İdrar kaçırma kadınlarda en sık görülen stres sebebi
İdrar Tedavisi İçin 4 hayati adım
Aslında her 3 kadından birinde görülebilecek kadar yaygın bir rahatsızlık olmasına rağmen, kadınların bir çoğu ya utanıldığı ya da yaşlılık belirtisi olarak gördüğü için idrar kaçırdığını gizlemeyi tercih ediyor ve uzman müdahalesinden mahrum kalıyor. Belki de bu yüzden dünya genelinde milyonlarca kadının ortak kabusu olan idrar kaçırmanın tedavisinde gözle görülür ilerleme olmuyor.
“Gülerken, Öksürürken veya hapşırırken idrar kaçırma kesinlikle katlanılması gereken kader ya da yaşlanmanın doğal sonucu değildir; evden çıkarken ped bağımlısı olmak istemiyorsanız, ilk belirtide uygulayabileceğiniz ve hayatınızı geri kazanmanızı sağlayacak çok basit ve etkili çözüm yolları deneyin" diyen Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Baki Erdem, konu hakkında şu bilgileri aktardı ve tavsiyelerini sıraladı:
İdrar kaçırma tedavisinde ilk basamakta yaşam tarzı değişiklikleri ile ilerleme sağlanabilir. Bunun için dikkat edilmesi gereken 4 önemli nokta var.
- Kilo Kontrolü: Fazla kilo, mesane ve pelvik taban kasları üzerine sürekli bir baskı uygular. Kilo kontrolü sağlamak, karın içi basıncı azaltarak idrar kaçırma şikayetlerini ciddi oranda hafifletiyor.
- Pelvik Taban ve Kegel Egzersizleri: Özellikle hafif ve orta dereceli vakalarda, leğen kemiği tabanındaki kasları güçlendiren Kegel egzersizleri düzenli yapıldığında yüz güldürücü ve son derece etkili sonuçlar veriyor.
- Kabızlığın Önlenmesi: Kronik kabızlık ve tuvalette sürekli ıkınmak, pelvik kaslarını zamanla yıpratır ve zayıflatır. Lifli beslenme ve doğru tuvalet alışkanlıkları bu süreci durdurmada kritik rol oynuyor.
- Zararlı Alışkanlıklardan Uzaklaşmak: Sigara kullanımı kronik öksürüğe yol açarak mesane üzerindeki baskıyı (stres tipini) doğrudan tetikler. Sigaranın bırakılması tedaviyi doğrudan olumlu etkiliyor.
Her yaş için sosyal ve hijyenik problem oluşturan durum
Tıbbi adıyla "üriner inkontinans" olarak bilinen kadınlarda idrar kaçırma, dünya genelinde milyonlarca kadının hayatını kabusa çeviriyor. İstem dışı bir sağlık sorunu olan idrar kaçırma Uluslararası Kontinans Topluluğu (ICS) tarafından "sosyal ve hijyenik problem oluşturan durum" olarak tanımlanıyor.
İdrar kaçırma sorunu sanıldığı gibi sadece ileri yaş grubunu etkilemiyor, her yaş grubu kadının kapısını çalabilir. Her 3 kadından 1’i hayatlarının bir döneminde bu problemle mutlaka yüzleşiyor. Özellikle hamilelik ve doğum süreçlerini atlatmış, menopoz dönemine adım atmış, fazla kilo kontrolünde zorlanan ya da pelvik taban desteği zayıflamış kadınlarda risk çok daha belirgin şekilde artıyor. Ancak buna rağmen kadınların büyük bir çoğunluğu utandığı, çekindiği ya da idrar kaçırmayı yaşlanmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak gördüğü için hekime başvurmaktan kaçınıyor
İdrar kaçırma, gizli bir sosyal izolasyon sürecini tetikliyor. Hastalar zaman içerisinde hayatlarını idrar kaçırma riskine göre planlamaya başlıyor. Sosyal ortamlardan, arkadaş toplantılarından hızla uzaklaşıyorlar. Spor ve egzersiz yapmaktan, hatta dışarıda uzun yürüyüşlere çıkmaktan bile kaçınır hale geliyorlar. Günlük yaşam aktivitelerinin bu şekilde kısıtlanması, uzun vadede ciddi bir özgüven kaybını, anksiyeteyi ve depresyonu beraberinde getiriyor
İdrar kaçırmanın tedavisi türüne göre değişiyor
İdrar kaçırmanın farklı alt türleri var ve tedavisi de alt tiplere göre belirleniyor. Kadınlarda en sık görülen stres tipi idrar kaçırmadır. Ancak bu sanılanın aksine psikolojik stresle değil, fiziksel basınçla ilgilidir. Öksürme, hapşırma, gülme, merdiven çıkma veya egzersiz yapma gibi anlarda karın içi basıncın artmasıyla istem dışı gerçekleşir. Stres tipi dışında sıkışma tipi ve karışık tip idrar kaçırma tipleri ise aniden gelen ve durdurulamaz bir tuvalet hissiyle kendini gösterir. Kadınlar bu nedenle sürekli günlük ped kullanma ihtiyacı hisseder. Sürekli ped kullanmak zorunda kalmak bile tek başına bir kadının sosyal özgürlüğünü elinden alan ciddi bir yüktür.
Tedavinin başarısı, idrar kaçırmanın türünü doğru belirleme ile artıyor. Başarılı bir tedavi için ilk adım, hastanın ayrıntılı öyküsünü dinlemek ve fiziki muayenesini yapmaktır. Gerekli görülen durumlarda durumlarda idrar tahlili, ultrasonografi, hastanın kendi tuvalet alışkanlıklarını kaydettiği idrar günlüğü, ped testi ve ürodinamik incelemeler gibi ileri yöntemlere başvuruyoruz. Özellikle karmaşık ve dirençli vakalarda mesane fonksiyonlarının ayrıntılı değerlendirilmesi bize en doğru tedavi haritasını veriyor
Cerrahi tedavi gerekebilir
Egzersiz ve yaşam tarzı değişikliklerinin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi seçeneklerin mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Baki Erdem, “Özellikle 'sıkışma tipi' idrar kaçırma problemlerinde etkili ilaç tedavilerinden çok büyük oranda faydalanıyoruz. İleri derece 'stres tipi' vakalarda ise cerrahi tedaviyi gündeme alıyoruz. Günümüzde uyguladığımız ve uluslararası kılavuzlarda da 'altın standart' kabul edilen midüretral sling (askı) operasyonları, minimal invaziv özellikleri ve yüksek başarı oranları sayesinde hastalarımızı aynı gün ayağa kaldırabiliyor” diyor.