Saba Melike Belkis Doğar tüm yazıları

Vizyon Tasarımı Danışmanı, Yaşam Enerjisi Rehberi

Senin niyetin ne?

Niyetin ne?

Bir odadayım… Boş bir oda. Niye burdayım?… 

Odanın içinde benden yanıt bekleyen bir soru var: “Niyetin ne?”

Bu da ne demek şimdi!!!

Hemen yanıt verebilirim, “Valla, kötü bir niyetim yok!”, söylerken bile güldüm, eh otomatiğe bağlayınca bu soruya karşılık ilk aklıma gelen yanıt bu. Aslında kötü bir niyetim var mı yok mu pek bilmiyorum, kime göre…

Bunu düşünürken bir korna sesiyle kendime geldim; trafikte bekliyorum, akşam karanlığında yoğun bir trafiğe takılmış eve dönmeye çalışıyordum. Peki, oda nerdeydi? Soruyu kim sormuştu?

Oda zihnimde bir süre önce yarattığım bir mekan, trafik sıkışınca farkına bile varmadan oraya çekilmiştim. İlk yarattığımda boş olsun demiştim o yüzden boş bir oda diye yazıyorum… sonra yere oturmaya karar verdim, biraz zen tarzı… önümde kocaman bir pencere olsun dedim, feng shui severim ya akışkan bir su istedim ama arkamda bir yerde, oturunca görmüyorum sadece sesini duyuyorum… bir köşede de taşlar, taşları da hep sevdim…

önümdeki kocaman pencere ilk düşündüğümde yemyeşil bir bahçeye bakıyordu, arkasında orman… bugün su görmek istedim o yüzden manzaram okyanusa bakıyor, hava biraz soğumuş önümdeki kumsala vuran dalgaların köpüklerini seyrediyorum… odanın kendi etrafında dönebilmesini istiyorum, biliyorum ki her hareketinde göreceğim manzara değişecek, yarın sonsuz gözüken zirvesiyle bir dağı seyretmek isteyebilirim…

Ne yapıyorum burada? Burası “merkez” benim kontrol merkezim, içeri girdiğimde herşey nasıl olmasını istiyorsam öyle, bilincime çekildiğim, farkındalığımın toparlandığı ve kendimle bütünleştiğim bir mekan. 

Kendinizi bir anlığına bedeninizden ayırın ve sizi bu “merkez”e götürdüğümü düşünün, diyorum ki “Burada olduğunda ne istersen yapabilirsin”. Tabii çocuksu bir şaşkınlıkla “Gerçekten mi??” diye sorduğunuzu duyuyorum -kabul, bazıları “Hadi ordan!” da demiş olabilir!-… Bedeniniz sadece kullandığınız bir piyon ve salt beden olmadığınızda, zihninizin yaratım odasına girdiğinizde potansiyeliniz bir anda değişiyor.

“Ben kontrol edebiliyorum” cümlesi bulunduğunuz bu odada hiç de hayal değil, çünkü zaten siz kontrol ediyorsunuz. Sadece dışına çıktığınızda bunu unuttunuz. Korkuyor musunuz? Neden korktuğunuzu sorun kendinize… Keyifli misiniz? Neden? Zihninizde beliren her cümlenin bir nedeni var, bunu sorun “Neden?”… İstemiyorsanız o düşünceyi göndermenin vakti gelmiştir. İçeriye gelin ve tüm kontrolün sizin elinizde olduğunuz hissedin, kim olmak isterdiniz? 

Tabii ki birşeyler yapmak başlamak için daha kolay olabilir, hah elini kolunu hareket ettirebiliyorum, yürüyor da, bakalım şu yükseklikten atlayabilecek mi?.. Eğer, düştünüzse sebebi siz daha o yüksekten atlayabilecek kişi olmadığınız için. Alışkanlığınızı tersine çevirin, önce yapmaktan vazgeçin, önce “ol”un… Kim olmak istiyorsunuz? Odanız bunu düşünmeniz için yaratılmış olan bir mekan, burada istediğiniz kadar vakit geçirebilirsiniz. Burası sizin.

Ben kim olduğumu bulduğumda dudaklarımın arasından bir niyet dökülür sözcüklerle… Bu niyet varlığımı gerçekleştirecek olan eylemlerin döngüsünü başlatır. Her bir “ol”ma durumu bir başka niyeti, bir başka eylemi tetikler… Bazen ağzımızdan çıkıverir ya “Niyetim bu değildi!”. O zaman…

Senin niyetin ne?

Saba Melike Belkıs Doğar - Mistikalem.com

intouchlife@gmail.com

https://intouchcoaching.wordpress.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ