Ali Rıza Bayzan tüm yazıları

Eğitimci Yazar

Önyargılarımız son yargılarımız olmasa

ÖNYARGILARIMIZ SON YARGILARIMIZ OLMASA!

1985'te eski adıyla Mekteb-i Mülkiye'ye yeni adıyla Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne başlamıştım. Özal zamanıydı ama 12 Eylül'ün etkisi devam ediyordu.

Çocukluğumuz silahlı çatışmaların gölgesinde geçtiği için üniversiteye başladığımızda sağcı-solcu, şucu-bucu diye birbirimizle pek iletişim kurmamayı tercih ederdik; çatışmaya gireceğiz diye korkardık. Ancak 2. sınıftan birbirimizle iletişim kurmaya başlamıştık. Ama arı duru bir iletişimdi bu; sonuç olarak birbirimizi az çok tanıyorduk; anladık ki okula gelirken sahip olduğumuz önyargılardı bizi birbirimizden ayrı tutan.

Hepimiz şaşırdık bu kadar önyargılı nasıl olabilmişiz diye. Öyle az buz değil her kesim farklı görüşteki okul arkadaşlarını vatan haini olmakla suçluyordu başlangıçta.

Sonra anladık ki görüşlerimiz ayrı olsa da kimsenin niyeti ihanet değil, herkes yurdunun kıymetinin farkında.

Sonraki yıllar birbirimizden o kadar çok şey öğrendik ki, hiçbir kitapta bulamadığımız, hocalarımızın bize anlatmadığı.

CEMAATÇİYLE İMAN ÜZERİNE BİR DİYALOG

Ülkemizi yıkımın eşiğine sürükleyen darbe girişiminden sonra bile hala Cemaat'e inancını ve bağlılığını sürdürenler var. Halk diliyle bu Cemaatçilere şunları sormak lazım:

Bir insanın mü'min olup olmadığını ne belirler:
el-Cevap: Âmentü'ye iman etmek.

Âmentü'ye ekleme çıkarma yetkisi var mıdır insanların?
el-Cevap: Hayır.

Âmentü'de 6 iman esası var ya, birini inkar edersen dinden çıkar mısın?
el-Cevap: Çıkarsın.

Peki Âmentü'ye 7. iman esası eklersen dinden çıkar mısın?
el-Cevap: Çıkarsın.

Öyleyse Cemaat'e iman etmek diye bir şey yok değil mi?
el-Cevap: Yok.

Alemlere Rahmet Hz Muhammed, insanlara Cennet garantisi veriyor muydu?
el-Cevap: Hayır.

Öyleyse bir Cemaat, insana Cennet garantisi verebilir mi?
el-Cevap: Hayır.

Peygamber dışında hiçbir insanın masumiyet sıfatı var mıdır?
el-Cevap: Hayır.

Öyleyse insanlardan oluşan Cemaat yanlışa düşebilir, büyük günah işleyebilir mi?
el-Cevap: Evet.

Vakt i zamanında Cemaat'e gönülden inanmış olduğun için bundan vazgeçmek isteyince imandan da çıkacakmış gibi mi hissediyorsun kendini?
el-Cevap: Sanki.

Öyleyse kendine şunu söyle, Amentü'de Allah, Cemaat'e iman etmeyi de şart koşuyor mu koşmuyor mu?
el-Cevap: Hayır.

Peki öyleyse Cemaat'e inanmaktan vazgeçtin diye müslümanlıktan çıkmış olur musun?
el-Cevap: Hayır.

İçinde fırtınalar kopacak ama olsun sen düşün, taşın ve yaradılış ayarlarına dönmek için çaba göster.

CEMAATÇİ SUBAYLAR ÖLDÜRMEYE NASIL PROGRAMLANABİLİYOR:
PROGRAMLANABİLİYOR ÇÜNKÜ "ÇOĞUL KİŞİLİK BOZUKLUĞU"NA BENZER BİR PSİKOLOJİLERİ VAR!

Darbe girişiminde gördük ki cemaatçi subaylar öldürmeye programlanmış. Şimdi ortalama bir yurttaş şaşırıyor, ya hû şöyle ya da böyle dindar olan bir insan nasıl böyle bir şey yapar?

Cemaatçi subayları anlamak için Eve'in Üç Yüzü (The Three Faces of Eve) adlı filmi öneririm

Film iki psikiyatrın Eve White takma adlı hastadan yola çıkarak yazdıkları bilimsel temeli olan bir kitaba dayanmaktadır.

Eve White, üç ayrı kişilikle yaşayan çoklu kişilik bozukluğuna sahip bir hastadır. Çoğul kişilik bozukluğunda kişi, birden çok kimlik veya kişiliğe sahiptir. Her kişiliğin bir adı, yaşı, anıları ve kendine özgü davranışları vardır.

Eve White, psikiyatrı Thigpen ve Cleckley'e 1952 yılında şiddetli başağrısı ve sık bayılma şikayetleriyle gelir. O esnada evli, yirmibeş yaşındadır ve dört yaşında bir kız çocuğu vardır. Tedavisi esnasında doktorlara rahatsız edici ancak ilginç bir anısını anlatır: Ödeme gücü olmadığı halde gereksiz elbiseler almıştır; fakat, bunları nasıl aldığını hatırlayamamaktadır.

Ürkek ve içine kapanık Eve bu anısını anlattıkça davranışları değişmeye başlar. Önce kafası karışır, jest ve mimikleri değişir ve pis pis sırıtmaya başlar. Eve, bir anda alaycı ve konuşkan olmaya başlar. Ürkek ve içine kapanık Eve, sigara içmediği bilindiği halde bu ikinci ruh halinde Eve doktorlardan sigara ister; naylona alerjisi olmadığı halde alerjili tepki vermeye başlar. Doktorlar bu Eve'e Eve Black adını koyarlar. Çarpıcı olan şu Eve White'ın, Eve Black'den haberi yoktur; ama, Black White'ı bilmekte, hatta onu ümitsizce "Lanet olası bir budala" diye tanımlamaktadır.

Doktorlar bu çift kişilik bozukluğunu düzeltmek için hipnoz yöntemiyle Eve'i transa sokarlar ve şaşırtıcı bir şekilde üçüncü bir kişilikle karşılaşırlar ve buna, Jane adını verirler. İki Eve de Jane'i bilmemesine rağmen; Jane, bu iki Eve'i de tanımaktadır. Jane, iki Eve arasında dengeyi sağlayan yeni bir karakter olmuş; sevecen ve olgun bir kadındır.

TSK'ya sızan cemaatçi subaylar deşifre olmamak için yaşamlarını birbirinden bağımsız 2 ya da 3 kimlikle sürdürmüşlerdir. Bu insan türü için inanılmaz zorlayıcı bir durumdur. Bu yaşam tarzı "Çoğul Kişilik Bozukluğu"na (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu'na) benzer bir psikolojiye yol açmaktadır.

Bu nedenle gündüz son derece nezaketli gece ise elindeki uçakla, tankla, tüfekle halkına ölüm yağdıran bir subay modeli çıkabiliyor.

DARBENİN PSİKOLOJİK YANSIMALARINI NASIL ATLATIRIZ

15 Temmuz 2016 günü tarihimizin en kara gecelerinden biri yaşandı. Yaşanan kötü olayların etkisinden nasıl kurtulabiliriz? Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Selma Bozkurt Zincir, zor günlerin iç dünyamıza etkilerini anlattı:

Çaresiz ve savunmasız olma duygusu
Yaşadığımız darbe girişiminde olduğu gibi bireylere zarar verenin insan eliyle, içeriden (güvenilenler) birileri olması ve bu travmatik olaya güvenilen kişiler tarafından maruz kalınması, ruh sağlığı açısından daha olumsuz bir etki oluşturmaktadır.

İnsanlarda ilk aşamada hayal kırıklığı ve şaşkınlık, kendisi ve sevdikleri hakkında yoğun bir güvensizlik, gelecekten umutsuz olma, kendini yalnız, çaresiz ve savunmasız hissetme gibi duygu ve düşüncelerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Sık sık ağlama ve uyku düzensizlikleri
Travmaya maruz kalan bireylerde günler içerisinde keyifsizlik, isteksizlik, konsantrasyon bozulması, sık sık ağlama, uyku düzensizlikleri, iştah değişikliği, aşırı korku ve endişe, panik ataklar vb. önemli ruhsal belirtiler görülebilir.

Aşırı öfke duygusuna dikkat!
Savaş uçaklarının uzun süre alçak uçuş yapması, aşırı yüksek ses yayması ile patlamalar ve ateşli silah seslerine aniden maruziyet sonucu bazı insanlarda ‘saldırıya uğrama ve ölüm korkusu’ yaşanması olasılığı yüksektir.

Öfke patlaması, bu gibi toplumsal olaylar (yapılan vahşet) karşısında var olan toplum psikolojisiyle ilişkili olarak kolayca büyüyebilir ve öfkenin dışa vurumu ile istenmeyen karşı olaylara sebep olabilir. Toplumun birer üyesi olarak bizlere düşen, birlik beraberlik duruşumuzu bozmadan demokratik kutlama ve yürüyüşler ile kendimizi ifade etmektir. Bunlara rağmen öfke kontrol zorluğu yaşayanların ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerden yardım alması gerekir.

Ailenizle daha sık vakit geçirin
Bu süreçten ruh sağlığımızın daha az olumsuz etkilenerek atlatabilmemiz için bu olayların genelleştirilmemesi, şiddet içeren paylaşımlardan ve olaylardan uzak durulması, tüm yaşamımıza mal edilmemesi ve mümkün olduğunca kısa sürede olağan günlük yaşama dönülmesi önemlidir.

Çocuğunuza güven hissi verin
Olaylar, çocuğun yaşına uygun şekilde, doğru biçimde anlatılmalı ve ebeveynleri olarak onların güvende olması için yapılacak şeyler söylenmelidir. Ebeveynler çocukların korku ve üzüntülerini anladıklarını dile getirmeli ve onlarla daha fazla fiziksel yakınlık kurmalıdır. Birlikte geçirilen vaktin artırılması gerekir.

Ali Rıza Bayzan - Mistikalem.com

bayzan@gmail.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ