Sinemada Dijitalleşmenin Evrimi

22 Ocak 2026 Perşembe

Özellikle pandemiyi de içeren on yılda sinema, dijitalleşmenin etkisiyle köklü dönüşüm yaşarken, dönüşümün yönündeki değişim de dikkat çekiyor.  Arşivleme ve restorasyondan yapay zekâ, metaverse ve sanal gerçekliğe uzanan bu süreç, hem akademik literatürü hem de endüstriyel pratikleri yeniden şekillendiriyor. 

Dijital Arşivden Streaming Çağına Sinemada Dönüşüm

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim üyesi Bilal Sert'in Turkish Studies dergisinde yayınlanan "Sinemada Dijitalleşme: Bibliyometrik Analiz ve Eğilimler" Başlıklı makalesinde yer alan bilgilere göre; 2014-2016 yıllarında yapılan çalışmalar, sinema mirasının korunmasına odaklanıyordu. Dijital arşivleme, film restorasyonu ve erken dönem sinema araştırmaları öne çıkarken, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte streaming platformları (Netflix, Amazon Prime, Disney+) sinema tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirdi. Bu dönemde izleyici etkileşimi, platform ekonomisi ve dijital dağıtım modelleri akademik araştırmaların merkezine yerleşti.

Pandemi ve Dijitalleşmenin Hızlanışı

COVID-19 pandemisi, sinema endüstrisinde dijitalleşmeyi hızlandıran kritik bir dönemeç oldu. Sinema salonlarının kapanmasıyla birlikte sanal gerçeklik, uzaktan erişim ve sağlık odaklı dijital tüketim araştırmaları öne çıktı. Bu süreç, dijital platformların yalnızca eğlence değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel etkileşim alanı olarak da işlev görmesini sağladı.

Yeni Paradigmalar: Yapay Zekâ ve Metaverse

2020 sonrası dönemde yapay zekâ, metaverse ve sanal gerçeklik, sinema araştırmalarında yükselen temalar haline geldi. Yapay zekâ, film üretim süreçlerinde yaratıcı katkılar sunarken; metaverse, izleyici deneyimini interaktif ve çok boyutlu bir hale getirdi. Bu yeni teknolojiler, sinemanın estetik dilini dönüştürmekle kalmayıp, küresel dağıtım zincirlerini ve kültürel temsilleri de yeniden tanımladı.

Sinema Makalelerindeki Tematik dönüşüm

2014–2016 dönemi: Makaleler daha çok dijital arşivleme, film restorasyonu, erken dönem sinema üzerineydi. Yani sinemanın geçmişini korumaya ve dijital araçlarla yeniden üretmeye odaklanıyordu.

2017–2019 dönemi: Streaming platformlarının yükselişiyle birlikte araştırmalar izleyici etkileşimi, platform ekonomisi, tüketim alışkanlıklarının dönüşümü gibi konulara kaydı. Akademik literatür, endüstrinin yeni iş modellerini tartışmaya başladı.

2020 sonrası: COVID-19 pandemisiyle birlikte makaleler hızla sanal gerçeklik, uzaktan erişim, sağlık ve toplumsal etkiler gibi yeni başlıklara yöneldi. Bu, dışsal bir şokun akademik gündemi nasıl değiştirdiğini gösteriyor.

Son yıllar (2022–2024): Yapay zekâ, metaverse ve algoritmik öneri sistemleri öne çıktı. Artık araştırmalar yalnızca teknolojiyi değil, aynı zamanda politik çerçeveleri, kültürel homojenleşme risklerini ve küresel dağıtım zincirlerini sorguluyor.

Bu dönüşüm, makalelerin içeriklerinde korumadan inovasyona, nostaljiden geleceğe doğru bir kaymayı gösteriyor. Yani sinema araştırmaları, geçmişin mirasını dijitalleştirerek başlayan yolculuğunu bugün yapay zekâ ve metaverse ile geleceğin sinema deneyimini tartışmaya kadar genişletmiş durumda...

Bekir Canlı - Mistikalem.com