Vampir köpek Çupakabra efsanesi

Geniş coğrafi bölgede pek çok görgü tanığı tarafından görüldüğü rapor edilen yaratığın gerçek mi sahte mi olduğu tartışmaya açıktır. Chupacabra gerçek bir canavar mı şehir efsanesi mi?

Vampir köpek Çupakabra efsanesi
İlginizi çekebilir

Çupakabra (Chupacabra) 50 yılı aşkın süredir, Kuzey ve Güney Amerika genelinde hayvanlara musallat olduğu riavayet edilen, efsanevi yaratıktır. Çupakabra, varlığı tartışılan ama özellikle Porto Rikoluların varlığından hiç şüphe etmediği vampir köpektir ama kırmızı gözlere sakip bu köpeğimsi yaratığın 5 metreden daha yükseğe sıçraya bildiğine inanılmaktadır.

Daha önce kanı emilip ölü bulunan hayvan raporları olsa da yaratık ilk olarak Portorico’nun Canovanas isimli beldesinde görüldü eklinde kayıtlara geçilmiştir.  Günümüzde yaygın olarak Amerika Birleşik Devletleri, Orta Amerika (Meksika, El Salvador ve Guatemala) ve Güney Akenika’da Brezilya ve Şili ‘de görüldüğü iddia edilmektedir.

İspanyolca da tam karşılığı ile çevrilirse "keçi kanı emen" ama tam türkçesi ile ifade edilirse "keçiboğan" Çupakabra (Chupacabra) ismi ilk olarak yaratıkla ilgili ilk rapor sonrası Porto Rikolu işadamı ve komedyen Silverio Pérez tarafından kullanılmış ve ondan sonra bu ad ile anılmıştır.

Hayali canavarlar hakkında efsaneler, dünyada hemen hemen tüm kültürlerde vardır. Her ne kadar korkutucu görünseler de, bu yaratıklar ve onlar hakkındaki hikayeler her zaman bizi büyülemiş ve şaşırtmıştır. İnsanlar bazen evlerinin avluları gibi yakın yerlerde dahi, bu efsanevi yaratıkların bazıları ile karşılaştıklarına dair, iddialarda bulunurlar. Bu iddialara yanıt olarak araştırmacılar, medya tanıtımcıları, kimliği belirlenmemiş veya şüpheli hayvanların sırrını çözmeye çalışan kriptozoologlar ortaya çıkar. Çeşitli teoriler ortaya konur, bunların bir çoğu kanıtlanamaz bu sırada bu efsanevi yaratıklar popülerlik kazanır ve döngü devam eder. Korkunç, kan emici yaratıklar her zaman dünya efsanelerinin bir parçası olmuştur ve bu tür yaratıklar hakkındaki hikayeler aynı zamanda hem ilginç hem de sinir bozucu olma eğilimindedir.

Son 50 yılda Kuzey ve Güney Amerika’da oldukça popüler hale gelen en ilginç canlılardan biri Chupacabra, “keçi boğan” anlamına gelen İspanyolca bir kelimedir.

Efsanenin Muhtemel Kökeni:

Bu yaratık kriptozooloji toplumu içinde çok daha öncesinden tartışma konusu olmuştur. 1975 yılında, Porto Riko’nun Moca kasabasında çok sayıda ölü çiftlik hayvanı bulunmuştur. Söylentiye göre, tüm bu ölü hayvanların vücutlarında bütün kanlarının emildiği dairesel delinme yaraları vardı. Bu durum size de vampir hikayelerini anımsatmıyor mu? O zamanlarda gizemli avcı ile ilgili teoriler ortaya konuldu. Bir kaç benzer olay da Maine, Şili, Meksika, Brezilya hatta Filipinler ve Rusya dahil olmak üzere diğer yerlerden de bildirildi. Başta keçiler olmak üzere, çeşitli çiftlik hayvanlarının öldürülmesi haberleri çeşitli ülkelerden gelse de, Chupacabra’nın kötü şöhreti yaklaşık 1990 yılından beri yaygınlaşmış görünüyor.

Chupacabra’nın olası varlığı hakkında bir rapor da 1995 yılının Mart ayında Porto Riko’dan geldi. Raporda, vücutlarında hiç bir kan izi kalmayan 8 adet koyunun bulunduğu yazılmıştır. Cesetlerin hepsinde göğüslerinin yakınında üçer tane olmak üzere, içinden kanlarının emildiği düşünülen yaralar bulunmuştur. 

Yine 1995 yılının Ağustos ayında Porto Riko’nun Canóvanas kasabasında, Madelyne Tolentino adında bir kadın evcil hayvanlar da dahil olmak üzere 150 kadar hayvanı öldüren vahşi ve tuhaf bir yaratık gördüğünü iddia etti. O yaratığı gören ilk görgü tanığı olmuş ve efsanenin özellikle Amerika’da daha da yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Yine rivayetlere göre; hayvan cesetlerini inceleyen bir yerel veteriner “Yaralar kamış çubuk girecek kadar ve 8-10 cm kadar derine inmekteydi” diye açıklama yapmıştır. 1995 yılında başlayan esrarengiz katliamlar daha sonraki senelerde de artan oranda sürecektir. Chupacabra’nın saldırısına uğrayan bir kadın, onu koyu kırmızı gözlü, sivri dişli kanguru benzeri bir yaratık olarak tanımlamış tır. Canovanaslı bir başka tanık ise yaratığı “60-70 cm. boyunda dinozorunkine benzer derili, tavuk yumurtası büyüklüğün de kırmızı gözleri olan, uzun sivri dişli ve sivri çeneli geri doğru yatan kafası olan” bir yaratık olarak tarif etmiştir.

1997 senesinin Kasım ayında  Puerto Rica’dan yeni Keçiboğan raporları gelmeye başlamıştır. Luis Guadalupe adlı bir görgü tanığı, gördüğü yaratık için “çirkin bir şeytan gibiydi,havada uçuyordu” kelimelerini kullanmıştır. “Bir yılanınkini anımsatır uzun bir dili vardı” demektedir.

Chupacabra’nın görülmesiyle birlikte etrafa yoğun kükürt kokusu saldığı iddiaları da yaygınlaşmıştır. İlginç olan bu iddianın şeytanla ilgili efsanelerde bahsinin geçmesidir.

Tanıklardan Madelyne Tolentino kanguru gibi zıplayan hayvanı gördüğünde, sülfür kokusu aldığını anlatmaktadır. Bazı olaylarda inanılmaz bir güç gösterdiği iddia edilmektedir. Bir rivayte göre; yaratık 3,5×4 metre ebadındaki bir demir kapının menteşelerini attırmıştır. Bir söylentiye göreise yaratık çıkardığı koku sayesinde avının hareketsiz kalmasını sağlamaktadır. Böylece onun kanını daha rahat içebilmektedir. Yaratık sadece çiftlik hayvanlarına değil insanlara da saldırmaktadır. Jalisco’da oturan Angel Pulido “büyücü gibi dev bir yarasa tarafından” ısırıldığını iddia etmiştir.

Meksika

Ayrıca Meksika’dan Teodora Reyes, Chupacabra’ya ait olduğunu iddia ettiği toprak üzerinde pençe izleri tespit ettiğini rapor ettrmiştir.

Amerika’daki olaylar Meksika’daki olaylarla inanılamayacak kadar benzer özellikler göstermektedir. İlk gelen rapora göre Arizona, Tuscon’da Billy Nubian’ın iki keçisine gece yarısı bir yaratık tarafından saldırılmıştır. Billy yaratığın büyük bir fare gibi olduğunu, projektör ışığını üzerine çevirdiğinde insan gibi bir çığlık atarak oradan uzaklaştığını söylemiştir. Kaliforniya, Teksas, Baya Kaliforniya ve Miami’den benzeri Chupacabra raporları alınmaktadır. Baya Kaliforniya’da boğazında iki delik bulunan hayvan cesetleri bulunmuştur. Gelen raporlar göre bir köpek ölüsü bulunmuştur. Miami’de bir gecede tam 69 adet çiftlik hayvanı katledilmiştir. Hayvanlar Sweetwater bölgesinde yaşayan iki çiftliğe aittir ve sahipleri bu işi Chupacabra’nın yaptığına inandıklarını televizyonda açıklamışlardır.

Panama’da, Daisy Arauz evin köpeğinin Chupacabra tarafından katledildiğini açıklamıştır. Tüm ülkede boğazında delikler bulunan hayvan ölüleri rapor edilmiştir. Elizabeth Seavedra gece yarısı bir Chupacabra’nın saldırısına maruz kaldığını iddia etmektedir

Brezilya

Brezilya’da oldukça kuvvetli Chupacabra olayları olmaktadır. 29 Haziran 1997 yılında Brezilya televizyonunda Chupacabra ile ilgili bir program yapılmıştır. Brezilya’da bir çok Keçiboğan olayına değinilmiş, hatta birinin ölü ele geçtiği haber konusu edilmiştir. İki adam geceleyin balık avlarken gölden bir yaratığın çıktığını görmüşler. Ne olduğunu anlayamamışlar ve üzerine ateş etmişlerdir. Ertesi sabah Chupacabra’nın ölüsünü bulmuşlardır. Hayvanın kafasını koparmışlar ve saklamışlardır. Programda tanıklar kafayı halka göstermişlerse de, hayvanın diğer kısımlarını ve kemiklerinin tahlil için verilmesini reddetmişlerdir.

Yaratığın Görünümü:

Bugüne kadar Kuzey ve Güney Amerika’nın çeşitli bölgelerinden, Chupacabra görüldüğüne dair çok sayıda rapor elde edilmiştir. Bireysel Görgü tanıklarının rivayet açıklamalarında bir takım farklılıklar olmakla birlikte, kendilerini tekrarlayan bazı ortak özellikleri vardır.

İşte Chupacabra’nın muhtemel görünümü:

-Chupacabra’nın yüksekliği yaklaşık 1.22-1.52 metredir.

-Başı oval şekillidir ve kırmızı parlayan ateşli gözleri vardır.

-Başının tepesinden omurgasının ucuna kadar ona acımasız bir görünüm veren sivri uçlu dikenleri vardır.

-Bir kurbağaya çok benzeyen benekli lekeleri olan yeşil renkli bir cildi var. Bununla birlikte, bazı kişiler yaratığın büyük bir kertenkele gibi göründüğünü iddia etmektedir.

-İki ayağının üzerinde durabilse de hız kazanmak için 4 uzvunu da kullanmaktadır. Bazıları Chupacabra’nın yürüyüşünün bir maymun gibi olduğunu söylerken, bazı görgü tanıklarına göre kanguruya benzemektedir.

-Çoğu görgü tanığına göre belirgin dişleri vardır. Bu bir bakıma kurbanların üzerindeki dairesel kesileri açıklamaktadır.

-Canavar hakkında bir başka iddiada çok güçlü ve keskin, kükürt gibi bir kokuya sahip olmasıdır. Ancak bu en çok tartışılan iddiadır çünkü hiç bir koku almadığını söyleyen bir çok tanık da vardır.

Bazılarına göre bu yaratık mağaralarda yaşamaktadır. Kimileri onların gelecekten veya 5 nci boyuttan geldiğini iddia edereler.

Onu gören insanlara göre birden fazla çeşidi vardır. Tanıkların anlatımıda farklılıklar bulunmaktadır. Bazı görgü tanıkları onun gri uzaylılara benzer şekilde kafasının iki yanında keskin gözleri olan 4,5 metre boyunda bir yaratık olduğu bazıları ise dinazor gibi yürüyen bir bedene sahip olduğunu söylemiştir

İki küçük kolu üç adet keskin çengeli anımsatan tırnaklı elle bitmektedir. Tıpkı sürüngenlerde olduğu gibi güçlü iki bacağında da üç adet pençe bulunmaktadır. Sırtında dikey mahmuzları vardır. Aniden ortaya çıkar ve ağaçların tepelerine kadar sıçrayabilir. Kafası ovaldir ve güçlü uzun bir çenesi vardır.

Kırmızı beyaz büyük boncuklar gibi iki gözü ve burun hizasında iki adet küçük deliği olduğu anlatılmaktadır. Küçük ağzının içerisindeki vampirlerinki gibi sivri dişleri çenenin alt ve üst kısmında sıralanmıştır.

Vucududun her yanı oldukça gür kıllarla kaplıdır. Görgü tanıkların tamamı bu kılların siyah renkli olduğunu söylemişlerdir.Ancak tıpkı bir bukalemun gibi renk değiştirebilmektedir. Karanlıkta siyah ve koyu kahverengi olurken gün ışığında yeşil, gri-yeşil veya açık kahverengi ve bej olabilmektedir.

Yaratığın olası görünümü hakkındaki açıklamaların bolluğu nedeniyle, olası kökeni ile ilgili de birçok teori önerilmiştir. En yaygın olanlardan biri uzaylılarla ilgilidir. Bazı insanlar bu yaratığın uzaylıların bizim gezegenimizde geride bırakmış oldukları hayvanlarından biri olduğuna inanıyor. Başka bir teori yaratığın aslında yanlış giden bir NASA hayvan-uzaylı melezleme deneyinin sonucu olduğudur.

Chupacabra’nın Varlığı:

Chupacabra’nın geniş coğrafi bölgede sayısız görgü tanığı tarafından görülmesi ve muhtemel kökeni ile ilgili tüm tartışmalardan sonra, cevaplanması gereken temel soru yaratığın gerçek mi sahte mi olduğudur. Kriptozoologlar yaratığın gerçek olduğunu düşünüp daha ileri araştırmalar yapmaya devam devam ederken, bilimsel kanıt destekçileri aksini düşünmektedir. Şimdiye kadar yaratığın varlığı ile ilgili somut bir kanıt elde edilememiştir.

Yukarıdaki tartışma göz önüne alındığında, herhangi bir kanıt bulunmadığından Chupacabra’nın gerçekten var olabileceğini söylemek doğru olmaz ancak yaratığı gördüğünü iddia eden yüzlerce insanın iddialarını göz ardı etmek de zordur. Daha ileri araştırmalar ve yeni görgü tanıkları bambaşka sonuçlar doğurabilir. Çünkü rivayetlere bakılırsa o kadar çok tanık var ki, Çupakabra ismi verilen bu yaratık artık korku filmlerinin bile baş rollerinde yer almakta.

Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ