Herakles Sütunları neredeydi?

Atlantis, tüm zamanların en büyüleyici efsanelerden. Kayıp kıta Atlantis bugünün Sardinya adası olabilir mi? Herakles Sütunları’nın gerçek yeri tespit edilirse bu sorunun yanıtına ulaşmak mümkün.

Herakles Sütunları neredeydi?
İlginizi çekebilir

Platon, konuşmalarında, Atlantis’in yerini şöyle anlatıyor: “Okyanus için gemilerin geçebileceği bir zaman vardı; ağzın ya da siz Yunanların söylediği gibi ‘Herakles’in Sütunları’ karşısında, Libya ve Asya'nın birleşiminden daha büyük bir ada bulunmaktadır, buradan diğer adalar üzerinden karşı kıtaya rahatça ulaşılabilirdi.” Peki ya Herakles’in Sütunları aslında Cebelitarık’ta değil de Tunus Boğazı’nda (Canale di Sicilia) yer almışsa?

Gazeteci Sergio Frau, uzun yıllar süren araştırmasına bu sorudan başlamıştı. Frau’nun tezine göre efsanevi Atlantis aslında Sardinya. ‘Herakles’in Sütunları’ kitabının yazarı Sergio Frau, tezini Sputnik’e anlattı…

Araştırmalarınıza göre, Platon’un anlattığı Atlantis Sardinya’ymış. Tezinizi anlatır mısınız? Platon aslında Atlantis’i, var olmayan bir adayı değil, Yunan medeniyetinin yükselişinin başladığı Atlas’ın adasını anlatıyor. Atlas’ın Kafkas Dağı’nda kardeşi vardı, adı Prometheus. Yani kardeşlerden biri doğuda dağlarda, diğeri batıda deniz ortasında yaşıyordu.

‘SARDİNYA ÇOK MUTLU BİR ADAYDI’

Kitabım Herakles’in Sütunları’nı anlatıyor. Olası lokasyonlarından birinin Cebelitarık Boğazı önünde Sicilya Boğazı olduğunu tespit ettim. Platon’un konuşmalarına dayanırsak, Sicilya Boğazı çıkışında göreceğimiz ilk yer Sardinya olur. Platon, “Boğazın öbür tarafında, Herakles’in Sütunları adıyla bilinen devasa bir ada vardı, bu adadan diğer adalara geçilebilirdi” demişti. Sardinya, birkaç binyıl boyunca, milattan önce 4 bininci yıldan düşüşüne kadar en zengin adaydı. En mutlu adaydı, ‘kara altın’ veya ‘kalkın gümüş’ olarak anılan obsidiyenden bir dağ vardı orda. Milattan önce 2 bininci yılda 20 bin kule inşa edilmişti, çevresinde eski taş müstahkem konutlar olan ‘nuraglar’ vardı. Sardinya’ya bakarsak ne anlam çıkarabiliriz? Tezin doğrulanması benim için çok önemli. Platon’a göre Zeus, adanın kibirli sakinlerini cezalandırmak istedi ve üzerlerine büyük sel gönderdi. Homeros ise İthaka’ya kadar Odisseas’a eşlik eden ve bu yüzden Poseidon’un gazabına uğrayan Phaiakları anlatır. Poseidon, Phaiakların adasına tsunami gönderip şehirlerini ‘devasa dağın altına’ gömerek onları cezalandırır.

SARDİNYA'YA FARKLI AÇILARDAN BAKMAK

Bu anlatımlardan sonra Sardinya’ya farklı açıdan bakmaya başladım. Tsunaminin geçebileceği yerlerde çok sayıda gömülü ‘nuragların’ olduğunu fark ettim. Ve Sardinya’nın yükselmeye başladığı yerlerde, Korsika’ya kadar böyle bir şeye rastlayamayız. Bunu belgelere dökmeye karar verdim, çünkü benden önce bunu kimse yapmadı. Araştırmanız birçok bilim insanına ilham oldu ve toplumu harekete geçirdi. Ama bazı uzmanlar bu tezi reddediyor. Şüphecilere ne demek istersiniz? Sardinya’nın tarihi mirası koruma sorunu yaşadığını kaydetmek lazım. Bunu defalarca La Repubblica’ya yazdım. Örneğin, kocaman bir antik tiyatro tahtalarla kaplanmıştı. Olaya karışan iki yetkili görevi kötüye kullanma ve yolsuzluktan mahkûm edilmişti. UNESCO, bu olayı öğrenince, araştırmalarıma dayanarak Paris’te bir konferans düzenlemek istedi. Buna karşı imza toplamaya başladılar, bu beni çok şaşırttı. Ama sonra da (İtalya’nın en eski bilimler akademisi olan) Vaşaklar Akademisi’ne davet edildim. ​Yani böylece hikaye üne kavuştu… Yine de efsanelere bürünmüş bu kadar karmaşık olan bir konuyu alma cesaretini gösterdiniz. Burada arkeolojik araştırmalardan başlamak gerek diye düşünüyorum. Bir zamanlar başarıyla gelişen bir adanın aniden neden tamamen terkedilmiş, sadece gömülü nuragların kaldığı ölü bir yere dönüştüğünü anlamak lazım. Bu sorulara yanıt aranmazsa araştırma yapmanın hiçbir anlamı yok.

‘PLATON VE HOMEROS’A İNANIYORUM’

Eğer Platon ile Homeros veya imza toplayan bir grup şüpheci arasında kime inanacağımızı seçmek gerekirse ben elbette Platon ve Homeros’u seçiyorum. Platon’a inanmamın bir başka nedeni de Atlas’ın adası hikayesini, öğretmeni Sokrates’in ölümü arifesinde anlatmış olması, yani uydurmalar için uygun zaman değildi. Nuraglar, ciddi bir kanıt, onlar için ‘Sardinya’nın Pompeii’si’ diyorlar. Nuraglar, bölgeye turistler çekebilir. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Birkaç yıl önce, Avrupa’nın Mısır’ı Napolyon seferi ve Louvre kurucusu Baron Denon sayesinde öğrendiğini yazmıştım. Sardinya’nın yeni Mısır olduğunu düşünüyorum. Daha bulacağımız ve anlatacağımız çok şey var. Harika bir medeniyete ev sahipliği yapmış ama tarihte kaybolmuş bir ada ve coğrafyada lokasyon eksikliği yaşayan efsanevi bir yer var. Bunları birleştirirsek net bir resim ortaya çıkıyor. Elbette yanılıyor olabilirim, ama  zannımca böylece birçok soru yanıtını bulmuş oluyor, ayrıca Akdeniz’in simetrisini canlandırmaya yardımcı oluyor.

​‘SARDİNYA’NIN TARİHİ BİR ANDA KESİLİYOR’

Sardinya’da diğer bölgelere kıyasen çok sayıda megalit, devasa taşlardan yapılmış yapılar, vardı. Henüz Roma ve Milan’ın olmadığı milattan önce 3 bininci yılda Sardinya’da taş yollar vardı. Ve bir anda Sardinya’nın tarihi kesiliyor ve misal Etrüskler gibi denizden uzak deniz halkları ortaya çıkıyor. Sardinya hakkında bilmediğimiz daha neler var? Araştırmamın amacı da bu, Akdeniz tarihinin bir kısmını onarmak. Sardinya 19 yüzyılda araştırılmadı, çünkü 1950’li yıllara kadar sıtma vardı orada. Oraya araştırmacı göndermek ölüme mahkum etmek demekti. Oysa biz bugün 19. yüzyıl araştırmalarına dayanıyoruz, onlar da tam değildi. Bizi ‘Doğu ışığı’ (ex Oriente Lux) kör etti, Akdeniz’in bu kısmı ise karanlıktı. Kafkas Dağı’na zincirlenen Prometheus’un Batı’da kardeşi vardı. Anadolu ‘gündoğumu’ anlamına gelir, yani Yunan medeniyetinin yükselişi. Ve eğer Anadolu varsa Prometheus’un kardeşi Atlas’ın adası da var demek.

tr.sputniknews.com

Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ