Sevgililer Gününü Ayrılık Gününe çevirmemek gerekiyor

11 Şubat 2026 Çarşamba

 14 Şubat Sevgililer, 15 Şubat Ayrılıklar Günü

Anketlere göre yaklaşık 10 ilişkiden bir Sevgililer Günü’nde ya da hemen sonrasında sona eriyor.  Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, 14 Şubat’ın ilişkiler için duygusal eşik haline geldiğine dikkat çekerek, çiftlerin bu dönemi daha sağlıklı geçirmesini önerdi: 

Sevgililer Günü çoğu zaman ilişkilerde mutluluğun göstergesi kabul edise de, veriler bu tarihin aynı zamanda  çiftler için ayrılığa dönüştüğünü ortaya koyuyor.  Üstelik ayrılma oranı yılın diğer günlerine kıyasla belirgin şekilde artıyır.

Sevgililer Günü’nün bireysel kutlamalardan farklı olarak romantik ilişki görünür hale gelir. İlişkideki emek, yakınlık ve bağlılık bu dönemde daha net hissediliyor ya da eksikliği daha da belirginleşir.. Günlük hayatta tolere edilen iletişim kopuklukları, duygusal mesafe veya çaba dengesizliği bu tarihe yaklaşıldığında göze batar hale geliyor. Dijital platformlarda paylaşılan romantik anlar da bu farkındalığı güçlendiriyor ve birçok kişi için ilişkiyi yeniden değerlendirme sürecini hızlandırıyor. Bu noktada ise Sevgililer Günü ilişkiler için bir sınavdan çok bir ayna işlevi olarak görülüyor. Çiftlerin ilişkide ne kadar bağlı, güvende ve tatmin olduklarını daha net fark ettikleri bir eşik oluşturan bu dönem, bazı ilişkilerde ayrılık kararının netleşmesine yol açıyor.

13, 14 ve 15 Şubat’ta biten ilişkilerdeki artış dikkat çekiyır.

Anket sonuçları, ayrılıkların tek bir günde yaşanmadığını, Sevgililer Günü’nü çevreleyen bir zaman diliminde yoğunlaştığını gösteriyor. 13 ve 14 Şubat’ta ayrılıklarda gözle görülür bir artış yaşanıyor. Bu dönemde bazı kişiler, yaklaşan günün yaratacağı beklenti ve baskıyı daha fazla taşımak istemediği için ilişkiyi sonlandırıyor. 15 Şubat ise ayrılık kararlarının en sık hayata geçirildiği gün olarak öne çıkıyor. Bu da beklentilerin karşılanmadığı bir Sevgililer Günü’nün ardından, ilişkideki sorunların daha  fazla öne çıktığını gösteriyor. Takip eden günlerde ayrılık oranları ise kademeli olarak azalıyor. 

Sevgililer Günü ilişkilerde duygusal yoğunluğu artıran bir dönem. Çiftlerin bu baskılı dönemi daha sağlıklı geçirebilmesi için şu 5 öneriyi dikkat almasına yarar var..

 1. İlişkide gerçekçi hedefler belirleyin: Sevgililer Günü’nden ne beklediğinizi açıkça konuşun. Planlar, bütçe ve bu günün sizin için ne ifade ettiğini netleştirmek, yanlış anlamaların ve hayal kırıklıklarının önüne geçer. Karşılıklı netlik sağlandığında, gün üzerindeki duygusal baskı azalır ve ilişki daha dengeli bir zeminde ilerler.

2. Gösterişten çok sevgi bağına odaklanın. Büyük jestler veya pahalı hediyeler yerine birlikte geçirilen zamana ve duygusal temasa alan açın. Bu yaklaşım, günü bir performans alanı olmaktan çıkarır ve ilişkinin özüne temas etmenizi sağlar. 

3. Diğer ilişkilerle ilişkinizi kıyaslamayın: Sosyal medyada görülen paylaşımların her ilişkiyi yansıtmadığını kendinize hatırlatın. Kıyaslama, memnuniyetsizliği artırırken çiftlerin kendi ilişki dinamiklerinden uzaklaşmasına neden olur.

4. Sevgiler gününi sorgulama değil fark etme zamanı olarak görün: Sevgililer Günü’nü ilişkinin yeterliliğini test eden bir eşik olarak değerlendirmeyin. Duyguların ve ihtiyaçların fark edildiği bir durak olarak ele almak, daha yapıcı bir iletişim alanı yaratır.

 5. İlişkinideki sorunları bu döneme bırakmayın. İlişkide var olan iletişim kopukluklarını veya duygusal mesafeyi yalnızca özel günlere yüklemeyin. Sorunları önceden ele almak, Sevgililer Günü’nün bir kriz anına dönüşmesini engeller.