Sağlık

Çocuklarda hışıltıların başlama yaşı önemli

Hışıltının başlama yaşı sorunun kaynağını gösteriyor.

Çocuklarda hışıltıların başlama yaşı önemli

Özellikle 2 yaş altı çocuklarda akciğerlerden kaynaklı ıslık sesine benzeyen ses çıkması, doğumsal sorunlardan astıma kadar altında birçok farklı sorunu gizleyebiliyor. Hastalıktan daha çok, önemli bir belirtili sayılan bu durum “Hışıltılı Çocuk” olarak tanımlanıyor. Acıbadem International Hastanesi Çocuk Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Feyzullah Çetinkaya, hastalıklara işaret eden bu önemli belirtinin son yıllarda küçük çocuklarda alerji sıklığının artmasına bağlı olarak hışıltının da artığına dikkat çekiyor.

 

Hışıltı veya bilimsel adıyla "vizing", akciğerlere bağlanan orta ve küçük soluk borularının daralmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir durum. Bu darlık, soluk borusuna yabancı bir cisim kaçmasından kaynaklanabileceği gibi, bronşiyolitde olduğu gibi solunum yolları duvarının yaygın bir şekilde şişmesi sonucu da gelişebiliyor. Astımda ise, soluk borularının duvarlarında yaygın bir biçimde şişme ve büzülme görülüyor.

Alerji ile yakın ilişkisi olduğu bilinen bu durumun son yıllarda özellikle küçük çocuklarda alerjik hastalıkların yaygınlığına bağlı olarak arttığı görülüyor. Ayrıca, insanların giderek daha çok kalabalık şehirlerde ve kapalı ortamlarda yaşaması çocuklarda daha çok ve uzun süren solunum yolu enfeksiyonlarına dolayısıyla hışıltılı solunuma yol açabiliyor. Acıbadem International Hastanesi Çocuk Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Feyzullah Çetinkaya, okul çağına girmiş çocuklarda çocukların üçte birini yaşamlarının ilk beş yılında, en az bir kere hışıltı yaşadığını belirtiyor. Özellikle de 6-24 ay arası çocuklarda sıklık artıyor.

Hışıltının başlama yaşı sorunun kaynağını gösteriyor

Sorunun hangi yaşta çıktığı, hem sebebi hem de hışıltının ne kadar devam edeceği konusunda fikir vermesi açısından önem taşıyor. Örneğin, yaşamın ilk üç ayında ortaya çıkan bir hışıltı sıklıkla, bağışıklık sistemi bozuklukları, kalp delikleri, gastroözefagial reflü ve kistik fibrozis gibi doğumsal bir soruna ya da solunum borusunda darlık, delik gibi sorunlara işaret ediyor. 6-24 aylar arasında görülen hışıltı ise bronşiyolit, zatürre, tüberküloz gibi mikrobik veya alerjik bir problemden kaynanırken, 24 aylıktan büyük çocuklarda en önemli sebep astım oluyor. Bu nedenle 2-10 yaş arası çocuklarda soğuk algınlığı, sigara dumanı ya da toza maruz kalma ve koşup oynama sonrası öksürük ve hışıltı ortaya çıkıyorsa mutlaka astımı düşünmek gerekiyor. Çocukların anne-babasında astım veya saman nezlesi olması, çocuğun kendinde de egzama (atopik dermatit) veya yumurta alerjisi bulunması astım olasılığını artıyor.

Tanıda belirtiler önemli

Prof. Dr. Feyzullah Çetinkaya, belirtilerin seyrinin de aynen ortaya çıkmasındaki gibi altta yatan sebebe bağlı olduğunu belirterek, “Larinomalazi, trakeomalazi ve bronkomalazi gibi solunum yolunun kıkırdağındaki yumuşaklıkta hışıltı doğumdan hemen sonra ortaya çıkıyor ve bir kaç yıl içinde kayboluncaya kadar aralıksız devam ediyor. Buna karşılık astımda enfeksiyon veya sigara dumanı, ya da ilkbahar-yaz aylarında polenler gibi tetikleyicilerden sonra artar, zamanla tamamen veya kısmen kaybolur” diyor.

Tedavi altta yatan soruna göre yapılıyor

Hışıltılı çocuk durumunda altta yatan nedeni saptamak tedavinin gidişatını belirlediği için ayrıntılı hikayeyi almak çok önem taşıyor. Beraberinde görüntüleme yöntemleri ve laboratuvar testleriyle tanı kesinleştiriliyor. Temeldeki nedene göre tedavinin de farklılaştığını söyleyen Prof. Dr. Feyzullah Çetinkaya şunları anlatıyor: “Hışıltı, doğuştan gelen bir sorundan kaynaklanıyorsa önce cerrahi tedavi gündeme geliyor. Astım ye de bağışıklık sistemine bağlı problemlerde de uygun tedavi planlaması yapılıyor. Elbette bu sırada, hışıltıyı artıran sigara, kirli hava, evde toz olması, gastroözefagial reflü gibi sebepleri de azaltmaya veya tamamen yok etmeye gayret ediyoruz.”

Dolayısıyla altta yatan nedene göre hışıltı tamamen düzeliyor. Buna karşılık astım, ciddi bağışıklık yetmezliği veya kistik fibrozis gibi bir durum söz konusu ise hastaların ve ailelerinin ömür boyu bu hastalıklarla birlikte yaşamayı öğrenmesi gerekiyor.

Yorumlar