Nedeni bilinmeyen ve kronik ağrılar mevsim geçişlerinde niçin artıyor?

29 Kasım 2025 Cumartesi

 Hava sıcaklığı, nem ve basınçtaki ani değişiklikler, fibromiyalji ve kronik ağrı sendromları yaşayanların semptomlarını artırarak yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebiliyor.  Özellikle sonbahar ve kış aylarında şikâyetler belirginleşiyor ve yaşam tarzı düzenlemeleri büyük önem taşıyor.

Fibromiyalji Nedir?

Fibromiyalji, nedeni tam olarak bilinmeyen, yaygın kas-iskelet sistemi ağrıları, uyku bozuklukları, bilişsel işlevlerde sorunlar, yorgunluk ve anksiyete ile karşımıza çıkan kronik sendrom. Kadınlarda erkeklere oranla 6–8 kat daha sık görülüyor. En çok orta yaşlarda rastlansa da ileri yaşlarda hatta çocuklarda bile ortaya çıkabiliyor.

Uzmanlara göre; fibromiyalji hastalarında merkezi sinir sistemi ağrıya karşı daha hassas. Bu nedenle çevresel değişiklikler, özellikle mevsim geçişleri, ağrıların şiddetini artırabiliyor.

Bu dönemlerde şikâyetlerin daha dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Uzman Dr. Kübra Koçak Aydemir, konu hakkında çnemli noktaları şu şekilde izah etti: 

Ağrılar Mevsim Geçişlerinde Neden Artıyor?

Sıcaklık, nem ve hava basıncındaki dalgalanmalar fibromiyalji hastalarının sinir ve kas hücrelerini daha duyarlı hale getiriyor. Özellikle soğuk ve nemli hava kaslarda tutukluk, eklem sertliği ve ağrıyı artırıyor. Ani basınç değişiklikleri ise baş ağrılarını tetikleyebiliyor.

“Mevsim geçişlerinde uyku düzeni de bozuluyor, bu da ağrıların şiddetlenmesine yol açıyor. O nedenle kaliteli uyku bu dönemde hastalar için kritik bir iyileştirici unsurdur. 

En Sık Görülen Şikâyetler

Fibromiyalji ve kronik ağrı sendromlarında mevsim geçişlerinde en çok şu belirtiler öne çıkıyor:

  •  Kaslarda tutukluk ve yaygın ağrı
  • Halsizlik ve yorgunluk
  • Uyku düzensizliği
  • Konsantrasyon bozuklukları
  • Baş ağrısı
  • Adet döngüsünde düzensizlik
  • Sindirim sorunları 

Bu tablo, hastaların günlük yaşamını zorlaştırırken aynı zamanda psikolojik baskıyı da artırıyor.

Ağrı Şikayeti Olanarak Önerileri

Uzmanlar, semptomları kontrol altına almak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kritik rol oynadığını belirtiyor. 

Uyku hijyeni: Düzenli uyku saatleri ve kaliteli uyku ortamı sağlanmalı.
Beslenme: Bol lifli, taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenme tercih edilmeli, yeterli protein alınmalı.
Hidrasyon: Yeterli su tüketimi ağrıların hafiflemesine yardımcı oluyor.
Egzersiz: Yoğun egzersiz yerine düzenli yürüyüş, hafif pilates ya da yoga gibi düşük yoğunluklu aktiviteler öneriliyor.

“Hastalarımıza düşük yoğunlukta ama sürekliliği olan egzersizleri tavsiye ediyoruz. Bu yöntem hem ağrıların kontrolünde hem de uyku ve stres yönetiminde çok faydalı oluyor” diyen Uzm. Dr. Kübra Koçak Aydemir, düzenli fiziksel aktivitenin tedavi sürecindeki önemine dikkat çekti.

Stres ve Psikolojik Etkiler

Fibromiyalji ve kronik ağrı sendromları yalnızca fiziksel değil, psikolojik boyutlarıyla da ele alınması gereken hastalıklar. Stres, semptomların şiddetini artıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. “Stresle başa çıkamayan hastalarda ağrılar daha yoğun yaşanıyor. Meditasyon, nefes egzersizleri ve psikolojik destek süreçleri semptomların hafiflemesine yardımcı oluyor” diyen Uzm. Dr. Kübra Koçak Aydemir, psikososyal desteğin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.

Fibromiyalji ve kronik ağrı sendromları toplumda sıklıkla karıştırılan ve çoğu zaman göz ardı edilen hastalıklar arasında. Oysa erken tanı, düzenli takip ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün.

 Hastaların şikâyetlerini görmezden gelmemesi çok önemli. Fibromiyalji tedavisinde erken farkındalık ve doğru yaklaşım, yaşam kalitesini yükseltmenin en güçlü adımıdır.