Ali Rıza Bayzan tüm yazıları

Eğitimci Yazar

Şimdi çüüüüüşşşşş demenin vakti

EMPEDOKLES'İN HİKAYESİ BANA FETHULLAH GÜLEN'İ ANIMSATTI

Empedokles milattan önce 490-430 yılları arasında bugünkü Yunanistan'da yaşamış bir düşünür idi.

Empedokles bir deha idi: Bir kenti kasıp kavuran veba salgınını, o kenti çevreleyen bataklıkları kurutarak önlemişti. Doğduğu kent olan Agrigentum'un havasını sağlıklı kılmak amacıyla, kuzey rüzgarına yol açabilmek için şehri kuzeyden çevreleyen kayaları parçalatmıştır.

Ama dehası ve halkın gösterdiği ilgi Empedokles'i yoldan çıkarmıştı. Yoldan çıktığı zaman şöyle diyordu Empedokles:
"Ben, aranızda, ölümlü olarak ölümsüz Tanrı gibi dolaşıyorum. Beni her yerde, bir böylesi olarak karşılıyorlar, başıma da çiçeklerden taç örüyorlar. Parlak kentlere ayak bastığımda ise, erkek ve kadınlar bana tapıyorlar. Ardımdan, binlerce kişi geliyor ve benden kurtaracak yolun nerede olduğunu, ağır hastalıkların derin yaralar açtığı acılardan kurtulma çarelerini, kehanetleri öğrenmek istiyorlar."

Tabi Empedokles kendini tanrı ilan ederken mutlak anlamda Tanrı değil de Yaradan'ın kendisine tanrısal güçler vermiş olduğunu kastediyordu. Örneğin Empedokles, bilgisinin doğal güçleri denetlemek için anahtar olduğunu, bilgisiyle yağmur yağdırabileceğini ve hatta ölüleri öte alemden geri getirebileceğini ileri sürmüştür. Bu düşünceleri nedeniyle kendisinin büyücü olduğu söylentisi ortaya çıkmıştır.

Sonunda bu haddini bilmezlik halkın Empedokles'e olan sevgi ve saygısını yok eder. Halk, Empedokles'i memleketten kovar. Empedokles de halkına gerçekten tanrısal güçlere sahip olduğuna inandırmak için kendisini Etna yanardağının alevleri içine atar.

Ünlü Alman şairi Friedrich Hölderlin’in (ö. 1843) bu olayı konu edinen “Empedokles” adlı bir oyun yazmıştır.

Geniş bilgi için bkz., Prof. Dr. Melahat Özgü "Empedokles'in Ölümü" Hölderlin'in İlk Ve Son Tragedyası, 1971, Tiyatro Araştırmaları Dergisi, Makale şu linkte yer alıyor: http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/13/1183/13682.pdf

ŞARLATANLIĞIN BÖYLESİ!

Bir yazar kitabına görseldeki yazıyla başlıyorsa şu mesajı yerleştirmeye çalışıyordur: Ben Allah'ın gören gözü işiten kulağı... olduğu sevgili kuluyum ve yaptıklarımla Allah'a aracılık ediyorum.

Sonra işin sırrını öğreniyoruz kitabın girişindeki yazıların hikmetini ünlü kitabının 13. sayfasından (2. resim). Adam meğer psikiyatr ve psikoterapistlerin onlarca yüzlerce seansta tedavi edemediği hastalıkları bir-iki saatlik tek seansta tedavi edebiliyormuş. Seans ücretini web sitesinden öğrenebilirsiniz:))

 Mucize göstermek Allah'ın peygamberlere verdiği bir lütuf ama yazarın kendi tezini "mucize öğreti" olarak görüyor (3. resim). Şimdi çüüüüüşşşşş demenin vakti.

Ali Rıza Bayzan - Mistikalem.com

bayzan@gmail.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ