Hırvat kadınların asırlık dövme geleneği

Bosna Hersek'teki Hırvat kadınların asırlardır sürdürdüğü dövme geleneği, az sayıda mirasçısıyla adeta zamana direniyor.

Hırvat kadınların asırlık dövme geleneği
İlginizi çekebilir

Asırlar önce Bosna Hersek ve diğer bölge ülkelerinde yaşayan Hırvat kadınların başlattığı dövme geleneği, bu geleneği yaşatmaya çalışan son nesille yok olmakla karşı karşıya.

Osmanlı'nın Bosna Hersek'teki hakimiyeti boyunca da devam ettirilen bu gelenek, bazı kesimlerce "cariye olarak saraya götürülmekten korunmak için başlatılan bir uygulama" olarak görülse de tarihçiler geleneğin aslında çok daha eskiye dayandığını belirtiyor.

Geleneğe göre, yakılan ateşin küllerinden hazırlanan karışım, süpürge ucuyla vücuda çizilen motif üzerine iğneyle enjekte ediliyordu.

"Katolik kadınları mensup oldukları dini belirtmek için böyle bir yola başvuruyordu"

Haç sembolü şeklindeki dövmeler, henüz çocuk yaşta olan Hırvat kızlarının ellerine ve kollarına Aziz Yusuf Günü'nden birkaç gün önce yapılıyor, ardından her yıl yine bu günde, kızlar 13 yaşına gelene dek başka anlamlar taşıyan figürler ya da kızların isimleri ellerine ve kollarına işleniyordu.

Bugün dövme geleneğinin son mirasçılarından olan Kakanj şehrinin Catici köyü sakinlerinden 71 yaşındaki Mara Bojic, henüz 9 yaşındayken ilk dövmesini yaptırdığını anlatarak dövme yapım aşamasının zor ve acı verici olduğunu ifade etti.

Dövmeleri o dönemde sadece cesur olan kız çocuklarının yaptırdığını söyleyen Bojic, Katolik kadınların mensup oldukları dini belirtmek için böyle bir yola başvurduğunu kaydetti.

Bojic, ülkedeki diğer dinlere mensup kişilerin bu dövmeleri yapmadığına işaret ederek "Mesela, Müslüman kadınlar da ellerine, ayaklarına kına yakarlardı. Onların kendi dinlerine aidiyetlerini gösterme tarzları da o şekildeydi." diye konuştu.

"Bir kültürün sembolü"

Bojic, Bosna Kraliçesi Katarina döneminde de bu tarz dövmeler yapıldığına dikkati çekti.

Dövmelerin Osmanlılardan korunmak ve saraya cariye olarak götürülmemek için yapılmaya başlandığı tezine karşı olduğunu belirten Bojiç, "Eskiden de Türklerle aramız iyiydi. Kimi kimden koruyoruz ki? Bence bu, bir kalkandan çok, bir kültürün sembolü ve biz Katoliklerin kültürel mirasıdır." dedi.

Bojic, "Biz öldükten sonra birilerinin bu geleneği devam ettireceğini düşünmüyorum. Kelebek veya çiçek dövmesi yaparlar ama geleneksel dövmelerimizi yapmazlar." ifadelerini kullandı.

Emre Baştuğ, Sanela Crnovrsanin - AA

Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ