Ali Rıza Bayzan tüm yazıları

Eğitimci Yazar

Reenkarnasyon ve ruh göçü üzerine

Reenkarnasyon daha çok uzakdoğu dinlerinden yaygın olan bir inanıştır. Reenkarnasyon inanışına göre ölen insanların ruhları başka insanların ya da canlıların bedeniyle yeniden dünyaya gelir. İnsanlar yapıp etttiklerinin karşılığını yeni yaşamlarıyla bulurlar.

İslam'da ise insanlar yapıp ettiklerinin karşılığını bu dünyada hayatta iken ya da ahirette bulur. Bu açıdan reenkarnasyon İslam'a uygun bir inanç değildir.

Bu bağlamda “daha önce sanki yaşamıştım” dediğimiz şeylerin ya önceki benzer yaşantılarımızla ya da rüyalarımızla karıştırma olduğunu düşünüyoruz. Çocuklar, toplam uyku sürelerinin yüzde ellisinde, yetişkinler ise yüzde yirmisinde rüya görür ama bunların çok çok az bir kısmını hatırlarız. Bunu hesaba katarsak “sanki yaşamıştım” türünden durumların arkasında rüyaların zihnimizde bıraktığı izlerle sıkı bir ilişkisi olduğunu çıkarsayabiliriz.

I. Modern zamanlardaki “endişe psikozu”

Modern dünya, seküler/bu-dünyacı karakterinin bir gereği olarak “Allah” ile olan bağlarını çok büyük ölçüde koparmıştır. İnsanın ruh ve maneviyat dünyası boşluk kabul etmediğinden modern insan bir anlam arayışı içerisindedir. “Yaşamın ve ölümün anlamı” en temel sorun olarak durmaktadır modern insanın karşısında.

Modern insan zevk için hadsiz hesapsız araca sahiptir ama uğrunda yaşayacağı, kendini adayacağı amaçlardan ve anlamlardan yoksundur. Bu yoksunluğun bedeli ise çok ağırdır; bu nedenle modern insan, bir “endişe psikozu” yaşamaktadır, varoluşsal bir boşluğa düşmüştür. (1)

Modern insanın bu anlam ve amaç arayışı Dünya ölçeğinde yeni bir sektörün doğuşuna yol açmıştır: “Sözde maneviyat sektörü”.

II. Transandantal Meditasyon

Shri Mataji Hindu kökenli hıristiyan bir ailenin bir çocuğu olarak Hindu ve Hıristiyan mistisizmlerinin bir sentezini modern zamanların spirütüalizmi ile kaynaştırarak bir ruhsal olgunlaşma ve daha da ötesi bir manevi kurtuluş yolu olarak sunmaktadır.

Uluslararası popülaritesi olan bu türden sözde maneviyat ekollerinin daha pek çok örneği var. Bunlardan bir diğeri de Maharishi Mahesh Yogi’nin geliştirmiş olduğu “Transandantal Meditasyon” yöntemi. İzleyicilerinin Maharishi Birleşik Alan Teknolojisi Derneği adı altında örgütlenmiş olduklarını da kaydetmeliyiz. www.maharishi.org.tr

Söz konusu websitesinde M. M. Yogi’nin geliştirmiş olduğu Transandantal Meditasyon yöntemi şöyle tanıtılıyor: "TM-Sidhi Programı ile bilinç, birleşik alan düzeyinden işlev görmek için eğitilir. Bunun bir sonucu olarak düşünce ve davranışlar kendiliğinden Doğal Yasa'nın evrimci gücü ile giderek daha fazla içinde olmaya başlar. Bu eşsiz teknoloji, her bir birey ve toplum yaşamını sorunların ve ızdırapların olmadığı; mükemmel sağlık, mutluluk, başarı ve hızlı ilerleme adımlarının yaşamın doğal nitelikleri olduğu tam değerine yükseltme gücüne sahiptir. Bu teknolojinin, hayatın her alanına uygulanmasıyla insan hayatının her yönü mükemmelliğe yükselecek ve insanlık kalıcı bir dünya barışıyla "Yeryüzünde Cennet"in zevkine varacaktır." (2)

III. Reenkarnasyon ya da ruh göçü

Uzak-Doğu kökenli mistik öğretilerle birlikte “reenkarnasyon” inanışı da yaygınlaşmaktadır.

Reenkarnasyon ya da ruh göçünün başlıca kaynaklarından birisi Hinduizm’dir.(3) Bu nedenle, reenkarnasyon, tümüyle İslam dışı bir inanıştır. Ve yine ilahiyatçı araştırmacı Mustafa Aşkar’ın da belirttiği gibi sûfîlerin bazı sözlerinin bu yönde te’vil edilmesi bir çarpıtmadan başka bir şey değildir.(4)

Reenkarnasyon inanışına göre ölen insanların ruhları başka insanların ya da canlıların bedeniyle yeniden dünyaya gelir. İnsanlar yapıp etttiklerinin karşılığını yeni yaşamlarıyla bulurlar. Bu açıdan reenkarnasyon ahiret inancının alternatifidir.

Ahiret’e inancının zayıfladığı hıristiyan çevrelerde de reenkarnasyon inanışı yaygınlaşmaktadır. Bu durum giderek Türkiye’de de modaya dönüşmekte. Örneğin medyada yer alan haberlere göre Bay Çiller, önceki yaşamında bir Rus Çarı olduğunu, popçu Aşkın Nur Yengi ise bir kedi olduğuna inanmaktadır.

Bu bağlamda “daha önce sanki yaşamıştım” dediğimiz şeylerin ya önceki benzer yaşantılarımızla ya da rüyalarımızla karıştırma olduğunu düşünüyoruz. Çocuklar, toplam uyku sürelerinin yüzde ellisinde, yetişkinler ise yüzde yirmisinde rüya görür ama bunların çok çok az bir kısmını hatırlarız. Bunu hesaba katarsak “sanki yaşamıştım” türüden durumların arkasında rüyaların zihnimizde bıraktığı izlerle sıkı bir ilişkisi olduğunu çıkarsayabiliriz.

IV. Son söz Yerine

Ezcümle insanın doğası boşluk kabul etmez. Eğer insanımıza ve insanlığa şimdi-burada Tasavvuf’la hakikati yaşama fırsatını sun(a)mazsak, “sahte maneviyat ekolleri” oyalama biçiminde de olsa bu boşluğu dolduracaktır. Şimdi-burada kaydı önemli, çünkü Tasavvuf’u şimdi-burada yaşayan insanların diline ve yaşam biçimine tercüme edilmedikten sonra maksat hasıl olmayacaktır. Çağın Mevlanaları, yaşayan Yunuslar bu bakımdan bulnmaz hazinelerdir.

Dipnotlar:

1) Bu bağlamda, varoluşçu psikologlardan Yalom’un Varoluşçu Psikoterapi, Frankl’ın Duyulmayan Anlam Çığlığı, Laing’in Yaşantı’nın Politikası gibi problemi teşhis bağlamında kayda değer veriler sunan çalışmaları öneririz.

2) Daha fazla bilgi için "Sistem Yayıncılık" tarafından yayınlanan şu kitaplara bakılabilir: Maharishi Mahesh Yogi’nin Varlık Bilimi ve Yaşama Sanatı, Dr. Hari Sharma’nın Çağdaş Ayurveda, Robert Roth'nin TM - Transandantal Meditasyon Tekniği.

3) Bkz., Louis Renou, Hinduizm, çev., Maide Selen, İstanbul 1993, İletişim Yay.; Ergün Arıkdal, Ansiklopedik Metapişisik Terimler Sözlüğü, İst.-1989, s. 134.

4) Mustafa Aşkar, ‘Reenkarnasyon (: Tenasüh) Meselesi ve Mutasavvıfların Bu Konuya Bakışlarının Değerlendirilmesi’, Tasavvuf, İlmî, Akademik Araştırma Dergisi, Yıl: 1, sayı: 3, Nisan 2000, Ank.-2000, s. 85-100.

 

Ali Rıza Bayzan - Mistikalem.com

bayzan@gmail.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ