Türk Mitolojisi sözlüğü

Türk Mitolojileri Sözlüğü, türün meraklılarına ilk elden yardımcı olacak özlü bir özetlemedir.

Türk Mitolojisi sözlüğü
İlginizi çekebilir

Hangi konuda olursa olsun bir sözlük hazırlamak öncelikle sabır gerektiren bir iştir. Hele ki söz konusu Türk Mitolojisi ise anlatmanız gerekenlerden ciltlerce kitap çıkabilir. Bu sözlük, Türk dilini, dinini, inanışlarını ve mitolojilerini anlamak için yıllarını harcamış insanların yazdığı kitaplardan faydalanarak, sadeleştirilerek ve yeri geldiğinde koca bir efsaneyi tek satıra sığdırmaya çalışarak hazırlandı.

Umarım bu sözlük özellikle Türk mitolojisine yeni ilgi duyanlar için iyi bir başlangıç noktası olacaktır.

A

Alahçın Hatun: Ulu ana, yer ana, yer ilahesi. Yeryüzünün görüntüsü sayılan ruh.

Arkıl Oyun: Yakut Şaman inancına göre ilk şaman. Irkıl Ata ya da Irkıl Hoca olarak da geçer.

Darhan Toyon: Ev ruhu, ateş ve ocak sahibi. Aileyi kötü ruhlardan koruduğuna inanılır.

Abaası-Abaahı: Tek ayaklı ve tek gözlü kötü ruhlardır. Yeraltında yaşarlar. İnsanlara zarar vermek için yeryüzüne çıkarlar.

Abdal-Abidal: Gizli güçleri ve büyü yeteneği olduğuna inanılan, maddi dünyadan vazgeçip kendini Allah yoluna adayan sufi veya erenlere verilen ad.

Abıyaş Kan: Kainatın yaratıcısı sayılan Ülgen’in diğer adlarından biridir.

Abzar İyase: Evlerin avlusunda veya bahçesinde yaşayan ruh.

Adamcıl Kurt: Kurt kadın, geceleri kurt derisine giren kadın.

Ağ Ana: Tanrı Ülgen’e yaratma gücünü verdiğine inanılan ulu varlık, melek. Koruyucu ruh.

Ağaç Kişi: Orman adamı, hem kadın hem erkek cinsiyetli şeytani bir karakter.

Ağan: Dua anlamında kullanılan bir sözcük.

Ahır Zaman: Kıyamet, mahşer, zamanın sonu.

Al Dede: Yurt koruyucusu, Ulu Ana inancından doğan iyi bir ruh.

Al Karısı: Peri kızı, Albas ve Albız gibi isimlerle de anılır.

Alazlama: Kırmızı bir bez parçası yakılarak yapılan törensel bir tedavi şeklidir.

Albastı: Korkulu ruh, insanlara korku veren şeytani bir figür.

Aldacı: Ölüm meleği.

Aleybanı: Uzun boylu, beyaz tenli ve çıplak olarak tasvir edilen şeytani dişi varlık.

Alı Kişi: Dağ ruhu.

Alkış: Dua, efsun, söz.

Almas-Almıs: Korkutucu, şer bir ruh.

Alper Tonga: Türklerin efsanevi kahramanı, ulu atası.

Ambar-Ona: Kadınların koruyucusu olan bir varlık.

Ananklar: Suların akışına hükmeden, göze görünmeyen varlıklardır.

Andır: Cehennem hakimi.

Anka: Kaf dağında yaşadığına inanılan, insan yüzlü ve uzun boyunlu olarak tasvir edilen bir kuş. Simourg, Semender kuşu, Tuğrul.

Apa-Ama: Kutsal kadın motifi.

Arba-Arva: Efsun, efsunlamak.

Arçurı: Orman ruhu, şeytani bir varlık.

Arsan-Duolay: Yeraltında yaşayan kötü ruhların başı, lideri.

Aşapatman: Falcıların koruyucusu, hayırsever bir ruh. Hastalara yardım eden ara hekim.

Atlama: Bu dünya ile öte dünya arasındaki sınırın kalkmasını sembolize eder.

Ayıı: Yaratılış ve iyiliğin sembolü kabul edilen ilahi varlıklar, melekler.

Ayıısıt-Ayııhıt Hatun: Çocukların koruyucusu, yeni doğum yapmış kadınların yardımcısıdır. Ayzıt Hatun adıyla da anılır.

Aza: Yeraltında yaşayan varlıklara verilen genel ad.

Azar: Gökyüzü, melekler ve ilahlar anlamına da gelir. Gökyüzünde meleklerin yaşadığına inanılan kat.

Azar-Bezar: Her nevi hastalık anlamına gelen söz.

Azıktı: Her türlü kılığa girebilen şeytani bir varlık.

Azmıç: Tek başına yola çıkan insanlara kötülük yapan şeytani bir figür.

B

Baay Bayanay: İyi huylu bir orman ruhudur. Avcıları korur, avın iyi geçmesini sağlar.

Bahıcı: Bilgiç, din adamı, büyücü, falcı ve hekim anlamlarına gelir. Bahşı ve Baksı olarak da kullanılır.

Bastırık: Korkulu kabuslar gösteren şeytani varlık. Kabustan sonra halsizlik hissedilmesi bu varlığa bağlanırdı.

Bay: Varlık adlarında kutsallıkla ilişkiyi ifade eden söz.

Bayana-Payana: Semavi ruhlardan biridir. Yaşlıların ve yeni doğmuş çocukların koruyucusudur.

Bayat: Zengin ve nimeti bol olan demektir. “Ulu Tanrının Adı” anlamına da gelir.

Bay-Terek: Gökler Alemi, Aralık Dünya ve Yeraltı Alemi’ni birleştirdiğine inanılan kutsal ağaç.

Bedik: İnsanlara ve ev hayvanlarına zarar verdiği düşünülen şeytani varlıklara takılan isimdir.

Biçura: Kısa boylu kadın biçiminde tasvir edilen kötü ruhlar.

Bizden İyiler: Cinleri tanımlamak için kullanılan söz dizisi.

Bostancı Dede: Kanatlı bir ata sahip, mitolojik karakter.

Boyu Bir Karış, Sakalı İki (Yedi) Karış: Sakalındaki tüylerden her birinin bir ok olduğuna inanılan, insan benzeri ama gözle görülemeyen bir cin.

Bozkurt: Ulu ata, yol gösterici, kült kahraman statüsünde olan mitolojik bir motif.

Bura Dohsun: Ateşten yaratılmış şeytani bir varlık.

Burh: Yağmur koruyucusu, Burkut.

C

Calın: Yer Ruhu’nun şerefine yapılan törenin adı.

Can: Öz, tin.

Cengiz: Yeryüzünde düzeni sağlamak için, Ulu Tanrı’nın öz evladını gönderdiğine dair mitolojik inanışlarda geçen kahramanlardan biridir.

Cet: Ata, ecdat.

Cılka Han: Çocuk doğduğunda, onun kaderini belirleyen iyi ruh.

Ç

Çak: Çulım şamanlarının, kendi tuttukları koryucu ruhlar.

Çay Ninesi: Yaşlı kadın kılığında, ırmakta yaşadığına inanılan bir varlık.

Çeek Imay: Umay İlahesi’nin, açgözlü bir ruh olarak resmedilmesi ile gerçekleşen bir merasim çeşididir. Bu resime Çeek Imay adı verilir. Sık hastalanan çocuklara derman bulmak amacı ile yapılır.

Çike: Yanına gelenlere şarkı söyletip, destan anlattıran bir varlık.

Çiltanlar: Bütün insanlara koruyuculuk yapıp, onlara mutluluk getirdiklerine inanılan kutsallar. “Kırklar” adıyla da anılırlar.

Çor: Hastalık ve bela gibi durumları tanımlaması dışında bir çok farklı durumu da betimleyen, çok anlamlı bir söz.

Çöpçü: Geleneksel tedavi yöntemleri ile hekimlik yapan kadın.

D

Dede: Cet, ata. Din büyüklerine, evliyalık katına yükselenlere ve efsane kahramanlarına verilen ad.

Dede Korkut: Türk mitolojisinin, ilk yapısını koruyup saklayabilen, evliya ve keramet sahibi, arkaik yapılı bir motifidir. Korkut Ata adıyla da bilinir.

Dehgan Baba: Orta Asya halklarının kültürel kahramanlarından biridir. Sade giyimli, hoş görünüşlü ve sağlam yapılı bir ihtiyar olarak tasvir edilir.

Demir Tırnak: Demir tırnaklı ve demir burunlu, güzel bir kadın olan efsanevi varlık. Ormanlarda yaşadığına inanılır. Jez Tumşuk olarak da anılır.

Demircilik: Şamanizm kaynaklı, falcılara ve büyücülere has bir sanat olarak geçer.

Demiurk: Sözcük anlamı olarak usta, sanatkar demektir. Mecazi anlamda “yaratıcı” yerine kullanılır.

Derviş: Öte dünyaya özgü, ak saçlı, nur saçan ihtiyar.

Dev: Yeraltındaki karanlıklarda, dağlardaki büyük mağaralarda ya da derin sularda yaşadığına inanılan, insana benzemeyen ve korkunç şekillerde tasvir edilen yaratık. Tepegöz Dev olarak da adalandırılır.

Devlet Kuşu: Cennet kuşu, Hüma, Hümay. Tanrı ile kul arasında aracılık yaptığına inanılır.

Diiren: İnsan biçimli kötü ruh.

Dirilik Suyu: Ab-ı Hayat. İçildiğinde ölümsüzlük verdiğine inanılan efsanevi su.

Divane: İlahi aşkla hayrete düşmüş, evliya ile hemen hemen aynı özellikleri taşıyan varlık.

Dumrul: Dede Korkut boylarından, Deli Dumrul boyunun efsanevi kahramanı.

E

Ecinni: Kısa boylu, iri başlı, tüylü ve ters ayaklı olarak tasvir edilen kötü ruh.

Efrasiyab: Alper Tonga. Türk halklarının efsanevi kahramanı.

Efsun: Büyülü içerik taşıyan metin.

Ejderha: Pek sık rastlanmamakla beraber, doğa olaylarını sembolize eden kötü ruhlu varlık.

Emeket: Şamana yol gösteren, yardımcı ruhlardan biridir.

Er Sokotoh: Yakutlara göre yeryüzüne düşen ilk insan, kımız içme merasiminin ilk kurucusu, ilk ata.

Erdov-Erdoy: Su ruhunu temsil eden mitolojik varlık. İnsanlara zararı dokunmaz.

Erlik-Yerlik: Yeraltı saltanatının hakimi, bir çok farklı isimle ve özellikle anılır.

Ev İyesi: Her evde bulunduğu sanılan, evi koruyan ve bereketini artıran bir melek.

Evliya: Keramet sahibi, ruhlar alemi ile bağlantısı olan, mucizeler yaratabildiklerine inanılan kişiler.

F

Fadime-i Zehra: Yeni doğmuş bütün kızları Hal Anası ve cinlerden koruyan varlık.

Fallık Kültü: Yaratma becerisi olan gücü temsil eden kült.

Fatma Ana: Dini-mitolojik inanışa göre, Fatma Ana dünyanın anasıdır. Fatma Nine, Karı Nine, Fatma Karı isimleriyle de anılır.

G

Gor: Kor.

Goroğlu: Köroğlu.

Gökyüzü: Eski mitolojik düşünce sisteminde, Tanrı’nın bir sembolü.

Gökyüzünün Oğlu: En önemli görevi kurtarıcılık olan, ulu ecdada ait adlardan biridir. Işık şeklinde yeryüzüne düştüklerine inanılır.

Gulyabani: Çok farklı şekillerde tasvir edilen korkunç bir varlıktır. Bazı halklar kadın kılığında dolaştığına, bazıları ise gündüzleri mezarda uyuyup geceleri kalktığına inanır. Tüylü, çok büyük ve pis kokulu olarak betimlenir.

Gülüstan-i Bağ-i İrem: Dünyanın en güzel yeri, cennet bağı.

Gülüş: İnsanın doğuştan sahip olduğuna inanılan, sihirli bir unsur. Bereketi, bolluğu, tokgözlülüğü ve ölüp dirilmeyi sembolize eder.

Güneş: Türk mitolojisinde kutsal bir obje. Yaratılış destanına göre gökyüzünün yedinci katında “Gün Ana” bulunur.

H

Hak Aşığı: İlahi bir aşkla Tanrı’ya seslenen kahraman ve saz şairi. Hak aşığı olan kimseye dünyadaki tüm bilimlerin kapısı açılır.

Hal Anası: Karışık saçlı, büyük başlı, uzun boylu ve beyaz giysili olarak tasvir edilen, göze görünmeyen şeytani bir varlıktır. Yeni doğmuş çocukları öldürdüğüne inanılır.

Hal Dili: Al dili olarak da bilinir. Tersine bir dildir. İnanışa göre öte dünya varlıklarının yaşayışları, görünüşleri ve dilleri bu dünyanın tam tersidir.

Hami Ruh: Koruyucu ruh. Koruyucu ruh, ona verilen kurbanla aynı izleri taşır.

Han: Ulu, büyük, saygı gösterilen, hürmet edilen demektir. Kaan şeklinde de kullanılan, önemli bir ünvandır.

Han Çingis: Cengiz.

Haydar: Harmanı savrulduğunda, rüzgarı çağırmak için söylenen harman şarkılarında adı geçen bir varlık. Rüzgar sahibi.

Helva: Sağlamlığın ve diriliğin kaynağı sayılan, bir tür yiyecek. Kaostan evrene geçişi sembolize eder.

Hetonik Varlıklar: Topraktan yaratılmış, yeraltında, mağaralarda ya da kuyularda yaşayan şeytani varlıklar. Çirkin ve biçimsiz olurlar.

Hıbılık: Özellikle uyuyan insanların üzerine çöküp, öldürene kadar boğazını sıktığına inanılan, kadın görünüşünde tasvir edilen, şeytani ruh.

Hızır: Ab-ı Hayat’tan içip ölümsüz olduğuna inanılan, insanların dara düştüğünde yardım istediği efsanevi varlık. Hızır’a evliyalık vasfı da yüklenmiştir.

Hortlak: Geceleri mezarından çıkıp, insanlara zarar verdiği düşünülen hayali varlık.

Huda: Ulu Yaratan’a verilen isimlerden biri. Kuday, Huday veya Guday olarak da kullanılır. “Allah, Tanrı” anlamına gelmektedir.

Humay: Umay Ana’nın farklı söylenişlerinden biri.

Huu İney: Hakas efsanelerinde adı geçen, kurt kılığına girdiği söylenen, merhametsiz ve hilekar kadın karakter.

Hüma Kuşu: Cennet Kuşu, Devlet Kuşu. Eski Yunan’da sürekli tazelenme ve yenilenme anlamına gelen “Feniks” adı ile anılır. Umay Kuşu olarak da bilinir.

I

Idık-Iduk: Saygı gösterilen, hürmet edilen, kutsal bilinen ve kurbanlık anlamlarına gelen, mitolojik sözcük. Divan-ı Lügat-it Türk’de, kutlu ve mübarek yüzlü her nesne olarak tanımlanmıştır.

Imay İce: Hakas dilinde, Umay Ana’ya verilen bir ad. Mavi ve beyaz kuş kılığına girebildiğine ve küçük çocukların canlarını koruduğuna inanırlardı.

Isıah: Baharda doğanın tazelenmesini kutlamak için yapılan bayram. Kurbanlar kesilir, kımız içilir ve ortada yakılan odunların üzerinden atlanırdı.

Işık: Türk destan geleneğinde, önemli bir yere sahip mitolojik bir öğe. Efsanevi kahramanların, ilahi bir ışıktan doğduğu düşünülürdü.

İ

İblis Kaan: Savaşta cesaret vermesi için çağırılan ruh. Savaş ruhu.

İççi: Nesnelerin içinde olan, olağanüstü doğasını aktaran gizli güç. Koruyucu, iyiliksever ruhlara verilen isim.

İdi-İzi: Belli başlı doğal objelerin koruyucusu, koruyucu ruhu anlamındandır. Eski Türk dillerinde, Gökyüzü Tanrısı’nın vasıflarından biridir.

İlk Ata: İnsanların, boyların ve soyların ilk ecdadı. Dünyanın yaratılış sürecine tanıklık edip, katkıda bulundukları düşünülür.

İmre-İmere: İlkbaharda ortaya çıkıp, ışıklar saçarak gökyüzüne yükseldiğine inanılan bir yer ruhudur. Ekinler İmre-İmere’den sonra ekilir, hayvanlar İmere geçtikten sonra otlağa çıkarılırdı. Günümüzdeki “Cemre” ile ilintili olduğu düşünülmektedir.

İnisiasiya: Bireyin toplumsal konumundaki değişikliği temsil eden merasim. Merasimin başlıca özelliği, atalar dünyası ve gaip ile ilgili gizli bilgilerin verilmesidir. Bu bilgiler gizli “kuş dili” ile aktarılırdı.

İskender Zülkarneyn: Ölümsüzlük ve Ab-ı Hayat’ı arayış ile ilgili efsanelerde adı geçen, mitolojik bir karakter. Makedonyalı İskender ile arasında bir bağ yoktur.

İye Kııl-İne Kııl: Şamanların, öte dünyada yaşayan ruhlarına verilen isimdir. Baş koruyucu ruhun taşıdığı addır.

İyehsıt: Hamile kadınlara, doğum zamanında yardım eden varlık. Doğum ilahesi.

İye-Yiye: Göze görünmeyen koruyucu ruhlar. Her şeyin bir iye’si, koruyucusu, ruhu olduğuna inanılır.

İyiler: Kutsallar, evliyalar, erenler.

J

Jelmoguz: Çoğu zaman boynuzlu olarak betimlenen, kötü huylu bir varlık. Gücünü, boynuzlarının sayısından aldığı söylenir. Ateş koruyucusudur.

Jeztırnak: Dağlık yerlerde ya da ormanda yaşadığına inanılan, sihirli bir varlık. Kadın olarak tasvir edilir. Albastı ile ilişkilendirilir.

Jir İyase: Ekinleri ve tarlaları koruyan ruh. Onun koruyuculuğunu ve iyiliğini kazanmak için, her yıl ekinden önce kurban kesilirdi.

K

Kaf Dağı: Masal kuşu Anka’nın yaşadığı mitolojik dağ. Bütün dağların anasıdır. Yeryüzündeki her dağın yeraltından Kaf’a bağlı olduğuna inanılırdı.

Kaftar: Büyücü, efsuncu kadın. Bu kadınları gören herkesin kendinden geçip, bayıldığı söylenir.

Kaldaz İne: Ulu Ana motifinin, yayılmış adlarından biri.

Kam: Kahin, büyücü, alim, hekim, şaman ve bilgiç gibi bir çok anlama gelen sözcük. Baksı, sagun.

Kamber Ata: Müzisyenlere ve şarkıcılara verilen ad. Ata sözcüğü, kutsallık vasfı taşıdıklarının kanıtıdır.

Kamgan: Hem dini, hem de dünyevi egemenliği işaret eden, hakanlara verilen bir ad. Hakanlar, aynı anda devlet lideri ve ulu din adamı sayılırlardı.

Kan: Hayat gücünün taşıyıcısı, sihirli bir içeriğe sahip, ilahi sembol.

Kara-Kura: Yeni doğum yapmış kadınları korkutan, karanlık dünyanın şeytani varlıklarından biri. Korkuttuğu kişilerin ciğerlerini çıkarıp aldığına inanılmaktadır.

Kara Çuha: Göze görünmeyen, insanların peşinde dolaşıp onlara yardım ettiği düşünülen bir varlık. Şans ve talih kavramları ile ilişkilidir.

Kara Kırnak: Suda olan insanlara zarar veren, kadın görünümlü, şeytani bir varlık. Su sahibi.

Kara Kuş: Şamanlara yardım eden, yardımcı ruhların liderine verilen ad.

Kara Umay: Çocuk ölümlerinden sorumlu tutulan, Umay motifinden ayrılıp, karanlık bir yapı kazanmış varlık.

Karamat: Uğursuz, kinli, acıklı kötü ruh.

Karataban: Geceleri doğan kişiler için kullanılan bir tabir. Uğursuz oldukları söylenirdi.

Kargış: Söz üzerindeki büyü gücünden yararlanarak, istenilen şeye ulaşmak anlamında kullanılan sözcük. Beddua.

Kayberen: Dağlarda yaşayıp, hayvanları koruyan iyiliksever ruhlar. Kayıp eren.

Kayış Baldır: Çocukları korkutmak için uydurulmuş, mitolojik bir varlık. Ayakları kayıştan olan gulyabani.

Kayrakan: Kışları yeryüzünde, yazları gökyüzünde yaşayan, Tanrı’nın müjdecisi. Sonsuzluğa çare bulan ilk şaman olarak da adı geçer.

Keçel: Çokbilmiş, ukala, alaycı, asıl kahramanın yardımcısı olan mitolojik bir karakter. Kel adıyla da anılır.

Keleeni: Komik görünüşlü ve kekeme olarak betimlenen, şamanlara yardımcı olan ruhlardan biri.

Ker Yutpa: Yeryüzünde yaşayıp, insanları yutan büyük bir yılan.

Kıday Bahsı: Hiçbir doğaüstü varlığın emri altına girmeyen, koruyucu bir ruh. Demircilerin koruyucusu, ilk öğreten, üstat.

Kırat: Köroğlu destanındaki, mitolojik at. Bazı kaynaklarda kanatlı olarak betimlenir.

Kırk Erenler: Edebi yaşama sahip olduklarına inanılan varlıklar. Kırklar.

Kimsene: Evlere iyilik ve bereket getirdiğine inanılan varlık.

Kir: Tek ayaklı, tek gözlü ve kel olarak betimlenen, yeraltında yaşayan, kötü ruhlara verilen isim.

Koça Kan: Bolluk ve verimlilik için düzenlenen bir tür merasim. Ayrıca bolluğu ve bereketi temsil eden varlığa da aynı isim verilmiştir.

Kodu Kodu: Nevruz bayramını karşılamak için ya da çok yağmurlu günlerde güneşi çağırmak için oynan oyun.

Kor: Yeraltı alemini, yeri, kaosu ve ölümü sembolize eden sözcük.

Koroosun Ata: Çiçek ruhu. Çiçek hastalığı ile ilgilidir.

Kosa: Kodu Kodu oyununun bir diğer adı.

Körmös: Yeraltındaki ruhlar için kullanılan bir sözdür. Görmez anlamına gelir.

Köroğlu: Türk halk kültürü için efsanevi bir kahraman. Goroğlu olarak da bilinir.

Kurumsak: Kurban, kurbanlık anlamına gelen sözcük.

Kut: Bereket, bolluk, hayat gücü, ruh, can, mutluluk.

Kuuçu: Kötü ruhları görüp, onları kovan kişi. Kovucu.

Küöh Bolloh Toyon: Suyun temizliğini sağlayıp, balıkların çoğalmasına yardım eden Su Ruhu.

L

Lokman: Türk halk kültüründe adı sıkça geçen efsanevi hekim. Çok bilen.

M

Markut: Yaramaz çocukları korkutmak için uydurulan hayali bir kuş.

May Ene: Umay Ana için kullanılan isimlerden biri.

Mehrikan: Sonbaharın ilk günlerinde kutlanan bayram. Mahsul bayramı ya da Hazan bayramı olarak da bilinir.

Mıstan: İhtiyar bir kadın olarak betimlenen, insanların kanını topuklarından emen, şeytani bir varlık.

Mite: Ormanlarda ve dağlarda yaşadığına inanılan, kaçırdığı genç kızların kanını emen, kötü huylu bir varlık. Mıstan’dan farklı olarak kanı dizkapaklarından emer.

N

Nasrettin Hoca: Türk mitolojik zemininde yaratılmış bir karakterdir. Fıkralarında en eski inanç ve inanışların izlerine rastlanmaktadır.

Nazarlık: Üste giyilen giysiye takıldığında, göze gelme ve büyüden koruduğuna inanılan nesne. Nazarlık taşımak, çok eskilere dayanan bir gelenektir.

Nekir-Münkir: Mezarda ölüleri sorgulayan meleklerin adı. İnkir ve Minkir olarak da bilinirler.

Nevruz: Yeni Gün Bayramı, Bahar Bayramı ya da Yaz Bayramı diye de adlandırılır. Türk kültüründe doğadaki değişiklikler ile hayatın tazelenmesine dair duyulan coşku Nevruz gibi bir çok merasim ile kutlanırdı. Nevruz Bayramı dört hafta sürerdi.

O

Obur: Geceleri mezarından çıkıp, insanları rahatsız eden ve önüne çıkan her şeyi yediğine inanılan, kötü ruhlu bir varlık. Hortlak inancı ile benzer özellikler gösterir.

Oğuz: Türk kültüründe, ilk ata, devletin kurucusu, savaş kahramanı olarak görülen mitolojik karakter. Bazı görüşlerde Oğuz Han ilk insan olarak değerlendirilir. Oğuz Kağan destanında, doğumu mucizevi öğeler ile anlatılır. Türk mitlerinde, efsane kahramanlarının gökten inen bir ışık ile doğumu çokça kullanılmıştır.

Okay-Okkay: Su altında yaşayan, öte dünya ile bağlantılı bir büyücü. İnsan kanından meydana gelen denizler ile çevrili bir evi olduğu düşünülür.

Okçu: Bilgiç, büyücü, efsuncu.

Ok-Yay: Ulu Ana yani Umay’ın mitolojik mecazlarından biri. Ok, özellikle şaman ritüellerinde çok önemli bir yere sahiptir. Şamanların kamlık törenlerini davulla değil, ok ile gerçekleştirdiklerine dair bilgiler mevcuttur.

Omacı: Küçük çocukları korkutmak amacıyla uydurulmuş hayali bir varlık. Anlam açısından olmasa da fonetik olarak Umay İce ile bağlantısı vardır. Farklı bölgelerde Umacı, Hommu Homucuk ve Hummu Hommucuk şeklinde de adlandırılmıştır.

Oran Telekey: Nerede yaşadığı tam olarak bilinmeyen mitolojik bir varlık. Uryanhaylar’a göre, yeryüzü, dağ, orman ve akarsuların hepsi Oran Telekey’dir.

Otacı: İlaç yapan, hekim, tedavi eden gibi anlamlara gelen sözcük. Oducu ve Otucu gibi söylenişleri de mevcuttur.

Ovsal-Oysal: Kötülük verici, kötü, acımasız anlamına gelir. Çuvaşlar’da “usal” adı ile bilinir ve kadınlarla birlikte olan, kötü tabiatlı, gulyabani, acımasız su ruhu olarak tanımlanır.

Oy İyese: Ev iyesi. Evi koruyan melek.

Ozan: Diğer alemden haber verebilen, geçmişi ve geleceği görebilen, şiirsel mitolojik kahraman. Güzel konuşma becerisine sahiptirler. Korkut Ata’nın da ozanlık vasfından bahsedilmektedir.

Ö

Öbür Dünya: Yaşadığımız dünyaya karşı gelen, yer olarak bu dünyadan çok uzaklarda olduğu düşünülen, evrenin bir parçası. Öbür dünya varlıkları ile bu dünya varlıkları şekil olarak birbirlerinden farklı tasvir edilmektedir. Şaman inanışına göre öte dünyada olan her şey asimetrik görünüşlüdür. Öbür dünyada, bu dünyanın tam tersi olarak düşünülür. Buna göre burada aydınlık ise orada karanlık yaşanmaktadır.

Ölüm: Ruhun, bulunduğu bedeni dönmemek üzere terketmesi şeklinde açıklansa da Dede Korkut kitabında uyku için “küçük ölüm” denmektedir. Bu bağlamda ruhun insan bedenini uyku halindeyken ya da hastayken de terkettiği düşünülürdü. Eski Türkler ölümün bir son olmadığına, ölümden sonra yaşama ve ahirete inanırlardı.

Ölümden Kaçma: Ölümle mücadele etme, ölümsüzlüğü arama motifi.  Ab-ı hayatı bulma çabalarını konu alan bir çok hikayeye kaynaklık etmiş anlayış biçimi.

Ötüken: Eski Türkler için kutsal bir yer, devletleri gibi taptıkları yer. Ötüken bir ülke olarak düşünülür.

P

Papay: İskit mitolojisindeki yedi ilahi yaratıktan biri. Yükseklik anlamı veren bir sözcük olarak kullanılması bakımından gök ruhları ile ilgilidir.

Parmak Çocuk: Bereket ve bolluk anlamları yüklenmiş, mitolojik bir karakter. İrkeyel, İlkeyer, İrkenek, Erkejeel ve Erkejey gibi isimlerle de bilinir. Hakkında pek bir bilgi yoktur.

Payne: Kumandinlere göre her boyu koruyan bir ruh vardır. Bu ruhlara Payne adı verilir. Payne Bayramı adı altında, ruha at kurban ederlerdi. Bir boy ne kadar kalabalıksa, Payne’sinin de o kadar güçlü olduğu düşünülürdü. Hatta boy içerisindeki şamanların gücünü kıyaslamak için de Payne ruhu kullanılırdı. Bir boyda ne kadar az hastalık ve ölüm varsa, o boyun şamanı ve Payne’sinin çok kuvvetli olduğu söylenirdi.

Peg: Cin ve şeytanların toplandığına inanılan harabelere verilen isim.

Peri: Kelime anlamı olarak görünmeyen, gizli güç demektir. Türk mitolojisinde perilerin Kaf Dağı’nda yaşadığına dair bir inanç vardır. Periler, göklerde dolaşabilir, istedikleri hayvanın kılığına girebilirdi. Onları görünmez yapan sihirli kıyafetleri vardır. Cinlerden farklı olarak kendilerine ait isimleri olurdu.

Pir: Göze görünmeyen, keramet sahibi varlıklara verilen isimlerden biri. Evliya ve koruyucu ruh özellikleri taşırlar. Korkut Ata’nın da bir pir olarak adlandırıldığı kaynaklar vardır.

Porhan: Şamanın taşıdığı adlardan biri. Gerçek güçlü porhanların, atalar arasından çıktığına inanılırdı. Porhanlık öğrenilen bir şey olarak görülmezdi.

Pura-Pura Kan: Şamanların gökyüzüne çıkmak için kullandıkları, kurt başlı atların adı. Bu atlar şamanları kötü ruhlardan korurdu.

R

Ritüel: Başlıca konusu dünyanın yaratılışı, kuralları ve yaratılış süreci olan geleneksel ve kültürel olay. Bazı araştırmacılara göre ritüel geleneği dilden bile eskidir.

Ruh: Doğaüstü varlıkların çeşitli kategorilerini anlamlandırmak için kullanılan bir terimdir. Cisimsiz ve maddi olmayan inanç bu anlayışın temelini oluşturur.

S

Saç: Özellikle büyü gücünü temsil etmesi bakımından saçlı olmak çok önemliydi. İnsanın “can”ının kan ve gözlerde olduğu gibi saçta da olacağına inanılırdı. Bu yüzden saç kesmek törensel özellikler taşırdı. Kesilen saç, kötü ruhların eline geçmemesi için yakılır ya da saklanırdı. Aksi halde saçı kesilen kişinin hastalanacağı düşünülürdü.

Sağ-Sol: Mitolojik sistemlerde başlıca zıtlıklardan biridir. Sağ, olumlu ve doğru, sol ise olumsuz özellikler ile özdeşleştirilmiştir. Sağ-sol zıtlığı, ilk çağlarda siyah-beyaz renk sembolleri ile gösterilmekteydi.

Sah: Yakutlarda en ulu güçlerden birinin adı. Saka Türklerinde Sah kelimesi “Tanrı” anlamına gelmekteydi fakat zamanla bu anlamı unutulmuştur.

Sahab: Sahip, iye. Her evde olduğuna inanılan peri. Ev temiz tutulmazsa ev halkını cezalandırıp, evin tüm bereketini kaçırırılardı.

Sarı Ene-Sarı Eney: Ulu Ana’ya verilen isimlerden biri. Umay Ene’nin değişime uğramış şeklidir.

Sarı Kız: Orta Asya Türklerine göre derelerde ve sulak yerlerde yaşayan, kutsallık ve evliyalık taşıyan mitolojik bir karakter. Rivayete göre Sarı Kız’ın saçını alan birisi ona da sahip olmuş sayılırdı. Sarı Gız, Sarıçaç ve Dağ İyesi Sarı Kız gibi isimlerle de anılırdı. Sarı Kız’ın mezarının Kaz Dağında olduğu söylenir.

Sarıkan: Şamanizme göre bir ayağı diğerinden kısa olarak tasvir edilen bir putun adı. Eski Türkçede ejderha anlamına geldiği düşünülmektedir.

Saya: Hayvancılıkla uğraşanları koruyan ruhun adı.

Sazakan: Gökyüzünde dolaştığına inanılan şeytani bir varlık. Sazakan’ın ortaya çıkması, çok yağmur yağacağına ve bol mahsül olacağına işaret ederdi. Ejderha benzeri kocaman bir yaratık gibi tasvir edilir.

Semender: Efsanelere göre bedeni ufak, gagası büyük mitolojik bir kuş. Büyülü bir sese sahip bu kuş, Anka, Gegenus, Simurg veya Feniks olarak da adlandırılırdı.

Semeni: Üreme ve verimliliğin kutsal sembolü. Gece ve gündüzün eşit olduğu gün Semeni Töreni yapılırdı. Bereket sembolü olduğundan çöpe atılmaz, akarsuya bırakılırdı. Semeni’yi bayram yemeği olarak hazırlama işi sadece kadınlara verilirdi. Semeni pişirilirken kadınlar kazanın çevresinde dans edip şarkı söylerdi.

Simurg: Kaf Dağında yaşayan efsanevi kuşa verilen isimlerden biri. Kelime anlamı olarak kara kuş ya da otuz kuş şeklinde farklı açıklamalar mevcuttur. Semürk, Anka, Feniks gibi değişik isimlere de sahiptir.

Son Çarşamba: Kış mevsiminin ve yılın son ayına denk gelen son Çarşamba. Bu günde mezar ziyaretleri yapılıp, ölülerin ruhuna dua okunurdu. Bu günün gecesinde ise ateş yakılır ve üzerinden yedi defa atlanırdı. Bu törenin amacı, geçmiş yılın dertlerinden kurtulup, yeni yıla sağsalim girebilmek ve belalardan kurtulmaktı. Ahır Çarşamba diye de bilinir.

Soyha: Ölen birinin ardından yas tutulurken, ölünün kıyafetleri ortaya yığılırdı. Bu kıyafet yığınına soyha denirdi.

Su: Yaratılışın başlıca unsuru olarak görülür. Su, ilk kaosu temsil ederdi.

Sulukun: Yaratılmış ilk insanın, iki oğlundan biri olarak bilinir. Kısa boylu ve kaşsız olarak tasvir edilir, sualtının hükümdarıdır.

Sut Katın: Kadın görünümünde betimlenen, geceleri köylerin çevresinde dolaşan bir orman ruhu.

Suyla: Güneşin kırıntılarından oluştuğu düşünülen, insanlara yardım eden bir ruh. Ülgen’e hizmet eder.

Süt Gölü: Gökyüzünün üçüncü katında olan ve tüm hayatın kaynağı sayılan göl. Umay Ana’nın da orada bulunduğuna inanılır.

Ş

Şalık: Avcıları koruyan, avın iyi geçmesine yardım eden ruhlardan biri. Ülgen’in insanları kötü ruhlardan korumak için onu gönderdiği söylenirdi.

Şaman: İki dünya arasında aracılık etmek, ölüleri diriltmek ve ruhları çağırmak gibi olağanüstü şeyler yapabilen ,ruhlar dünyası ile insanlar arasında temsilcilik görevi gören kimse. Şamanlar liderlik vasfına sahiplerdi. Gelecekten haber vererek kahin, hastaları iyileştirerek tabip ünvanlarını da almışlardı.

Şaştı Aziz: Nogay kahramanlarının ata cet ruhu. En güçlü Kazak evliyalarından sayılırdı.

Şer Vakti: Akşam karanlığının çökmeye başladığı zaman dilimi. Bu saatlerde uyumak hayra yorulmazdı. Güneşin doğuşu ve batışını izlemenin iyi şeyler getirmeyeceği zannedilirdi.

Şeşe: Sadece geceleri uçan ve erkek çocuklara  zarar veren, şeytani bir kuş. Bu kuşun girdiği evdeki bebeğin öleceğine inanılırdı.

Şimiltey: Altay efsanelerine göre yeraltının sahibi, yer altı alemine bağlı tüm kadın şamanların lideridir.

Şulbus-Sulmus: Tek gözlü, küçük burunlu kötü ruhlar. Şekil değiştirip kılıktan kılığa girer ve mağaralarda yaşarlardı.

Şurele: Tek gözlü, tek ayaklı, tek kollu bir şeytan adı. Kötü huylu bir orman ruhudur.

Şülen: Kurban ziyafeti ve kurban yemeğinin adı.

T

Tapdık: Şeytani varlıkları temizlemek için gökten yere indiğine inanılan efsane kahramanlarından biri.

Targitay: Sakların ulu atası, Papay’ın oğlu. İlk insan.

Tarı: Tanrı adının kullanılan değişik şekillerinden biri.

Taskıl: Dağ isimleri ile kullanılan bir kelime. Tanrılar yurdu anlamında da kullanılır.

Taşkın: Felaket sembolü, dünyanın sonunu bildiren işaret.

Taz Kaan: Ulu Yer Ana’nın mecazlarından biridir. Bir inanışa göre Ülgen’in karısı, başka bir inanışa göre ise annesidir.

Tengri Han: Hunlar’a ait olduğu düşünülen bir tapınak. Tapınağın içinde aynı ada sahip bir put olduğundan bahsedilir. Kumuklar da kutsal saydıkları ağaca aynı ismi vermişlerdir.

Tepegöz: Yeraltı alemiyle bağlantılı, şeytani bir ruh. Jalgızgöz ve Kellegöz gibi değişik söylenişleri vardır. İnsan eti yiyerek beslenirler.

Teyran: Tek ayaklı ve tek elli şeytani bir varlık.

Tılsım: Gagauzlara göre, hem canlı hem de cansız varlıklar şeklinde görünebilen hayali varlıklar. Tılsımlardan korunabilmek için kurban kesilirdi.

Tın: Ruh, can, nefes.

Toybodım: Öbür dünyada var olduğuna inanılan ırmak. Bu ırmağın kenarında su ejderhalarının yaşadığı düşünülürdü.

Tös-Töz: Altay inanışına göre, evreni yöneten ruhlar ikiye ayrılırdı. Töz bu ruhlardan biridir. Kelime anlamı olarak köken başlangıç anlamına gelir. Töz, ataların göstergesi olan bir varlıktır.

Tura: En yüce güç, tek ulu varlık. Tengri sözcüğünün başka bir şeklidir.

Tüşimel: Oğuz Kağan destanında adı geçen, gaipten haberler verip, rüya tabiri yapan bilgiç. Geleceği gören, gelecekten haber veren.

U

Ubay Ene: Umay’a verilen isimlerden biri.

Ucubılık: Rivayete göre normal insanların boyu Ucubılık’ın topuğuna kadar ancak gelirmiş. Azrail’in bile gücü onun canını almaya yetmezmiş.

Uçmak: Şamanizme göre cennete verilen isim. Ruhun bedeni terk ederken kuş şekline büründüğü söylenir.

Uçuh: Özel olarak verilen kurban. Örneğin bir hastalığı tedavi etmek için belli bir hayvan seçilir ve kurban edilirdi.

Uçuk: Bir insanın ağzını şeytan yaladığı zaman uçuk çıktığına inanılırdı. Uçuğun ruhların küsmesi sonucu oluştuğu düşünülürdü. Ateş ya da su ile tedavi edilirdi.

Ugan-Uğan: Her şeye kadir, her şeye gücü yeten. Tanrı.

Uğur: Yola çıkılırken çağırılan, yolculuğun güvenli geçmesi için yardım istenen yol iyesi.

Uğuzlar: Eski inanışlara göre, boyları normal insanlardan çok uzun olan, iri cüsseli azman varlıklar.

Ulu Ana: Bolluk ve bereketin koruyucusu, yaratıcısı. Yeryüzündeki her şeye hayat veren mitolojik varlık.

Uluk Türük: Şaman ruhu ve atalar ruhu olarak bilinen varlık. En büyük koruyucu ruhlardan biridir. Ulu Türk.

Uluu Toyon: Bir takım görüşlere göre, gök ruhlarının lideri ve şamanların koruyucusu olan varlık. Gökyüzünün yedinci katında yaşardı.

Umay: Umay Ana, Humay, Yer İlahesi, Ulu Ana.

Ü

Üç Müstü Bay Onı: Küçük çocukları kötü ruhlardan koruyan ilahe. Üç Boynuzlu Umay Ana olarak çevrilebilir.

Ülgen: Işıklı, ak ve semavi gibi vasıfları olan, ışıklı ruhların lideri ve yaratıcısı. Dini-mitolojik inanışlardaki en ulu ruhlardan biridir.

Ürüng Ayıı Toyon: Yakutlarda, Gök Tanrı anlayışına yakın anlam ifade eden varlık. Gökler aleminde yaşayan “ayıı” adı verilen varlıkların lideridir. Eşinin adı Kün Kubey Hatun’dur.

Üzüt: Ölmüş birinin ruhu, kötü ruh, şeytan şeklinde açıklanabilir.

V

Vergi: Şamanizme göre, istemekle ya da öğrenmekle şaman olunmazdı. Şamanlık sadece vergiyle kazanılırdı. Vergi ata şamanlar ya da ruhlar tarafından seçilmiş olanlara verilirdi.

Vurgun: Azerbaycan Türklerine göre, ateşten yaratılmış bir ruh. Ağaç altlarında, su kenarlarında ve köprü altlarında yaşar.

Y

Yada Taşı: İnanışa göre kurtların karnından çıkan şifali bir taş. Yada Taşı ile iklim üzerinde değişiklik yapılıp, yağmur yağdırılabilirdi. Bu taşın yeni doğmuş çocukları da kötülüklerden koruduğuna inanılırdı.

Yallı: Özellikle Azerbaycan halk sanatında geniş yer tutan bir oyun.

Yarımtık: Kelime anlamı olarak eksik vücutlu demektir. Bir gözü ve bir ayağı olan şeytani bir varlık.

Yayacı: Yaratan, yaratıcı, Tanrı anlamına gelir. Yayucı şeklinde de kullanılır.

Yayık-D’ayık: Adının anlam ve işlevi bakımından Umay’a çok yakındır. En saf ruhlardan biri sayılır. Bazı kaynaklarda Ülgen’in oğlu, bazılarında ise kızı olarak geçer.

Yeg: Kötü ruh, şeytandan gelen hastalık ya da zarar verme şeklinde açıklanır. Yek veya yik diye de kullanılır.

Yel Baba: Azerbaycan Türklerine göre tüm fırtınaların yöneticisi. Harman savurmak isteyen çiftçiler Yel Baba’ya seslenirdi.

Yelbis: Şeytani tabiata sahip Albıs, Alvız, Almas adının değişik söylenişlerinden biridir. Sadece ruh ya da su ruhu olarak da tercüme edildiği kaynaklar mevcuttur. Yelbiz şekliyle de söylenir.

Yel-Yil: Cin, kötü ruh, cin çarpması. Türk boylarının bir çoğunda zarar verici ruh anlamında kullanılmıştır.

Yer Ana: Doğanın başlangıcını sembolize eden, yeri yaratan, hayat veren toprak iyesi. Ulu Ana, İlahi Ana.

Yıldırım: Tanrının başlıca silahı ve göstergesiydi. Yakutlar, yıldırım çarpmış şamanı en güçlü ve kudretli şaman sayarlardı.

Yilbegen: Altay efsanelerinde geçen devlere verilen isimlerden biri. Çok korkunç olurlardı ve insan eti yerlerdi.

Yuğ: Yas töreni. Ölen yiğitlerin ardından yapına yas tutma törenlerinde okunan ağıtlara da yuğ denirdi. Yuğ törenlerindeki matem giysisi beyazdı. Şimdiki Türkçede kullanılan ağı sözcüğünün kökeni yuğ’dan gelmektedir. Bazı kaynaklarda sagu şeklinde de kullanılır.

Yula: İnsan bedeninden geçici bir süre ayrılabilen canın aslı, cevheri şeklinde tanımlanabilir. Yula’nın özellikler hastalık zamanlarında bedeni terk ettiği düşünülür ve yula’yı bedene geri çağırmak için şamanlardan yardım istenirdi.

Yumuş Oğlanı: Yumuş sözcüğünün asıl anlamı, kolluk, elçilik ya da sipariştir. Mecazi anlamıyla Azrail’i işaret eder. Yumuş Oğlanı, emir kulu, buyruk kulu şeklinde de açıklanabilir.

Yum-Yom: Sözle yapılan sihir, hayır duası, ozan duası.

Z

Zengi Baba: Evliya tipli koruyucu ruhlardan biri. Zengi Baba’nın ruhuna tapınmak için törenler düzenlenirdi. Törene mutlaka bir molla davet edilirdi. Molla, yeni doğan bebekleri sıhhatli ve uğurlu olması için Zengi Baba’ya dua ederdi.

Pınar Karaca - www.kayipdunya.com

Kaynakça:

  • Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük – Celal Beydili
  • Türk Mitolojisinden Masallar – Sacide Çobanoğlu
  • Gök-Tanrı’nın Çocukları – A. Haldun Terzioğlu

 

Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ