Saba Melike Belkis Doğar tüm yazıları

Vizyon Tasarımı Danışmanı, Yaşam Enerjisi Rehberi

Kendinize sorun, mutlu musunuz?

Şimdi

Bir süredir Dr. Luba Moiseva ile çalışıyorum. Bahsettiğim bazı arkadaşlarım “ne çalışıyorsunuz?” diye soruyorlar. Açıkçası ben de tam olarak bilmiyorum. Hayatımda ilk defa çok da fazla sorgulamadan güvendim.

İçimdeki çocukla, ailemin duygularıyla ve unutulmuş enerjilerle tanışıyorum. Yeri geldiğinde sevgi verip yeri geldiğinde affediyorum. Anlayıp kabul ediyorum. Kendime, kendimi “gerçekten” seven gözlerle bakıyorum. Duyguların hissedildiğini, “ben”im ne olaylar ne de duygular olmadığımı görüyorum. Bazen ağırlaşıp bazen hafifliyorum. Pek de kolay olmadığını söylemeliyim. Bu hafta biraz isyankardım! 

Bu akşam özel bir yeni ay var, astrologlar gökyüzündeki kavuşumun ve yeni ay’ın anlamını açıklıyorlar. Eğer istersek bu kavuşum “kendimiz ve başkalarını” gerçek halleriyle görebilmek için bize kapı açacak…

Ben de, niyetiniz olsun olmasın, gezegenlerin enerjilerine inanın inanmayın, zihninizi durdurup sizi kendinize yönlendirecek minik bir egzersiz vermek istedim….

Şimdi, bir kağıt kalem alın elinize. Ve yazın. Şu an…

Ne duyuyorsunuz?

Ne görüyorsunuz?

Ne tadı alıyorsunuz?

Ne kokluyorsunuz?

Neye dokunuyorsunuz?

Sadece hissettiklerinizi yazın!

Uzun uzun yazın. Ama dikkat edin, eğer yorumlar ve açıklamalar giriyorsa araya, zihniniz konuşuyor demektir. Luba’nın deyimiyle “sürekli eleştiren anne gibi”. Ona sessiz kalmasını söyleyin ve devam edin…

Egzersizi yazmadan yaparsanız birbiri ardına düşünceler ortaya çıkacaktır. Her düşünceyi yakaladığınızda bilinçli olarak hislere yönelin. Bir düşünceden sonra diğerinin ne zaman ortaya çıktığına bakın, gözlemlerken yaşadığınız bu boşluğu fark ettiğiniz her an o “an”dasınız demektir. Gözlemci sıfatıyla!

“An”da kalmak, “şimdi”de olmak, aktif bir zihinle olmuyor. Sadece hislere dönmek gerekli. Hislere döndüğümüzde zihnimizin kontrolümüz dışında emirler vermesini engellemiş oluruz ve öz benliğimiz rahatlar. Dengede oluruz ve daha sevgi dolu, sağlıklı olmak için yer açarız. Geçmişi değerlendiren ve geleceği planlayan zihnimizle eşsiziz. Ama aynı zihnimiz en büyük ızdıraplarımızın da sebebi. Geçmiş ve gelecek arasında şimdi’yi fark etmeden yaşamamıza neden. Herhangi bir negatif düşüncenin esirindeki zihinden ise sağlıklı bir karar beklemek imkansız. Denklem bu kadar kolay: seçimlerinle bu “an”ı yani şimdiyi keyifli ve mutlu yap, “an”ın tadını çıkaran “ben” olarak dengede ol ve yarını bu denge ile inşa et!

Ben bu egzersizi her yaptığımda en son “ne hisediyorum” diye sordum ve yanıt hep “mutlu ve meraklı” oldu. Sevdiğiniz birşey yapıyorsanız yanıt mutlaka size keyif verecektir. Eğer yapmıyorsanız da bunu fark edip değiştirmek sizin elinizde. Unutmayın, yaşam “an”lardan oluşuyor.

Çok uzun yıllar önce bir akşam üzeri Taksim meydanında üniversitedeki bir hocama rastlamıştım, mezuniyetimden beri hiç görmemiştim hocamı.  Merhabalaştıktan sonraki ilk sorusu “mutlu musun?” oldu! O kadar tuhaf gelmişti ki bu soru, konuşmanın devamını hiç hatırlamama rağmen bu soruyu hiç unutmadım. Bu hafta Luba’nın bana gönderdiği bir mesaj diyordu ki “önce kendine sor: mutlu muyum?”

Şimdi, kendinize sorun, mutlu musunuz?

Saba Melike Belkıs Doğar - Mistikalem.com

intouchlife@gmail.com

https://intouchcoaching.wordpress.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ