Yaşar İliksiz tüm yazıları

Yaşar İliksiz

Hiç yaşanmamış gibi!

Arkeoloji; insanlığın gözden kaybolmuş, gün yüzüne hasret kalmış geçmişini araştıran bilim dalı.

Geçmişi hiç masum değil. Sicili kabarık.

İlk çağların mezar hırsızları ilk arkeologlardır diyebiliriz. Ancak arkeolojinin bilim kisvesiyle ortaya çıktığı yıllardaki, "arkeolog"ların sicilleri; ilk çağ mezar hırsızlarından daha kirli.

Savaşların gölgesinde arkeolojik kazı yapan, sözde bilim adamlarının en masum suçları casusluktu. Tarihi eser kaçakçılığından, etnik bölücüğe kadar emperyalizme hizmet eden sözde arkeogların Osmanlı Devleti dahil, ülkelerin parçalanmasını nasıl sağladıklarını artık kimse reddetmiyor.

Daha da kötüsü; yağmacı arkeologların keşfettiği bulgular, yıllarca, yine emperyalimin hedeflerine hizmet edecek şekilde yorumlandı ve kurgulandı... Kurgulanmış tarih verileri, siyasal ve ideolojik manipülasyonlar için kullanıldı.

Bütün olumsuzluklara rağmen arkeoloji, zamanla gerçekten bilimleşmeyi başardı. Teknolojik denetim imkanlarının artmasının bunda rolü yadsınamaz. Fakat artık bulgular, bundan 40-50 sene öncesine göre daha şeffaf ve kontrol edilebilir şekilde denetlenebiliyor ve açıklanıyor.

Her ne kadar arkeologlar arasında hala 'gizli ajandalı' isimler bulunsa da emperyalizm artık manipülasyonlar için daha ziyade antroplojiyi kullanmayı tercih ediyor. Toplum mühendisliği artık antropologlar tarafından yapıldığı için  arkeolojik alan eskisi kadar kirli değil.

Ardarda yapılan arkeolojik kazılar gösteriyor ki arkeolojik bulguların ideolojik yorumlarının tersine; insanoğlunun zekası, ne kadar geriye giderseniz gidin, bugünkünden farklı değildi. Ama insanlık her çağda ciddi hafıza sorunları yaşıyordu.

İnsanoğlu, bunca teknolojik keşif ve kayıt imkanlarına rağmen; hâlâ deneyimlerini 3. kuşaklara aktarmakta zorlanıyor. Onları daha önce düşülen hatalara düşmekten koruyamıyor... Ve doğal olarak her 3 kuşakta bir hafıza kaybı derinleşerek, senaryo yeniden yazılıyor...

"İnsanoğlu nisyan ile malüldür" diyerek bu hali de hayra yoranlar var. Lakin unutkanlığın hayrı kadar zararı da var.

Kan, gözyaşı, yağma, talan, sömürü, manipülasyon...  Hafıza aktarım arızasından dolayı insanlık, benzer amaç ve oyunlarla hemen her asırda büyük acılar yaşıyor...

Velhasıl, tarihti vakalar; hiç yaşanmamış gibi, tekrar, tekrar yeniden yaşanıyor.

Ne diyordu merhum Akif, hatırlayalım:

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
"Tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Yaşar İliksiz - Mistikalem.com

 

yasar@yasariliksiz.com

@yasariliksiz

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ