Deniz Sezer tüm yazıları

Yazar

Fotoshoot nedir, nasıl yapılır?

Vizyonla alakalı iş yapanların hemen hemen hepsine sorarsanız emeklerinin karşılığını alamadıklarından şikayetçidirler. Haliyle bu kategoriye ben de dahilim.

Hele bekleyin daha ekleyeceğim isimler de var. Fotoğraf sanatçım sevgili Aytuğ Aydın ve make up artistim Seren Kaya, hatta kuaförüm Ayşe Yılmaz hanımı da bu kategoriye müsadenizle ekliyorum. Lafı fazla evirip çevirmeden konuya dalayım ki beni okumak yerine facebook sayfasınızda gezinmeye başlamayın biraz sabır please!

Sizlere "fotoshoot" nedir nasıl yapılır onun perde arkasını anlatmaya çalışacağım. Hani beni gördüğünüzde " ayyy Deniz ben de istiyorummm, hayat vallahi sana güzel" diyorsunuz ya bakalım okuyunca da öyle diyecek misiniz?

Aytuğ'u Seren'in sayesinde tanıdım. (yakışıklı hakkında detaylı bilgi için bakınız: www.aytugaydin.com) Çok sevdiğim bir arkadaşımın kızı Seren. Başarılı bir make up artisti olmak adına büyük emek veriyor. Her ne kadar bu yolda annesinmaddi olarak annesinin sol yanını bayağı çökertse de yola devam etmekte. Eğitim parasını bir yana bırakın yanında çeyiz sandığı gibi taşıdığı makyaj malzemeleri bulunan bavulunun sanıyorum toplam değeri abartmıyorsam üç bin euroyu bulur. Dudağınız uçuklamasın çünkü en kaliteli makyaj ürünlerini kullanıyor. Öyle kıtım kıtım sürülmüyor o fondötenler fotoshoot yapılacağı zaman. Hatta kat kat sürülmesi icab ediyor. 

Neyse sosyal medya sağolsun iyi kullanmasını bilenler için veli nimet. Kim ne yapmış ne etmiş takip ediyoruz. Her ne kadar çoğumuz işin b*kunu çıkarıp yediği yemeği aldığı parfümü gösterecek kadar bayağılaşsa da, emek verdiği işleri hakkı ile paylaşıp takipçi sayısını yükselten ve iş alanlarımız da var. 

Buralarda yani Hollanda'da var olan bir derginin kapak fotoğrafları için Aytuğ ve ekibi bir araya geldik. Unutmadan hemen ekleyeyim bir de çıtı pıtı bir asistanımız var Fatma'mız olmazsa olmazımız...

Şimdi biraz hayal gücünüzü kullanın. Diyelim ki bir dergiyi elinize aldığınızda baktığınız kapak fotoğrafında gözünüzün göremediği emeği ve harcanan saatleri sayalım mı birlikte ne dersiniz?

Öncelikle derginin çıkacak sayısındaki tema belirlenir, tabii ki biz Türkler olarak yumurta kapıya dayanınca zilleri çaldığımız için bu son an'a bırakılır. Kapakta ne olmalıdır bunun için bir beyin trafiği yapılır ve bu karar aşaması nerden baksanız en az iki üç  saatinizi alır. Karar alındıktan sonra 5N 1K devreye girer...

Konu mankeni kim veya kimler olmalıdır? 

Nasıl bir kıyafet giyilmelidir? 

Çekim nerede ve ne zaman yapılmalıdır? 

Arka fon hangi renk olmalıdır? 

Tüm ekibin saatlerinin birbirine uydurulması da birkaç saatinizi alır. Hah daha yeni başladık durun..! 

Sonra hepimiz için ev ödevleri başlar. Konsepte göre manken farzedin ki ben isem; kuaförüm saçımın nasıl olacağına göre bir kurgu yapar, gerekirse google teyzeye danışır. Makyajım nasıl olmalı Seren onu araştırır, saatlerce moda sayfalarını takip eder. Hatta uygun renkler makyaj paletinde yoksa onlar alınır. Takma kirpikler, tırnaklar, ojeler aksesuarlar takviye edilir. Ben kıyafet avına çıkarım, uygun elbiseleri takıları saatlerce özenle arar ve hazırlarım.

Aytuğ o günkü çekimin rüyasına yatar, bir film senaryosu gibi kurgular kafasına oturtur. Asistantımız ile stüdyoyu önceden hazırlarlar. Bu işleri günlük hayatlarında ki işlerden arda kalan zamanlara sıkıştırırlar. 

Bazıları yaptığımız işi "lay lay lom" gibi görselerde biz işimizi en küçük detayına kadar ciddiye alırız. Hatta son çekimimizde yani altta ki bu güzel kareyi çekmeden önce bir arkadaşımla mesajlaştık. İşin bittikten sonra çıkar mıyız birşeyler içmeye sorusuna 'yorucu oluyor çekimler sanmıyorum' dediğim de aldığım cevap 'hadi canım iki poz vereceksin nolucak ki' demesi sanıyorum bunun en güzel cevabı olmalı...

Belli ki damat elbisesi giyip fotoğraf stüdyosunda poz poz fotoğrafı çekilmemişti, yoksa bir nebze de olsa beni 

Anlar mıydı acep ne dersiniz?

Son fotoshoot'umuz yani gözünüzün gördüğü fotoğrafı Seren'in okul projesi için hazırladık. Temamız Soft glamour...

Ben ön hazırlık olarak evimde iki saat hazırlandım ve yola çıktığımda saat 16:30 du. Stüdyoda olmam saat 17:00 yi buldu. Seren, siyah çeyiz sandığını sürükleyerek içeri girip çeyizini  açtığında da hemen makyaja başlamıştık. 

Bu arada ışık, arka fon ve gerekli malzemeler Aytuğ ve Fatma tarafından hazırlandı. Saatlerce makyaj sandalyesinde oturmaktan popom düzlense de hiç pffff demeden sabırla oturmanın adı da profesyonellik oluyor efendim;) veeee çekimlere başladığımızda saatlerce pozlar verildi, kıyafet değişti, ruj tazelendi. Hadi olmadı tekrar, ışıklar değişti, arka fon değişti. 

Hepimizin içimine sinip "tamam işte budur" dediğimiz de saat 22:30 u gösteriyordu. 

Aytuğ eşinle ve çocuğunla olması gerektirensaatlerini, Seren gündüz ayakta kalıp yaptığı makyajlardan şişen ayaklarını koltuğa uzatma saatlerini, asistanımız Fatma, koltukta bir film izleyip keyif yapma saatlerini, ben de sevdiklerimle biryerlere gitme saatlerimden feragat etmiştik. 

Hani bir tekerleme var benim jenerasyon bilir...

Ağaç nerde,balta kesti

Balta nerde, suya düştü

Su nerde, inek içti

İnek nerede, dağa çıktı

Dağ nerede yandı kül oldu bitti...

 

Bizim ki de biraz o misal

 

Ruj nerede manken yedi

Manken nerede, kapris yaptı

Makyajcı nerede, kocaya gitti

Fotoğrafçı nerede, filme gitti

Dergi nerede yandı kül oldu bitti...

Deniz Sezer - Mistikalem.com

denizsezer@msn.com

@delice_denizce

 

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ