Varol Yaşaroğlu: Hiçbir şey göründüğü gibi değil.

Koca Kafalar ve Fırıldak Ailesi'nin çizeri Varol Yaşaroğlu, Pembe Panter hayranı...

Varol Yaşaroğlu: Hiçbir şey göründüğü gibi değil.
İlginizi çekebilir

Seval Yılmazoğlu'nun röportajı

Çizer, illüstratör, karikatürist ve yapımcı Varol Yaşaroğlu;  Koca Kafalar’ın yaratıcısı ve Grafi2000′in kurucusu, yetişkinlere yönelik ilk animasyon dizisi Fırıldak Ailesi'nin de tasarımcı ve yapımcısı.

Çağın teknik imkanlarını kullanarak karikatür, illüstrasyon ve animasyon çalışmalarını, kağıda kağıt kaleme dokunmadan bilgisayar ortamında oluşturan Varol Yaşaroğlu,dergiler de karikatüristlik ve illüstratörlük de yapıyor.

Varol Yaşaroğlu'na ilham kaynaklarını sorduk:

> Karikatürist Varol Yaşaroğlu kimdir, tanıyabilir  miyiz?

 

> 1968 yılında İzmir'de doğdum, Gültepe'de Mahalle ortamında büyüdüm. Çocukluğumda sokağa dair herşeyi yaşadım ve o açıdan çok mutluyum. Hem sokak kültürünü yaşayıp hem de steril ev ortamında büyütülüp; şu anki durumuda yaşayabiliyorum o yüzden kendimi şanslı hissediyorum. Öğrenim hayatına gelecek olursak; İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdim. Daha sonra İTÜ İnşaat Mühendisliği'nden 1989 yılında mezun oldum.

 

> İnşaat Mühendisliğinden karikatüristliğe geçiş hikayenizden biraz bahseder misiniz?

> İnşaat Mühendisliğine girmem şöyle oldu. Alınmayacağımı düşünüyordum. Aslında biraz da cahilliğime geldi. Çünkü mimarlık filan sevmiyordum. Daha sonra şöyle enteresan bir şey oldu; bir çok şeyi anlamıyordum okul zamanında birinci sınıfta fiziğin temelleri diye bir konu vardı ve ben anlamaya başadım. Aslında bize ezbertilen şeyden ziyade neden öyle oldugu nereden doğdugu ayrıntılı bir şekilde anlatılınca ben anladım. Ondan zevk almaya başladım. Bağlantılar kurarak anladım . Ama keşke okumasaydım demiyorum. Diğer bir taraftan bakınca belki de güzel sanatlara gitseydim ordada tam hayal ettiğim şeylerle karşılaşamayacaktım. Bu da bence özgürlük anlamında daha yaratıcı olmama katkı sağladı. Şu anda sınırsız düşünüyorum yarattığım karakterler daha farklı. ilk etapta kendinize idol edindiğiniz insanlar olabilir ama kiimseyi taklit etmedim.

> Hayatınızı betimleyen bir söz var mı?

> “Kendi yarattığımız hayal dünyasında her şeyi değiştirmek mümkün” sözünü yaşam felsefem olarak kabul ediyorum. Hayal kurmayı seviyorum hayatımda önemli bir parça. Küçükken geceleri gördüğüm rüyaları, duyduğum sesleri bir şeylere benzetirdim. Aslında korkuyordum ama kendime ait bir dünya yaratıyordum. Hayal dünyamı sonuna kadar yürüttüm. Bu hoşuma gidiyor, çünkü herşey hayal etmekle başlıyor. Zor oluyor ama gercekleştirmeye çalışıyorsun.

Hayal ettiklerimin büyük bir kısmını da şimdiye kadar gerçekleştirdim.

İDOLLERİMDEN BİRİR PEMBE PANTER

> Etkisinde kaldığınız bir animasyon karakteri var mı?

Aslında küçüklüğümden beri Pembe Panter'in karikatürlerini çiziyorum. İnsanların küçükken sevdiği bir karakter vardır. Benim karakterim de pembe panterdi. Şu anda da idollerimden biri hala pembe panter. Çizgi tarzını beğenmenin ötesinde hayatımızda hepimizin yaşadığı zorluklar var. Pembe panter bir şekilde çizgi filmde bütün kötü olaylara rağmen, hep gülmeyi başarabilen bir karakter. Bir çok çizgi filmde vardır aslında bu kameraya bakıyor ve sakince gülümseyip aşağıya egiliyor. O zor durumdan kurtularak, kameraya doğru bakıp gülümser. Aslında bu çizgi filmler; ''Bir hayat ne kadar zor olursa olsun mutlaka bir çıkış noktası vardır'' mesajını verir bize. Olaylara karşı soğukkanlı kalabilmeyi genelde bunu kendime uygulamaya çalışırım. Ne kadar başarabiliyoruz. Başarabildiğimiz kadar başarabiliyoruz.

> Grafi 2000 nasıl doğdu?

İnternetin ilk zamanlarında ilk internet sitem ‘grafi2000.com’u kurdum. Flash animasyon tekniğiyle internette yayınlanabilir animasyonlara yöneldim. Evinde bir bilgisayar, bir mikrofon, bir program olduğunda animasyon yapabiliyorsun ve bunu insanlarla paylaşabiliyorsun, derdini anlatabiliyorsun. Açıkçası benim için aydınlanma çağı o dönemdi. İnternette bu tür animasyonlar yapabiliyorsam bir şekilde diğer mecralarda, televizyonda da kullanabilirim diye düşündüm. ‘Grafi2000 Comedy’ adlı programla Kanal D’de başladık. Hatta sunuculuğunu yaptım. Konuklarımız oluyordu, konuklarımız animasyona dönüşüyordu ya da stüdyonun içinde animasyonlar oluyordu. O dönemde bile o programın yapılmasının temelinde teknoloji vardı. Çünkü animasyon yapmak hala pahalıydı Türkiye’de; reklamda bile animasyon neredeyse yoktu o dönemde. Bizim yaptığımız, internette yayınlanabilir animasyonlar, vektörel tabanlı çalışan düşük boyutlarda animasyonlardı. Bunları format olarak değiştirdiğinizde yayın kalitesinde olacağını keşfettim. Herhalde ilk keşfedenlerden biriyim. Kanal D’ye mail yoluyla gönderiyordum animasyonları, o derece işi basitleştirmiştim. Böyle olunca yapabileceğimizin sınırları yoktu, her şeyi yaptık bu anlamda.

> Karikatür dünyası sizin için ne ifade ediyor? Karikatür çizerken herhangi bir kural var mı?

Çok eğlendiğim bir iş yapıyorum ben. Karikatür aslında kendi içinde kuralları olan bir sanat. Çizim temel çekirdekten oluşabilicek birşey. Aldığınız resim egitimi ile bunu mümkün kılabilirsiniz.

> Karikatür karakterlerini nasıl bir ortamda çıkartıyorsunuz?

> Nasıl ortamda çıkarırım? Dünyanın her yerinde ortaya çıkarırım. Kalabalıkta da çalışırım ama sessiz ortam tercihimdir.

> Bir karikatüristte olmazsa olmaz dediğiniz bir özellik var mı?

> Olmazsa olmaz özellik gözlemcilik yeteneği. Gözlemcilik beraberinde beslenmeyi gerektiriyor. Gözlemcilik, görsel anlamda okudugum ve duydugum herşeyden beslenirim anlamına gelir. Bazı insanlar işitsel, bazı insanlar görsel olarak yetenek sahibi olabiliyorlar. Bu bir kişilik özelliği. Ben de görsel olarak kaydediyorum.

Örneğin, Ali'nin şu kadar yumurtası var.. Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Denklem görsel olarak yazıldığında ve ben onu gördüğümde daha kolay analiz ediyorum. Mesela tarihçi bana bir şey anlatsın aklımda kalmaz ama görsel olarak anlatsa daha çok aklımda kalır, buda benim yetenegim.

BAZI BABALAR KARİKATÜR GİBİ ZATEN

> Karikatürlerinizi anlık ilhamla mı çiziyorsunuz?

Düşünüyosun mekanızmalarını çalıştırıyorsun ve pat diye aklıma geldi diyorsun. Sonrasında ortaya çıkıyor. Bunu genelleyemem çalışma ortamıma göre de değişebilir. Anlık ilham budur aslında. Bu da beslenmeyle alakalı bir şey. Mesela Türk ailesinin başından gecen maceraları konu alarak yapıcağım bir karikatürde Türk ailesini iyi bilmek durumundasın. Ben tabi ki bir baba profilini yaratırken; kendi babamı da , baba olan arkadaşlarımı da göz önünde bulundururak yapıyorum. Oluşturduğum karakter hepsinin birleşimi oluyor. Bazen öyle babalar oluyor ki; karikatür gibi adam diyorlar..

Seval Yılmazoğlu - Mistikalem

Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ