Saba Melike Belkis Doğar tüm yazıları

Vizyon Tasarımı Danışmanı, Yaşam Enerjisi Rehberi

İsteklerimize ulaşmak için …

İstiyorum…İstemiyorum… İstiyorum…

“Ne düşünüyorsak o oluruz… Yaşamınızın değişmesini istiyorsanız önce düşüncelerinizi düzenleyin.” demiştim. Bazılarınız bunu sordu.

Sadece genel anlamda toplum, dünya meseleleri, felsefe, siyaset, ekonomik kriz ya da  iş güç hakkında ne düşünüyorsunuz demek istemiyorum. Düşünceler, doğduğunuz andan itibaren bugüne kadar zihninizden geçen ve orda kalanlar… Sizi siz yapanlar.

Oldum olası Türk filmlerini severim hatta bazı arkadaşlarım televizyonda dizi seyrediyorum deyince bana sorgulayan gözlerle bakarlar. Para konusunu çalışırken ben de döndüm kendi “para düşüncelerime” göz attım. Neredeyse bir hafta kendi yaşam koçumla bu konuya odaklandıktan sonra gecenin biri televizyonda rastladığım bir Türk filmi evreka dedirtti. Kodlarımın (kodlar dediğim sabitleşmiş düşünceler, bazıları gizli olabilir ve hemen fark etmeyiz; açık bir düşüncem maneviyat maddiyatttan üstündüriken gizli bir düşüncem paranın sorumluluğu yorar diyordu) oldukça büyük bir yüzdesi filmde yansıtılan gerçekliğe uyuyordu. Çocukluğumun sevimli masum Türk filmleri bende bir yaşam gerçekliği yaratmıştı, hem de ben fark etmeden! Bunu keşfetmenin keyfiyle her bir kodlamanın üzerine çalışmaya başladım ve şimdi bugünkü isteklerimle uyuşmayanları değiştiriyorum.

Bu noktada tekrar “Ben kimim?” sorusuna döneceğim. Bugüne gelinceye kadar “ben” yaşamdan birçok bilgi aldım ve deneyim yaşadım “bugünkü ben” oluştu, bu devam edecek ve “yarınki ben”ler oluşacak. Peki, istediğim kişi olmak ve istediğim hayatı yaşamak için kendimi nasıl şekillendirdim. Bilgilerin bazıları kalıcı yer tuttu ve farkına varmadım -vardıklarımı da gururla etrafa söyleyerek muhtemelen övüyorumdur- bazıları ise kalmalarını istediğim halde geçip gittiler. Eğer olmasını istediğiniz bir gerçeklik yaşamınızda kalmıyorsa bilin ki çatışan bir bilgi zihninizde bir yerlerde çalışma halindedir.

“Ben kimim?” sorusunun belki de en güzel yanıtı sahip olduklarınıza bakmaktan geçiyor. Nerde yaşıyorsunuz, nasıl bir iş yapıyorsunuz, arkadaşlarınız, ilgi alanlarınız hepsi sizin seçimleriniz, istemedikleriniz bile!

Bulmaca çözmeyi sevenler için en eğlenceli taraf işte burda başlıyor! İstemedikleriniz bile… Yaşam Ağı tek bir soru ve yanıtla çalışmıyor, bize kombinasyonlar getiriyor yani aynı anda farklı açılardan nerde olduğunuzu gözlemleyebilmeniz gerek. Aslında yaşamımızın büyük bir bölümünü isteklerimiz değil korkularımız, endişelerimiz yani istemediklerimiz oluşturuyor. Aynı zamanda bizler kelimeler üzerine inşa ettiğimizi düşündüğümüz bir gerçeklikte aslında imgelerle var olduğumuzu da unuttuk. Beynimiz görsellerle çalışıyor. Bir şeyler olsun diye dua ediyoruz, ballandıra ballandıra tanıdıklara anlatıyoruz ama bu kelimelerde kalırsa ve zihninizde bir görsele dönüşmezse -hele bi de ne olmaması gerektiğini tanımlıyorsanız- hiçbir zaman olmayacak. Siz o güzel kelimeleri söylerken zihniniz olmaması durumunu harikulade resmediyorsa bilin ki gerçekleşecek olan o resimdir.

Diyelim ki yeni bir iş istiyorum, harika! İş olanakları var önümde peki yeni işimde bir günümü hayal edebiliyor muyum? Eğer önceki deneyimlerimden çok çalışmak, zor kazanmak gibi kodlamalarım varsa büyük ihtimalle bu yeni işim de aynı özellikte olacak. Resme bir bakalım… Sabah 9’da ofise geliyorum, mailler birikmiş, toplantı trafiği sıkışmış, benden sürekli birşeyler talep eden insanlar ve hatta uyuşamadığım bir yönetim… Yok, yeni iş istedim ama istediğim bu değildi! Eğer keyifle çalışmak ve çok kazanmak istiyorsam bu kodlamaları yenileriyle değiştirmeliyim. Şimdiki resim… Sabah 10’da keyifle işe geliyorum, kahvenin kokusu ortamı lezzetlendirmiş, hoş bir “güne başlama” sohbetinin ardından günlük programa göz atıyorum, mükemmel!.. bir kaç mail yazıp bir iş arkadaşımla hoş bir öğle yemeğinin ardından bir eğitim programına katılacağım. Hafta içinde yapacağım bir sunumun ön hazırlıkları için araştırma yapıp akşam programında ailemle birlikte olmak üzere ofisten ayrılacağım… Hmm, yazarken bile enerjim yükseldi yüzümde bir gülümseme belirdi.

İsteklerimize ulaşmak için önce ne istediğimizi bilmek, kim olmak istediğimizde netleşmek gerekli. İster iş, ister ilişki isterse sağlık ya da hayatınızdan herhangi bir konu olsun. Dünkü siz hala olmak istediğiniz kişi değilseniz değiştirin. Mesela bir “dünlük” tutmaya başlayın…  Önce netleşin ve kendinizi gözlemleyin, notlar alın, satır aralarını okuyun, yol haritanızı çıkarın ki üzerinde çalışabilesiniz. Endişeleriniz, yerleşik çatışan düşünceleriniz engellerinizdir. Hayatınızda eleştirdiğiniz her şey aslında sizden bir parça yansıtıyordur. İsteğinize sıkı sıkı sarılın ama bu engellerden kurtulmaya çalışarak vakit harcamayın, düşüncenizde artık var olmazlarsa sizin için engel de kalmayacak!

Çok sevdiğim bir masal var… bir zamanlar bir ülkeyi çook uzun yıllar her türlü felakete sürükleyen bir cadı varmış, cadıdan bir türlü kurtulamayan ülke halkı, neredeyse her şeylerini kaybettikten sonra çaresizlikle, belki de kaybedecek bir şeylerinin kalmamasının da cesaretiyle, cadıya bundan sonra ne yapabilirsin ki diyerek arkalarını döner ve uzaklaşırlar… artık gözlerinin önünde ve zihinlerinde onlar için var olmayancadı gerçekten de bir anda yok olur.

İstekleriniz yaratmak ve yok etmek bu kadar kolay olabilir.

Saba Melike Belkıs Doğar - Mistikalem.com

intouchlife@gmail.com

https://intouchcoaching.wordpress.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ