Yaşar İliksiz tüm yazıları

Yaşar İliksiz

Lady Godiva ve röntgenci Tom

Her ne kadar tecahüli arif yaparak bu tarz maceralardan anlamadığını belirten İsmet Özel, "ne godiva geçer yoldan, ne bir kimse kör olur" dese de yoldan geçen yüzlerce Godiva ve kör olmuş milyonlarca insan görmemek için kör olmak gerek!

Ne Godivalar, Godiva'lığından haberdar, ne de milyonlar kör olduğundan, o ayrı mesele...

10.06.2012 yılında ajansların geçtiği resmi 02.06.2012 tarihinde bir gazetenin son sayfasında, aşağı yukarı "arka sayfa güzeli"nin boy gösterdiği yerde "göğüs göğüse mücadele"başlığıyla görünce Godiva'nın namusunu kurtarmak, röntgenci Tom'lara uyarıda bulunmak gerektiğine karar verdim!

Teşhircilikten tedavi görmeleri gerektiğine inansam da ülkelerinin geneleve dönüştürülmesine tepki gösteren FEMEN'lerin vücutlarını teşhir malzemesi olarak kullananlara sitemdir bu yazı 

(Ara nağme: Kalbini yarıp bakamam sayfa editörünün ama haberi sırf kadının güzelliğini gösterebilmek için kullandığını tahmin edebilirim. O göğüsleri Photoshop'la deforme ederken, deforme olmamış haliyle göremeyen okurlar için de üzülmüş müdür bilmem)

Her ne kadar pek çok meslektaşım ünlü bir çikolota firmasının satın aldığı markadan dolayı, engin bilgi dağarcıklarıyla "tüm bildiklerini" aktarmak suretiyle Godiva'nın kimliği konusunda sizleri, "geniş geniş bilgilendirmiş" olsa da; hem "gözünüzden kaçmış olabilme ihtimali" hem de 27 Temmuz'da başlayacak "2012 Londra Olimpiyatları" vesilesiyle konu hakkında bilgiye ihtiyaç duyacak arkadaşlara yardımcı olmak amacıyla Godiva konusunda biraz ukelalık taslamak geçti içinden.

İşin ironisini bir yana bırakırsak, Ayşe Hür'ün 3 Mayıs 2006'da Radikal'de kaleme aldığı Çıplak Yürüyüş adlı makale dışında konu hakkında medyada bir kilise klasiği olan Chronica Majora'dan aktarma üç beş cümlelik hikaye dışında elle tutulur bilgi bulmanız mümkün değil. Varsa ve gözümden kaçtıysa yazarından peşinen özür dilerim..

(Ara Nağme: Kalemine ve bilgi birikimine her zaman hayranlık duyduğum yazar Cemal Demir kardeşim ile eline geçirdiği her malzemeyi hasımlarına yedirmek için "kaba güç" kullanmaktan çekinmediği için uzak durmayı yeğlediğim dostum Ali Murat Güven'i söz konusu meslektaşlarımdan ayırıyor ve saygıyla selamlıyorum.  )

Kimdir Lady Godiva? Günümüzde nasıl algılanmaktadır? Avrupa'da bizim bir türlü akıl erdiremediğimiz "cıbıl protesto" eylemlerine nasıl ilham kaynağı olmuştur.

Buyurun beraber görelim:

Lady Godiva isminin aslı, eski İngilizce’de Tanrı'nın Hediyesi, Türkçe'deki muadili ‘’Hüdaverdi’’ olan "God gift you"dan doğmuş Godgifu. İngilizcenin Latinleşmesi döneminde ismin okunuşu Godiva’ya evrilmiş.

Lady Godiva, tıpkı bizim Battal Gazi ve Köroğlu gibi gerçek hayatta yaşamış ama zamanla efsanesi, gerçek kişiliğini tarihe gömüp, ortadan kaldırmış bir kahraman. 

Tarihi belgelerden cımbızlanarak ortaya çıkarılabildiği kadarıyla, efsaneye kaynaklık eden Lady Godiva; 1040  ile 1080 yılları arasında Britanya’da 40 yıl yaşamış Anglo Sakson leydisi.

Hasbel kader ölüm tarihinin 1057 olduğu belgelenebilen Mercia Kontu Leofric’in eşi olmuş. Kızların istemediği biriyle evlenmesinin mümkün görünmediği ortamda varlıklı aile kızı Godiva'nın 17 yaşında, kendisinden çok yaşlı bir soylu ile neden evlendirildiği çözülmesi gereken bir muamma. Ama her nasılsa evlilik gerçekleşmiş... Kimi kaynaklara göre Kont Leofric de yardımsever bir insanmış ama görünen o ki "memleketin menfaatleri gereği" zamanla gaddarlaşmış!

Bizim Evliya Çelebi'miz gibi diyar diyar gezerek duyduklarını kaleme alan keşişlerin kilise yıllıklarına yansıyan anlatımlarına göre; Lady Godiva, Coventry halkının, eşinin koyduğu ağır vergiler altında inim inlemesine çok içerler, halkın haline çok acırmış.

Talihsiz kadın, sırf zulüm gören halkına acıdığından kocasına vergi oranlarını düşürmesi için sabah akşam yalvarırmış. Herşeyin altında sınıf çatışması olduğuna inanan bazı araştırmacılar, Lady Godiva'nın hatırı sayılır mal ve mülke sahip olduğu için isyan bayrağı açtığını da iddia ederler... Biz onları iddiaları ile başbaşa bırakıp, efsanemizi sürdürelim.

Mercia Kontu Leofric önceleri sızlanmalarına kayıtsız kalsa da Lady Godiva'nın yılıp usanmadan ricasını tekrarlaması üzerine, tepesi atmış ve ‘’Eğer Coventry sokaklarında çırılçıplak dolaşırsan ve bu kadar acıdığın ahaliden hiç biri sana bakmazsa vergileri indireceğim. Bakalım onlar seni, senin onları sevdiğin kadar seviyor mu?’ demiş.

Sinsice meydan okuma ve görkemli bir inanç sömürüsüdür bu. Çünkü Lady Godiva dindardır ve Hıristiyanlıkta çıplak gezinmek büyük günahtır. Hele de erkeklerin çıplak bir kadına bakması cehenneme kesilen doğrudan bilet anlamına gelmektedir.

Lady Godiva, düşünür, taşınır, ölçer, biçer ve Yaradana sığınıp, meydan okumayı kabul eder. Yani "Halk için soyunurum" der. Kimbilir belki "sanat için soyunurum" sözünün ilham kaynağı da odur!

Velhasıl Lady çırılçıplak, bir kıratın üstüne biner. Kızıl uzun saçlarıyla göğüslerini örter.  Ahaliye evlerine kapanmaları, kapı ve pencerelerini sımsıkı kapatmaları (tabi henüz perde icat edilmediği için penceler panjur ya da kepenklerle kapatılabiliyordu) duyurulur. Lady, uzun saçlarından başka vücudunu örtecek hiçbir şey olmaksızın at üzerinde şehri turlar..

Ve görülür ki halk, Lady Godiva'nın kendileri için yaptığı fedakârlığa saygı duyarak, başını evinden dışarı uzatmaz, pencereden dışarıyı dikizlemez.

Sadece Tom adında bir terzinin nefsine yenilerek kepengine açtığı bir delikten Lady Godiva’yı seyrettiği rivayet olunmaktadır.

Terzi Tom sergilediği şerefsizlikle, popüler kültür tarihine adını "röntgenciliğin piri" olarak yazdırmış. Batılıların ünlü deyimi "Peeping Tom" (röntgenci Tom) da böyle ortaya çıkmış. Gerçi bedelini adli ilahi kendisine ağır ödetmiş. Kimi anlatımlara göre Tom azizeyi çıplak gördüğü anda ölmüş, kimi kaynaklara göre ise kör olmuştur.  

Olaya tarihçi gözüyle bakarsak; Tom mu şerefsizdi, şerefsizin biri mi adamın adını şerefsize çıkardı belli değil! Çünkü Röntgenci Tom, efsanenin tarihi 1200 küsur tarihli ilk versiyonlarında ortada yok. Kendisiyle ancak 17. yüzyılda kaleme alınan versiyonlarda tanışıyoruz. 

Yine tarihçiliğin doğurduğu şüphecilikle bakarsak, bazı kaynaklara göre Godiva'nın saçları Rapunzel gibi vücudunu tamamen kapatacak kadar uzun değil. Kilise Lady'nin namusunu korumak için saçları sonradan uzatmış!

15. yüzyılda kaleme alınan bazı versiyonlara göre ise Kont Leofric, sapığın biridir ve sahip olduğu mükemmel bedeni herkesin görmesini arzulamıştır. Karısını nasıl muma çevirdiği ispat etmek için onu bu yürüşüye mecbur etmiştir. Tabi efsanenin bu varyantına göre, Coventry esnafı Lady'nin çıplak vücudunu doya doya seyretmiştir ve muhtemelen "ah ulan ah, armudun iyisini kontlar yer" mealinde İngilizce deyimler sıralamıştır.

Öte yandan zamanla Lady'nin çıplak yürümediğini, "çıplaklık"tan kastın dünyevi nimetlerden soyutlanmak olduğunu savunan muhafazakar yorumlar da ortaya çıkmıştır. İnançlı bir Hıristiyan için "Azize" ilan edilen Lady'nin anadan üryan sokaklarda gezinmesi bırakın tahammülü, kabul edilebilir bir durum değildir. Latince kökenli soyma, soyulma kelimelerinin İngilizce'de yanlış algılanmasından kaynaklanan, bir hal söz konusudur.

Cahili olduğum bu faslı, kapağına bile ellemeksizin Sevan Nişanyan ve Cengiz Özakıncı'ya havale ediyorum. Ancak 1998 Dünya Kupası sırasında, ünlü futbol spikeri Andy Gray'ın defansın ileri çıkarak yapayalnız bıraktığı kaleci için kullandığı "Lady Godiva bile ondan daha fazla örtünmüştü’’ esprisinin bu konuyla bağlantılı olabileceğini düşünüyorum...

Öyle ya da böyle Lady Godiva yürüyüşünü tamamlamış ve Kont da vergileri kaldırmak suretiyle mert adamlığını kanıtlamıştır.

İnançlı Hıristiyanlar Lady Godiva'nın azizeliğinden şüphe duymuyor ve efsanenin odağından saptırılmasından rahatsız.

Çıplaklık içermesinden dolayı cinsel dürtülerin ister istemez devreye gireceğine iman eden Freudçu bakış açısına göre; gözetlenen, kadın/pasif/sergileyen/utanan, gözetleyen ise, erkek/aktif/seyreden/cezalandırılandır ve bu olay bilinçaltında yatan dürtülerden kaynaklanmaktadır.  Doğal olarak Röntgenci Tom'a verilen ceza da Oedipus efsanesinde olduğu gibi hadımlaştırmayı sembolize etmektedir!

Olayın bilimsel magazin kısmını bir yana atıp, gerçekten bilimsel yansımalarını görelim:

Bu efsaneden mülhem psikolojide exhibitionism (teşhircilik) hastalığına, ‘’apodysophilia’’ yanı sıra Lady Godiva Sendromu da deniyor.

Batıda sık sık gündeme gelen çıplak protestoların kökeninde Lady Godiva'nın "fedakarlığının" yattığını inkar edilemez.

Batıda siyasal ve sosyal eşitsizlikleri çıplaklıkla protesto eden gruplar Lady Godiva’ya göndermede bulunur ve adaletsizliğe isyanını vurgular. 

Protestocular ne kadar azize ruhludur, ne kadar teşhircilik hastasıdır tartışılır ama onların neden soyunarak protestoyu tercih ettiği genellikle medyada hiç yer bulmaz! Medya için önemli olan teşhir edilecek vücutların nasıl daha estetik ve yayınlanabilir güzellikle görüntülenebileceğidir! 

Eskiden meme uçları ve avret mahalli için siyah bantlar kullanılırdı. Photoshop çıktı siyah bantlar tarihe karıştı.

Orta İngiltere’nin batısında yer alan ve ülkenin 9. büyük şehri olan Coventry haklı, medyanın yaklaşımlarını umursamaksızın hâlâ Lady Godiva’yı hayırla anar.

1678 yılından beri düzenlenen festivalle her sene Lady Godiva Yürüyüşü yapılır. Öyle ki bu festival bölge için Paskalya'dan sonra en önemli ikinci dinsel bayrama dönüşür zamanla.

Bazen 1854 yılında olduğunda gibi kendilerini "çağdaş Godiva" ilan eden bazı meslek erbaplarının yürüyüşe gölge düşürdüğü görülüyor. Çırılçıplak bir kadının, pandomim yaparak şehri boydan boya gezmesi dindar ahaliyi isyan ettirir.  Dindarlara tepki için şehrin bütün fahişeleri çırıl çıplak yürümeye yeltenince de Piskopos isyan eder.. Yaşanan gerilimler sonrası festival sekiz sene kesintiye uğrar...

1974 yılında ise Lady Godiva, at yerine motosiklet üstünde boy gösterince "gericiler" yeniden ayaklanmış! Vs. Vs.

Lady Godiva 2012 Londra Olimpiyatlarına da damga vurdu. Bisiskletçilerler yaklaşık bir yıl, harıl harıl ‘’Godiva Awakes" (Godiva’nın uyanışı) adlı gösteriye hazırlandı. Zamane atları olarak görüldüğünden olacak 50 bisikletlinin gücüyle hareket edecek 10 metre yüksekliğindeki Lady Godiva heykeli Covnetry’den Londra’ya yüzbinlerce kişinin katılması beklenen yolculukla  getirildi.

Bu proje ile ilgili detayları http://www.youtube.com/watch?v=6djV9_Qfh0I adresindeki videodan inceleyebilirsiniz...

Konuyu bağlantısını kavramayamadığım ilginç bir olguyla noktalayalım: 

Dünya çapında pek çok mühendislik fakültesi, özellikle de askeri mühendislik kurumları kendilerine maskot olarak Lady Godiva’yı seçiyor. Lady Godiva'nın batıda, ‘’Mühendislerin Leydisi’’ olarak görüldüğü aşikar. İngiltere’deki mühendislik fakültelerinde başlayan eğilimin zamanla, Kanada ve ABD’deki fakülteleri etkilediği dikkat çekiyor. Ama nasıl bir bağlantı kurulduğunana dair, işin içyüzünü çözecek bilgi kırıntısı bile bulamadığını itiraf edeyim.

Şu günlerde Lady Gaga'nın gölgesinde kalsa da Lady Godiva Batıda pek çok kraliçeden, prensesten ve halk kahramanından daha ünlü. Kimine göre azize, kimine göre teşhirci de olsa ününden bir şey kaybetmiyor.

Festivaller dışında Lady Godiva'nın adı bir göktaşına verilmiş, onu konu alan 4 film çevrilmiştir. Pek çok heykeli dikilmiş, onu tasvir eden objeleri üretilmiş pek çok şarkıda yer almıştır. Hatta dünyaca ünlü çikolata markası olmuş ve onu satın alan Türk Şirketi vasıtası ile İsmet Özel'in mısrasındaki kadının kim olduğunu Türk halkı öğrenme şansı bulmuştur!

Lady Godiva, içi ne kadar boşaltılırsa boşaltılsın, başkaldırının ve fedakarlığın simgesi olarak dünya durdukça yaşayacak efsanedir.

Lady Godiva'nın yoldan çıplak geçip geçmediği değildir mesele o yoldan geçerken ona bakmayacak idareye sahip olmaktır...

Lady Gaga'ya bakma konusunda sizi vicdanınızla başbaşa bırakırım ama Layd Godiva'ya bakan şerefsiz Tom'dur benim gözümde!

(Not: Yazının orijinal hali 2012 yılında haber7 sitesinde yayınlanmıştır)

Yaşar İliksiz - Mistikalem.com

yasar@yasariliksiz.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ