Haftanın Hutbesi tüm yazıları

hutbe

Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet

 

“Lâ   İlâhe   İllallah”   diyerek   kelime-­i   tevhidi   samimi   bir   şekilde   gönlüyle   tasdik,   diliyle   ikrar   eden   ve   tevhid   inancını   benimseyen  muvahhid  kardeşlerim!    

Rab  olarak  Yüce  Allah’ı,  din  olarak  İslam’ı,  Peygamber   olarak  Muhammed  Mustafa’yı,  Kitap  olarak  Kur’an-­ı  Kerim’i   kabul  eden  bahtiyar  müminler!  

Allah’ın  lütfu  ile  kardeş  olan,  kardeşliklerini  bu  mabette   yan   yana   saf   tutarak,   aynı   duygu   ve   gayeleri   paylaşarak   pekiştiren  kıymetli  kardeşlerim!  Cumanız  mübarek  olsun.          

Okuduğum   âyet-­i   kerimede   Yüce   Rabbimiz   şöyle   buyuruyor:  “Rabbiniz  Allah’tır.  O’ndan  başka  ilâh  yoktur.   O,   her   şeyin   yaratıcısıdır.   Öyle   ise   O’na   kulluk   edin.   Güvenilip  dayanılacak  tek  varlık  O’dur .”1  

Okuduğum   hadis-­i   şerifte   ise   Peygamberimiz   (s.a.s)   şöyle   buyuruyor:   “İnsanlar,   Âdem'in   çocuklarıdır.   Âdem   de  topraktan  yaratılmıştır.”2  

Kardeşlerim!  

Peygamberimizin   dünyayı   teşriflerinin   yıldönümü  olan  yeni  bir  Kutlu  Doğum  Haftasına  daha  girmiş   bulunuyoruz.   Bu   hafta   içerisinde,   Peygamberimizi   anmak   ve   onun   mesajlarını   anlamak   amacıyla   çeşitli   etkinlikler   düzenlenmektedir.  Diyanet  İşleri  Başkanlığımız,  bu  sene  yüce   dinimizin   tevhid   inancı   ve   vahdet   anlayışına   dikkat   çekmek   ve   bu   konuda   bir   bilinç   oluşturmak   amacıyla   Kutlu   Doğum   Haftası’nda   “Hz.   Peygamber,   Tevhid   ve   Vahdet”   temasını   gündeme  taşıyacaktır.    

“İnsanlığı   diriltmek,   insanlığı   yaşatmak   ve   insanlığı   yüceltmek  için  gelin  birlik  olalım!”  çağrısıyla  Peygamberimiz   (s.a.s)’in   ortaya   koyduğu   örneklik   çerçevesinde,   tevhid   ve   vahdet   konusu   bütün   yönleriyle   ele   alınacaktır.   İnsanlığın   topyekûn  sıkıntılı  süreçlerden  geçtiği  şu  günlerde,  parçalanan   zihinlerin,   yaralanan   gönüllerin   tamirine   katkı   sağlanacaktır.   Bu   vesileyle   Kutlu   Doğum   Haftanızı   tebrik   ediyorum.   Bu   haftanın   hepimiz   için   hayırlara   vesile   olmasını   Yüce   Rabbimizden  diliyorum.    

Aziz  Müminler!  

Tevhid,   Yüce   Rabbimizin   varlığını   ve   birliğini   gönülden  tasdik  etmek  ve  O’na  hiçbir  şeyi  ortak  koşmamaktır.   İnsanın   yaratılış   gaye   ve   hikmeti   tevhide   dayanır.   Bütün   peygamberler,  tevhid  inancını  yeryüzünde  yaymak  ve  egemen   kılmak   üzere   gönderilmiştir.   Onlar   bu   uğurda   çetin   mücadeleler   vermişler,   ağır   imtihanlara   tabi   tutulmuşlardır.   Tevhid  inancının  son  elçisi  olarak  Yüce  Rabbimiz,  Efendimiz   (s.a.s)’i   görevlendirmiştir.   Âlemlere   rahmet   Peygamberimiz,   Allah’ın   varlığını   ve   birliğini   tüm   insanlığa   yeniden   tebliğ   etmiştir.  Yalnızca  Allah’a  kul  olmaya  ve  insanca  bir  yaşayışa   çağırmıştır.   Rahmet   peygamberi,     kısa   bir   sürede   şirk   toplumundan  bir  olan  Allah’a  iman  eden  muvahhit  bir  toplum

geçen   gün   yayılmıştır.   Öyle   ki   bu   meşale   ile   karanlıklar,   aydınlığa;;  zulüm,  adalete;;  kin  ve  nefret,  şefkat  ve  merhamete   dönüşmüştür.    

Kardeşlerim!  

Efendimiz   (s.a.s),   sadece   tevhid   inancını   değil,   beraberinde  vahdet  anlayışını  da  getirmiştir.  Bu  anlayış,  Ensar   ve   Muhacir   arasında   zirveye   çıkan   kardeş   olma,   birlik   olma,   bütün   olmaya   dair   en   nadide   örnekleri   insanlığa   takdim   etmiştir.   Efendimizin   vahdet   anlayışı   ile   dilleri,   renkleri,   ırkları   farklı   ama   inançları,   gayeleri,   gönülleri   aynı   “birler”   “bin”,  “binler”  “bir”  olmuştur.    

Aziz  Müminler!  

Tevhid,   sadece   bir   inanç   ve   düşünce   sistemi   değildir,   aynı   zamanda   bir   hayat   tarzı   ve   yaşama   biçimidir.   Tevhid   inancının   bireysel   hayattaki   tezahürü,   bu   inancın   gerektirdiği   şekilde  yaşamaktır.  Rabbimize,  kendimize,  çevremize,  kâinata   karşı  sorumluluğumuzun  bilincinde  olmaktır.    

Tevhid   inancının   toplumsal   hayattaki   karşılığı   ise   vahdettir.   V ahdet;;   kardeşlik,   dostluk,   sevgi,   saygı,   yardımlaşma,   dayanışma   ve   paylaşmadır.   Birlikte   yaşama   şuuruna   sahip   olmaktır,   ortak   değerler   etrafında   kenetlenmektir,  ortak  ideallere  yönelmektir.  Vahdet,  tevhidin   sancağı   altında   toplanmaktır,   Allah   yolunda   her   türlü   çıkarı   bir   kenara   bırakmaktır.   Varlığımızı,   yokluğumuzu,   acılarımızı,  sevinçlerimizi,  dualarımızı  ortak  kılmaktır  vahdet.   Müslüman   kanının   dökülmesini,   Müslümanların   bölünüp   parçalanmasını  engellemek  için  var  gücümüzle  çalışmaktır.    

V ahdet,   İslam   ümmetinin   inşa   ettiği   mümtaz   medeniyetlerin,   bu   medeniyetlerin   ortaya   koyduğu   büyük   tecrübelerin   farkında   olmaktır.   Unutulmamalıdır   ki   yeryüzündeki   bütün   muhtaçlara,   bütün   mazlumlara,   bütün   insanlığa   huzur   ve   saadet   getirecek   yegâne   çözüm   İslam’dadır,   imandadır,   İslam’ın   tevhid   ve   vahdet   anlayışındadır.   Ancak   bunun   için   bizim   tevhid   ve   vahdeti   iyi   ve  doğru  bir  şekilde  idrak  etmemiz  gerekmektedir.      

Kıymetli  Kardeşlerim!  

Özelde   Müslümanların,   genelde   ise   bütün   insanlığın   tarihin   en   buhranlı   günlerini   geçirdiği   şu   süreçte   bizlere   büyük   görevler   düşmektedir.   Küfrün   karşısında   tek   ses,   zalimin   karşısında   yekvücut   olmak   biz   Müslümanların   en   önemli   görevlerindendir.   Ancak   bunu   başarabilmemiz,   her   şeyden   önce   birbirimizin   mezhebini,   meşrebini,   ırkını,   dilini,   coğrafyasını   ve   ideolojisini   değil,   İslam’ın   tevhid   ve   vahdet   anlayışını  esas  almakla  mümkündür.  Birliğe,  dirliğe  ve  huzura   giden   yol   da;;   dostu   düşmanı   tanımanın   yolu   da;;   başkalarının   değil,   ümmetin   yüzünü   güldürmenin   yolu   da   buradan   geçmektedir.  

Kardeşlerim!  

Kutlu   doğumunu   idrak   edeceğimiz   Peygamberimiz (s.a.s.)’in   getirdiği tevhid   dininin   ve   rahmet   yüklü   evrensel mesajların;;   başta   ülkemiz   olmak   üzere   bütün   Müslümanların  vahdetine,   birliğine,   dirliğine   ve   huzuruna   vesile   olmasını Yüce   Rabbimizden   niyaz   ediyorum.  

İnsanlığın,   merhamet    dini   İslam’ın   rahmet   ve   adaletinden   hiçbir   zaman   nasipsiz  kalmamasını,   Kutlu   Doğum   Haftasının, toplumumuzda Peygamberimize   duyulan   sevgi   ve   bağlılığın perçinleşmesine  vesile olmasını  diliyorum.       

1  En’âm,  6/102.  

2  Tirmizî,  Menâkıb,  74.  

Hazırlayan:  Din  Hizmetleri  Genel  Müdürlüğü   

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ