Fransız aktör Michel Piccoli öldü

19 Mayıs 2020 Salı

Dünya sinemasının önemli yönetmenleriyle de çalışan Michel Piccoli İspanyol sinemacı Luis Bunuel’in altı filminde rol almıştı. Bunlardan biri başrolünü Catherine Deneuve ile paylaştığı “Gündüz Güzeli / Belle de jour”  adlı filmdi.

Kariyeri boyunca 230’dan fazla filmde rol alan Michel Piccoli 1925 yılında Paris’te dünyaya geldi. İtalyan asıllı kemancı bir babayla Fransız bir piyanist annenin oğlu olan Piccoli çok küçük yaşta tiyatroyu keşfetti ve bu tutku onu 18 yaşından itibaren sahne üzerine itti. 

Tam da 2. Dünya Savaşı yıllarında gençliğini yaşayan oyuncu politik olarak da aktif bir hayatın içindeydi ve tüm yaşamı boyunca da bu özelliğini korudu.

Godard'ın "Le mepris" adlı filminde Piccoli başrolü Brigitte bardot ile paylaştı

Savaşın bitişiyle sinemada çalışmaya başlayan Michel Piccoli figüran olarak başladığı beyazperde kariyerinde hızla tırmanacak ve 1949’da “Le Point du jour” adlı filmde ilk rolünü üstlenecekti. Yine de bu yıllarda Michel Piccoli’nin ana uğraşı tiyatroydu.

1950’li yılların ortalarından itibaren kendini sinemanın iyiden iyiye içinde bulan Michel Piccoli 1963’de Yeni Dalga’nın en önemli filmlerinden “Le Mepris”de kariyerinin en unUtulmaz kompozisyonlarından birini çizdi.

Aynı yıllarda “Le Doulos” (Jean-Pierre Melville), “Le Journal d’une femme de chambre” (Luis Bunuel), “La Guerre est fini” (Alain Resnais), “Les Demoiselles de Rochefort” (Jacques Demy), “Topaz” (Alfred Hitchcock) gibi filmlerde de rol aldı.

70’li yıllarda önemli roller üstlenen Piccoli’nin oynadığı filmler arasında  Luis Bunuel’in “Le Charme discret de la bourgeoisie” (“Burjuvazinin Gizli Çekiciliği”), “Le Fantome de la liberté” (“Özgürlüğün Hayaleti”), “Cet obscur objet du désir” (“Arzunun O Belirsiz Nesnesi”); birçok kez çalıştığı Marco Ferreri’nin “La Grande Bouffe” (“Büyük Tıkınma”), Claude Sautet’nin “César et Rosalie” ve “Vincent, François, Paul… et les autres” adlı filmleri sayılabilir.

Marco Ferrei imzalı "La Grande Bouffe"...

PICCOLI’NİN ÖDÜLLERİ

1980 yılında Cannes Film Festivali’nde Marco Bellochio’nun yönettiği “Salto nel vuoto” adlı filmle En iyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. İki yıl sonra ise bu kez Berlin Film Festivali’nde Pierre Granier-Deferre’in “Une étrange affaire” adlı filmiyle Gümüş Ayı ödülüne layık bulundu. Fransız sinemasının en prestijli ödülü olan Cesar’a dört kez aday olsa da hayatı boyunca bu ödülü hiç alamadı.

Michel Piccoli’nin beyazperdede canlandırdığı son önemli rol 2011 tarihli “Habemus Papam” (Nanni Moretti) adlı filmdeki Papa rolüydü. Bu rolüyle İtalya’da en iyi erkek oyuncuya verilen david di Donatello ödülünü aldı.