Ferda Ercan Uyulan tüm yazıları

Okültizm Uzmanı

Yüksek bilinçlilik

BİLİNCİNİZİ GENİŞLETİN !

Yüksek bilinç hali, insan beyninde çok yüksek gama senkronizasyonu sağlar. Beyindeki nöronlarda bulunan mikrotübüller, özel bir kuantum enerjiyi depolamaktadır. Bilinç, kuantum seviyesindeki realiteye, yani, çok çeşitli olabilirliğin üst üste gerçekleştirilmesine son derece yatkındır. İnsan beynindeki kuantum aktiviteleri, belirli eşiklerde, özel bir dalga fonksiyonuna girebilir.

Bu hal yakalandığında, bir tür yüksek bilinç oluşum sarmalı ile tekrarlanan enerji sıkışması sayesinde bilinç açılır ve genişler.

Böylece, aydınlanma; sonsuzlukta aniden yakalanıveren bir ışığa uyanıştır.

İçinizde güzellik var olduğu sürece, güzelliği yansıtır, kendinizle uyum içinde olduğunuzda, yaşamın kutsallığına değer vermeyi bilebilirsiniz. Bilincinizin yüksek görüşe açılması, düşünce ve tutumlarınızda, bilgeliğe katılma çabanıza bağlıdır. 

Aslında varlığınızın tüm titreşimi,  Hakikat’i bilmeye adaydır, sadece bunu fark etmeli, bu boyuttaki algı durumunun tuzaklarına ve manevi varlığınıza tüm meydan okumalara karşı hazırlıklı olmalısınız.

Penrose-Hameroff modeli bilinçte, beyindeki mikrotübüllerde sürelenen, kuantize dalga fonksiyonu, saniyede yaklaşık 40 kez gama senkronizasyonu kurar. Senkronize gama dalgaları, beyinde mikrotübül proteinlerinin oluşturduğu organize bilgilerle, her an, beynin her yerinde bilinç bağlantısını var eder.

İç dengenizi bulmak, bilinci genişletmek için, yalnızlık arayışına girip, dağları çölleri gezseniz de yeterli olmayacağı açıktır.  Öncelikle, genel bir farkındalık çalışması ile, her gün bakıp, gerçekte görmediğiniz sıradan şeyleri, yeni bir anlayışla fark etmek size iyi gelecektir.  Küçük küçük güzellikleri biriktirmek, pırıltısını yeniden sezmek.

Genel farkındalık çalışması, böylece, zihinsel rahatlama ile başlayan bilişsel bir terapidir.  Öncelikle, doğru nefes alıp vermeyi, egonun uzaklaştırılmasını, olumsuz düşüncelerin nazikçe uzağa itilmesini, diğer tüm canlılarla empati kurulmasını, huzurlu bir ruha sahip olma isteğini ve hislerin dengelenerek, stresin aşağı çekilmesini içermektedir. Korku dolu düşünce ve duygular içinde sıkışmaktan kurtulmayı sağlar.

Bilinç; beyinde saniyede yaklaşık 40 kez kadar oluşan bir dizi olayla gerçekleşmektedir.

Yüksek bilinçlilik durumu ise; insanın yükseltip değiştirebileceği frekanslar nedeni ile, bir saniyede daha fazla bilinç haline kavuşma çabasıdır. Gama senkronizasyonu böyle kişilerde, 40’tan 80’e yükseltilebilir.

Derin konsantrasyonla dua eden, saf bilinç adına meditasyon yapan veya tefekkürde bulunan kişilerin beyinlerinde,  80-100 hertz arası yüksek gama senkronizasyonu ölçülmüştür. Bu olağan dışı gama senkronizasyon dalgası, yani beyinlerin yüksek frekansa uyan değişimi, bilinçliliği ortalamanın üzerine çıkarmaktadır.

Sık sık kendinizce kurguladığınız sorular bulunur; ‘’şimdi ne derler, yeterince iyi olmadı mı, yalnızlık kapıda mı, gelecekte ne olacak, başarısızlık karşısında ne derim, doğruyu mu, yoksa çıkarıma uyanı mı söylememeliyim, zayıf mı görünüyorum, korkuyor muyum? ’’ Güvensizliğe ve kendinizden şüphe duymaya yönelik tüm düşüncelere, olumlama ile hakimiyet kurmaya ve kararlılıkla sezgileri arttıracak değişimlere odaklanmalısınız.

Şimdi, vücudumuzun korkulu ve biraz da duygusal duruşu nedir, nasıl anlaşılır diyerek aynaya bakarsak;  omuzlar farkında olmadan kamburlaşıyorsa, otururken bacaklar çapraz yapılıyorsa, bir elimiz yine farkına varmadan sürekli ötekini tutmaya meyilli ise, kollar göğüsler üzerine kavuşturulmuş bir savunma pozisyonunu tercih ediyorsa, çenemizi sıkıyorsak, yani dişler birbirine daha fazla değiyorsa, parasempatik bir gevşeme tepkisini acilen etkinleştirmek zorundayız.

Sinir sisteminin strese yanıtı, beden dilidir. Vücudunuzun tepkileri sizi sınırlar. Diyaframı kısa, sık ve sığ nefese boğar.

Derin ve farkındalığa yönelik olmak, korkunun cesaretimizi kırmasından kurtulmak için, öncelikle, yaşama; sarsılmaz, kendinden emin, huzurlu bir kalple, korkusuz bir savaşçı gözü ile bakmak ve belirli meditatif çalışmaları hayata geçirmek gerekir.

Kuantum fizikçileri, artık, maneviyatı ve bilinci son derece ciddiye almakta ve  parçacıkların birbiri ile, yer ve zaman sınırlarını aşan, güçlü bağlantılar kurma niteliğine inanmaktadırlar.

Zaman / Mekan geometrisinin temelinde, irademize etki eden İlahi iradenin ve evrensel bir bilgeliğin tezahürü bulunmaktadır. Vücudumuzun haricinde, ölüm ötesinde,  bilincin varlığının sürmesi ihtimali ise, hiç göz ardı edilmemektedir.

İnsanda ölümcül anlarda, beyine enerji akımı gönderilemiyorsa dahi, oradaki enerji bağlantısı kapanmamaktadır. Son teorilere ve Planck ölçeğine göre, enerji, belli ölçüde ve bir süreye dek orada kalır.  Zaman / Mekan geometrisi ile ilgili olarak, kuantum bilgisi kaybolmadığından dolayı, bilinç yok olmaz, kendisini tekrar organize edebilir.

Evren bilincine bağlanmış tüm insan beyinlerindeki  mikrotübüller,  kuantum işlemlerini ve evrensel bilince doğru genişleyebilmeyi olası hale getirmektedir. 

Tefekkür sonucu gelen her sezgi, bilgi ve ilham, insanoğlunun daima, kuantum alanının derinliğine, evrenin iç yapısının gerçeğine dalmasının tezahürü olmuştur.

Bilgeliğin, iyiliğin, umudun; ışıklı alemi

Veya

Cehaletin, kötülüğün, umutsuzluğun; ışıksız alemi yan yana

Lütfen biraz cesaret, inanç ve çaba…

Ferda Ercan Uyulan - Mistikalem.com
www.facebook.com/okultizmveenerji

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ