Mehtap Kayaoğlu tüm yazıları

Psikolojik Danışman&Psikoterapist

Zeki çocuk için anne babalara öneriler

ZEKİ ANNE BABALARA, ÇOCUKLARIN ZEKASINI GELİŞTİRECEK ÖNERİLER

Son zamanlarda hep söylüyorum. Günümüz dijital dünyasının çocukları oldukça zeki.

Bulundukları noktadan daha ileriye gitsinler, oldukları halleriyle mutlu hissetsinler diye anne babaların ciddi çaba sarfetmesi gerekiyor artık. Sarılıp öpmek, içten temas, yakın iletişim ve onlarla geçirilecek hoş zamanları saymıyorum. Bunlar sihirli değnek gibi yöntemler. Onların dışında ne yapabileceğinizi yazayım istedim bugün.

Gelen sorular var. Yakında okullar tatil olacak, ne yapmalıyız diye soruyorsunuz. Aklıma gelenleri sıralamak istedim.

Çocuğunuzun zekasının gelişmesini istiyorsanız, ilk yapacağınız davranış, onların merak içinde sordukları sorulara, aynı heyecanla cevap vermektir. Çocuklar gözlerini kocaman kocaman açarak merak ettikleri her şeyi büyüklerine sorarlar. Onları ciddiye alarak sorularına cevap vermek, hatta bazı sorularda bilmediğiniz söyleyip "Hımm bak bunu ben de tam bilmiyorum. Hadi gel birlikte araştıralım.." diyerek kitap karıştırmak ve bulduğunuz bilgiyi ona sesli ve neşeli şekilde okumak gerekir. Böylece hem ciddiye almış hem de yazılı kaynaklara başvurmayı öğretmiş olursunuz.

Becerileri desteklenen, zamanında doğru müdahale edilen, hataları için sert şekilde cezalandırılmayan çocukların zekaları daha doğru gelişir. Özellikle azar ve kızma davranışı çocukta içe kapanmaya ve suçluluk psikolojisine neden olabilir. Kendini suçlayan çocuk kendisine saygı duymaz. Baskılar hep içindekileri. Böylece üreten yanı zarar görür. Azarlamamak ikinci doğru yöntem.

Günümüz çocukları tv ve bilgisayar seviyor. Bana sorarsanız bir çocuğun televizyon izleyerek zarar görmesinden ziyade, televizyonu nasıl izlediği önemli. Yani anne mutfakta sürekli iş yapıyor, çocuk tek başına tv ve bilgisayar başında oturuyorsa, tabii ki zararlı. Ancak anne zaman ayırarak çocuğuyla tv izliyorsa, izledikleri görüntüleri birlikte yorumluyorlarsa, bazı yerlerde çocuğunun fikrini alıyorsa, izledikleri çizgi filmin devamında ne olabileceği hakkında yarış yapıyorlarsa tv zarar vermez. Tam tersine çocuğun pasif izleyici olmaktan çıkıp, aktif olmasına, izlediği ve gördükleri hakkında akıl yürütmesine vesile olur. Akıl yürütülen faaliyet çocuğa zarar vermez, tam tersine çocuğun zeka kapasitesini geliştirir.

Çocukların genel yapısında gayriihtiyari olarak gelişen bir mükemmeliyetçilik vardır. Eğer anne ve baba bu eğilimi artırıcı nitelikte davranıyorsa çocuk belirgin bir mükemmeliyetçi olarak büyür.

Mükemmeliyetçilik zeka gelişimini engeller haberiniz olsun! Çünkü mükemmeliyetçi kişi belirli durumlara odaklanır, ne ileri ne geri! Tam olarak aklında geçen olmalıdır! Oysa kişiyi geliştiren, serbest çağrışımlarının olmasıdır. Baştan bir şey için karar verilebilir; ancak ilerleyen aşamada duruma göre değişikliklerin yapılması gerekebilir. Bu değişimi yapabilmek ve yeni açılar görmek, esneyebilmek, farklı açılardan bakabilmek zeka kapasitesine bağlıdır. Bizler farkında olmadan çocuğu belirli bir sonuca kilitlersek, yeni seçenekler görmesine engel olmuş oluruz, böylece zeka kapasiteleri gelişmez. Emir kumanda zincirine döner.

Her çocuğun yeteneği farklıdır. Onunla konuşmak, sohbet etmek, hayallerini dinlemek, hayallerini geliştirmesi için ona eşlik etmek önemlidir. Bizler farkında olmadan onların bize layık olmaları için belirli kalıplara oturtmaya çalışıyoruz. Oysa hiç düşünüyor muyuz "Acaba ben bana verilen emanete layık bir anne baba mıyım?" diye.

Konuşmadığımız çocuğumuz, hissetmediğimiz duyguları ve erişemediğimiz hayalleri varsa o çocuğun sadece biyolojik anne babası sayılırız. Lütfen onlarla sohbet edin. Konuşun. Saçmalamasını dinleyin. Ümitlerine eşlik edin. Şakalarına gülün, kahkaha atın. Sevgilerini büyütün. Boylarını büyütürken, umutlarını küçültmeyin!

En önemlisi...! Zeka gelişiminin, okul başarısıyla bağlantılı olmadığını unutmayın!

Merkezimize nice çocuk getiriliyor, sınıfta başarısız ve yaramaz diye. Çocukla çalıştığımızda ve akademik zeka ölçümü yaptığımızda görüyoruz ki üstün zekalı. Oysa sorunlu bir görüntüsü var.

Günümüz çocuğunun sorunu zeki olma olmama sorunu değil, onda var olan kapasitenin doğru kullanılıp kullanılmaması sorunu!

Lütfen yukarıda yazdıklarıma hayatınıza alın.

Ayrıca çocuklara akademik zeka ölçümü yapıp alınan sonuçlara göre oyun terapileri eşliğinde geliştirici programlar uygulamayı çok seviyorum ben. Çocukları zeka geliştirici oyunlarla, dikkat toparlayıcı egzersizlerle destekliyoruz.

Her çocuk umut vaad eder. Tabii anne babası yeterince bilinçliyse. Günümüzde her çocuğa akademik zeka ölçümü yapıp, çocuğun belirlenen düzeyine göre zeka geliştirici aktivitelerden faydalanmasının önemli olduğunu düşünüyorum. İmkanınız varsa mutlaka bu tarz programlardan destek alın. Günümüz insanı olur olmaz her şeye bütçe ayırıyor, kişisel gelişim için ödediği her kuruşu boş zannediyor. Oysa nesneye yapılan yatırım değil, kişisel gelişime yapılan yatırım kalıcı olandır.

Önümüz yaz. Okullar kapanacak. Niçin çocuklarınızla dikkat/zeka geliştirici oyunlar oynamayalım..? On seansta alacağı dikkat ve zeka geliştirme eğitiminin onun hayatına ekleyeceği katkıya inanamazsınız.

Uzatmaya gerek yok. Başlıkta da bahsettiğim gibi yazıyı zeki anne/babalar için yazdım.

Hep söylüyorum. Aptal çocuk yoktur, bilinçsiz veya az bilinçli anne baba vardır...

ÇOCUĞUNUZ ÜSTÜN ZEKALI OLABİLİR Mİ? 

''Çocuğum üstün zekalı olabilir mi?'' diyenlerin anlaması gereken önemli nokta şu; çocuğunuzun üstün zekalı olması maharet değil. Zira onu doğru yönlendiremiyorsanız, anlama ve algılama seviyesine yetmeyeceğiniz için sorunlu çocuk görünümü verecektir.

Dolayısıyla üstün zekalı bir çocuğun ailesi olmaktansa, normal zekalı bir çocuğun ailesi olmak sizin için daha elverişli olacaktır.

Ailelerde genellikle çocuklarının çok zeki olduğuna dair derin bir inanış var. Sanki çocuk normal olsa veya normalin gerisinde kalsa ailenin klası sarsılacakmış gibi. Çok ironik bir durum bu bence! Merkezimize getirilen ve zeka testi yaptığımız, sonuçları açısından normalin alt sınırında yer aldığını gördüğümüz çocukların aileleri bile, çocuklarının çok zeki olduğunu iddia ediyor. Bir çocuğun üstün zekalı olup olmadığını okulda, evde anlamanın dışında, yaptığımız akademik zeka testleri sonucunda tespit edebiliyoruz. Bu tespit için işinin ehli uzmanların çocuğunuza test uygulaması gerekli anlayacağınız.

Bence her çocuk özeldir. Zekanın fazlaca önemi yok! İşin doğrusu ben zeka testlerini seviyorum; ama çocuğun zeka seviyesini belirlemek veya etiketlemek için değil, genel anlamda hangi alt alanlarda daha aktif, hangilerinde daha geri olduğunu tespit etmek için. Yaptığımız tespit çalışmalarının ardından çocuklarınıza dikkat ve zeka geliştirici egzersizler yapıyoruz. Bu egzersizler ortalama 10-12 seans sürüyor ve çalışma sonunda çocuğunuzun dilediğimiz alt alanını daha aktif hale getirmiş oluyoruz.

Bu çalışmalar, çocuğun çoklu zeka gelişimine yardımcı olduğu gibi, kendisini tanıması ve öğrenmeyi öğrenmesini kolaylaştırıyor. Herkese tavsiye ederim. Bence her çocuğa bu uygulama yapılmalı ve içinde bulunduğu duruma uygun egzersiz ve oyunlarla potansiyeli desteklenmeli.
Bana kalırsa dijital çağın çocuklarının neredeyse tamamı aktif! Ve dışarıdan bakılınca üstün zekalı görüntüsü veriyor! Tam da bu nedenle eğitimleri son derece önemli. Sınıfta ve evde onları tatmin etmeyen, doğru yönlendirmeyen eğitim sıkılmalarına, sıkıntıdan ders düzenini bozmalarına, öğretmenin ve diğer öğrencilerin dikkatini dağıtmalarına neden oluyor.

Diyelim ki bahsettiğimiz sorunlardan dolayı bize başvurdunuz. Çocuk yaramaz dediniz. Biz de testler uyguladık, çocukla görüştük ve zeka potansiyelinin çok iyi olduğuna karar verdik. Sonuçları sizinle paylaştık. Çocuğunuzla bir süre çalışmamız gerektiğini ve onu doğru şekilde yönlendirmemiz gerektiğini anlattık.

Aile olarak mutlu oldunuz! "Hay Allah yaa! Biz de çocuk yaramaz zannediyorduk. Meğer üstün zekalıymış bizim yumurcak!" diyerek derin bir ohh çektiniz.

Sonra?

Sonra öğretmene ve çevreye atacağınız hava tamamlandığına ve çocuğa üstün zekalı tanısı konduktan sonra yapılan tüm negatif davranışları sizin gözünüzde sıfırlandığına göre yan gelip yatma zamanı! Değil mi?

Rahatlayan aile devam çalışmasına gelmiyor! Sadece çok bilinçli ebeveynler geliyor. Derken ne oluyor biliyor musunuz? İlk öğretim çağından sonra doğru yönlendirilmeyen çocuğun zeka kapasitesi geriliyor ve normal zekaya doğru geçiş yapıyor. Üstelik tüm o uyumsuz davranışları, dikkat dağıtmaları, kıpır kıpır hali, söz dinlemeyen ve tatmin olmayan tavrı aynen devam ederek. Çocuğunuz uyumsuz kişilik olarak büyüyor maalesef! Ne kadar korkunç değil mi? Bilinçsizlik ne kötü şey!

Demek ki anne babanın, çocuğunun zeka düzeyine katkı yapması gerekiyor. Sorunlu zannedip getirilen çocukların aslında üstün zekalı olduğunu öğrenip rahatlayıp gitmek maharet değil. İş esas ondan sonra başlamalı, sizler çocuğunuz için yardım almaya devam etmelisiniz. Bu çocukları sosyal yaşam kuralları, sınıf içi uyum, dikkatini doğru kullanma gibi alanlarda geliştirmemiz gerekiyor. Tıpkı dikkat dağınıklığı olan çocuklarla çalışarak dikkatlerini toparladığımız gibi, üstün yetenekli çocuklarla da aynı şekilde çalışmalar yapılması gerektiğini unutmamalısınız.

Dijital çağın çocuklarına psikolojik destek şart. Güçlü bir yapı geliştirmeleri, kendilerine güvenmeyi öğrenmeleri için.

Yazıyı okuduktan sonra buna benzer bir tespit çalışması yapmak iyi olur diye düşünürseniz, bizimle bağlantı kurun. Çocuğunuzun akademik öğrenme seviyesini tespit edelim ve olduğu durumdan daha fazla gelişmesi için çalışma yapalım.

Çocuklar fazla büyümeden doğru yol almak çok önemli.

Altı yaşını doldurmuş yedi yaşından gün almaya başlamış her çocuğa akademik zeka testi yapılır. Bu testler oyun oynar gibi uygulandığı için son derece eğlencelidir. Çocuklar bir ablayla oyun oynadıklarını düşünür mutlu olurlar. Tekrar gelmek için can atarlar. Bizim akademik MR'ımız diyebiliriz bir anlamda.

Lütfen çocuğunuzun ne durumda olduğuyla ilgilenin. Tespit yaptırın. Alınan sonuçlara göre yönlendirileceğiniz şekilde birkaç seans destek alın. Hayatınız boyunca nelere ücret ödüyorsunuz, çocuğun sosyal gelişim ve akademik gelişimini destekleyecek önemli çalışmalara yatırım yapmıyorsunuz. Ben çok üzülüyorum doğrusu.

Önemli olan insana yatırımdır. Eşyaya veya nesneye değil...

Sevgiyle kalın...

Mehtap KAYAOĞLU - Mistikalem.com

Psikolojik Danışman&Psikoterapist

0212 583 00 22
mehtap.kayaoglu@yuzlesme.tv

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ