Saba Melike Belkis Doğar tüm yazıları

Vizyon Tasarımı Danışmanı, Yaşam Enerjisi Rehberi

Ona sahip olabilmek için kim olmanız gerek

Bir iş görüşmesi için Tel Aviv’e gittim, aynı seyahatin sonuna bir de ekstra iki gün ekledim, yanımda olmasını isteyeceğim tek kişi de bana katıldı, harika! Bir hafta kendi gerçekliğimden uzaklaştım. Evet, bunu deneyimlemek güzeldi bambaşka bir ortamda bambaşka hayatlar gözlemlemek insanın zihnini farklı uyarıyor.

Ama tek sebep bu değil, ben yaklaşık iki haftadır biraz keyifsiz dolaşıyorum, buna özetle “bunalımdayım” dedim, böyle yazınca komik geliyor ama kocaman bir boşluk hissini başka türlü tanımlayamadım, baktım ki gitmiyor onu biraz daha yakından tanımaya hatta onunla biraz eğlenmeye bile başladım. Yine de itiraf edeyim ki iyi hissetmeyi tercih ederim.

Ne yapmıştım, ne olmuştu da böyle hissediyordum?..

Değiştirmiştim! Hayatımda iyi gitmediğini düşündüğüm bazı şeyleri değiştirme kararı almıştım, bununla ilgili adımlar atmıştım hatta çok güzel sonuçlar almaya başlamıştım, arkadaşlarımla konuştuğumda merak ve takdirlerini duyuyordum, çok da keyifliydi. E, iyi de bu çok güzel di mi? Niye bunalımdayım?! Çünkü, eski gerçekliğime arkamı dönmemle birlikte önümde kocaman boş beyaz bir sayfa açıldı! Wow, hani şu hep hayatımda yeni bir sayfa açacağım dedikleri şey, açtım işte, tertemiz bembeyaz bir sayfa… boş.

O kadar alışmışım ki -her ne oluyorsa hayatımda ona-, iyi ya da kötü farketmez, bir şekilde yarattığı alan aslında bana bir hayat yaratıyordu. Kendi gerçekliğim… Peki, ben ne istiyordum? Aradığım neydi?

Hepimiz fizik kurallarını biliriz, hareketi başlatmak için bir enerjiye, bir cins güce ihtiyaç vardır. Masa süsü olarak satılan bir alet var, yanyana dizilmiş metal toplar, en baştakini diğerlerinden uzaklaştırıp bıraktığınızda hemen en yanındakine çarpar, o da diğerine ve diğerine… sonsuz bir hareket başlar ta ki siz tekrar durduruncaya kadar, ya da ilk enerjinin gücü tükeninceye kadar…

Bizim hayatımız için de aynısı geçerli, her ne istiyorsak kaynağı kendimizde, başlangıç enerjisi içimizde. Sevgi mi arıyorsunuz, önce sevgi verin, arkadaş mı istiyorsunuz, arkadaş olun, para mı istiyorsunuz, önce parayı kullanmayı öğrenin… liste istediğiniz kadar uzayabilir.  Ancak, çok önemli bir nokta var bütün bunları kendi bilincinizde değiştirmeniz, yani önce o insan olmanız… Duyuyorum bazılarınız “bunları yapıyorum yine olmuyor” dedi. Gerçekten yapıyor musunuz? Emin olmak için o konuya ait tüm negatif düşünce ve davranışlarınızı yazın -negatif varsa tam olarak yapmıyorsunuz demektir- sonra okuyun bakalım neler var…

Hiç düşündünüz mü sizi siz yapanlar nelerden oluşur?

– Kendi algınız

– İnanç sisteminiz

– Hikayeniz

– Bağlantılarınız

– Tavrınız

Bütün bunlar sizin hayat kutunuzun içindekiler ve sizin çizdiğiniz sınırlara sahipler. Biz tüm kararlarımızı mantık silsileleri içindeki görünür bilincimizle almıyoruz. Bir de gizli bilinç var, bugüne kadar depoladığımız tüm bilgilerin süzgeç olarak kullanıldığı. Bu gizli bilinç hayatı bize kolaylaştırmak için sürekli devrede. Hergün sabah kalktığımızda neler yapacağımızı, yolda nasıl yürüyeceğimizi, arabayı nasıl kullanacağımızı o yönetiyor. Ne güzel di mi? “İçime doğdu” dediğiniz hissiyatın da sebebi o. Çoğu zaman inanılmaz işe yarar, ama her zaman değil. Bizi mevcut kutumuzda tutan alışkanlıkları yaşatmak isteyen de o. Yatağın aynı tarafında yatınca kendimizi iyi hissederiz, bildiğimiz yerlerden alışveriş yapmak, tanıdık sokaklarda dolaşmak bizi iyi hissettirir. Değişiklik “ne güzel” deriz ama bu minik bir gezi mi, yeni alınan bir eşya mı, yoksa daha yüksek kazanç sağlayacak bir iş mi? Hangi sınırlarda izniniz var merak ettiniz mi? Nerden sonra keyfiniz kaçmaya, huzursuz olmaya başlıyorsunuz? Piyangodan zengin olan kişiler üzerinde yapılan bir araştırma çoğunun iki yıla kalmadan kazandıklarını kaybedip yine eski günlerine döndüğünü göstermiş, inanılmaz geliyor di mi?

İstedik ama olmadı, çünkü biz istediğimize sahip olacak kişi olmadık. Gizli bilinç -iyi kötü- seçmeden her ne yarattıysak onu elde tutmamızı sağladı, üstelik bunu istediğimizden o kadar emin ki bize sormuyor bile, mantık bu noktada devre dışı.

Peki, nasıl değişeceğiz? 

Diyelim ki sahip olmadığınız/olamayacağınızı düşündüğünüz birşeyi istiyorsunuz

Onu düşündükçe daha çok istiyorsunuz (çok istemek ya da hiç istememek ikisi de çekim gücü yaratır)

Şimdi, kendinize ona sahip olabilmek için kim olmanız gerektiğiniz sorun (değişiklik burda başlıyor)

Sonra seçim yapın ve o kişi olma kararı alın (kendi değerinizi siz belirlersiniz)

Artık, ilk itici gücü başlatacak kaynağa sahipsiniz -hep sizdeydi sadece keşfettiniz-

Bundan sonrası kaynağı nasıl kullandığınıza kalmış.

Ne demiştik kaynak sonsuz, yaşamınıza istediğiniz zenginliği katmak sizin elinizde…

Saba Melike Belkıs Doğar - Mistikalem.com

intouchlife@gmail.com

https://intouchcoaching.wordpress.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ