniz altı tünellerinde yapay zekâ destekli güvenlik sistemi

Modern deniz altı tünellerinin çok katmanlı güvenlik sistemleriyle donatılır, yüksek çözünürlüklü kameralar, yapay zekâ destekli olay algılama teknolojileri, yangın algılama sistemleri, acil kaçış koridorları ve gelişmiş haberleşme altyapılarının güvenliğin temel unsurları arasında bulunur. 

Tünellerdeki kameralar sayesinde trafik akışı anlık olarak izlenir, yapay zekâ ve görüntü işleme sistemlerinin duran araç, ters yönde ilerleyen araç, trafik yoğunluğundaki olağan dışı değişimler, şerit ihlalleri, duman oluşumu, yola düşen cisimler ve sıvı dökülmeleri gibi durumları saniyeler içerisinde tespit edebilir. 

Sıcaklık sensörleri, duman dedektörleri ve yangın algılama sistemlerinin olası yangınlarda devreye girer, havalandırma sistemleri dumanın tahliye yönünü kontrol eder, uzun tünellerde belirli aralıklarla bulunan acil çıkış kapıları ve kaçış galerilerinin insanların güvenli bölgelere ulaşmasını sağlar..

Acil durum telefonları, anons sistemleri ve radyo yayın entegrasyonlarıyla sürücülere anlık bilgilendirme yapılabildir, özellikle deniz altı tünellerinde basınç, deformasyon, su sızıntısı ve yapı hareketlerinin sensörlerle sürekli takip edilir riskler kritik seviyeye ulaşmadan belirlenmeye çalışılır 

Tünel kazalarının çoğunda insan faktörü etkili 

Güvenlik sistemlerinin varlığı tek başına yeterli değil. Uluslararası uygulamalarda düzenli bakım, teknik denetim ve farklı senaryoları içeren güvenlik tatbikatlarının büyük önem taşııyor.

Araştırmalar tünel kazalarının önemli bölümünde insan faktörünün etkili olduğunu gösteriyor.

Sürücüler tünel içerisinde mesafe algısındaki değişim nedeniyle hızlarını fark etmeden artırabilir.

Kapalı ortam hissi sürücüleri öndeki araca normalden daha fazla yaklaştırabilir, bu da ani frenlemelerde zincirleme kazalara yol açar.

Telefon kullanımı, navigasyonla ilgilenme ve diğer dikkat dağıtıcı unsurlar da tünel içerisinde güvenli sürüşü olumsuz etkiler. Beklenmeyen şerit değişiklikleri ve ani manevralar da kaza riskini artırır.

Motor arızaları, lastik patlamaları, akaryakıt veya elektrik enerjisinin bitmesi ile yük kaynaklı sorunlar da tünel içindeki plansız duruşların başlıca nedenleri arasında yer alıyor.

Sürücülere  uyarılar

Sürücü psikolojisi de tünel güvenliği üzerinde etkili. Klostrofobi eğilimi bulunan kişilerde stres seviyesi yükselebilir, uzun tünellerde monotonluğu dikkat azalmasına neden olabilir

Yetersiz aydınlatma, kapalı alan hissi nedeniyle çıkışa ulaşma isteğiyle oluşan kontrolsüz hızlanma ve çıkış noktasına odaklanma çevresel farkındalığı azaltabilir, tünele giriş ve çıkışlarda yaşanan ışık seviyesi değişimlerin de kısa süreli görüş problemlerine yol açabilir.

Tünellerde güvenli sürüş için hız limitlerine uyulması ve güvenli takip mesafesinin korunması büyük önem taşır, sürücülerin tünel içerisindeki anons ve uyarıları dikkatle takip etmeleri gerekir.

Tünellerde farların açık tutulmalı, şerit değişikliğinden kaçınılmalı, cep telefonu kullanılmalı ve tünele girmeden önce aracın yakıt veya enerji durumunun kontrol edilmeli, olası bir kaza ya da yangın durumunda ise panik yapılmamalıdır. 

Sürücüler öncelikle tünel yönetiminin anonslarını ve acil durum ekiplerinin yönlendirmelerini takip etmelisdir.

Özellikle yangın durumunda ilk dakikalar kritik öneme sahiptir, insanlar araçlarını veya eşyalarını kurtarmaya çalışmak yerine en kısa sürede güvenli bölgelere ulaşmaya odaklanmalıdır. 

**Anahtar Kelimeler:** tünel güvenliği, deniz altı tünelleri, trafik kazaları, Özgür Şener, yol güvenliği, yangın riski, tahliye sistemleri, yapay zekâ, sürücü davranışları, takip mesafesi, hız limitleri, acil durum yönetimi, trafik güvenliği, Üsküdar Üniversitesi, ulaşım altyapısı.