Yaşar İliksiz tüm yazıları

Yaşar İliksiz

Damar'dan

"Yaşamak sadece sevmektir, inan bana. Sevmeyenler dünyamızda yaşamıyor" diyordu Arif usta...

"O şiirlerinde başıboş sözcüklerin başıboş anlamlarında gezinmezdi, çünkü hayatı içermeyen, özümsenmeyen şiirler ona göre hep güdük kalmıştır. Haksız yargılanmalarına rağmen öç peşine düşmeden, kötülüğü menzilden çıkarıp, toplumsal işleyişlere şiiriyle göreceli tavır koyardı" demişti onu "şiirin direnen soluğu" olarak tanımlayan Dilruba Nuray Erenler, Arif Damar ya da Alıcı  Kuşun Kardeşliği adlı denemesinde.

Ama insanları sevmenin kolay olmadığını da görüyordu bu yüzden de "büyük hüner" diyordu bu maharete:

"İnsanları sevmek kolay değil,

bir hürriyet bu
çetindir memleketimde.

Ben ille varım dersen
bir gün pusuya düşersen,
insanları sevmek
büyük hüner.

Bu dünyada yaşadığın şu kadar yıl,
gerçekten, güzellikten, yiğitlikten
payına düşeni alabilmişsen,
vermişsen payına düşeni
gerçek için, güzellik için,
korkusuz direnirsin.

Bilirsin,
bir kere korku düşerse adamın içine,
bir kere koparsa sevdiklerinden,
mümkünü yok
gitti gider.
Söner gözlerinde güzelim ışık
kararır, çirkinleşir yüzü
önceleri utanır belki
sonra vızgelir
umurumda olmaz dünya.

İnsanları sevmek büyük hüner
insanlarla beraber".

Barikat mahlasını kullanıyordu şiirlerinde....   Barikat olmasına barikattı. Ama tek başına kaldığı sürece barikatın direncinin ipucunu da açık açık veriyordu:

"Bir kiremit parçasıyım ben
Yoksul bir evden
Bir çoban türküsüyüm

Bir kiremit parçasıyım kırılan düşen
Poyrazda yoksul bir evden

Bir çoban türküsüyüm ben
Poyraza karşı söylenen

Ulu düşün çatısı çatılırken
Bir kiremit parçası bir çoban türküsüyüm
Gözyaşından alınterinden

Bir kiremit sesiyim ben"

Tek başına bırakılan bir kiremitin kırılmasından kolay ne var? Ama sırt sırta vermiş iki kiremiti kırmak o kadar kolay mı? Hele hele 3,4 ya da daha çok sayıda kiremit sırsırta verirse....

İnsan o zaman büyük hayaller görmez mi?

"Bir ateş böceğiyim aysız gecede
Muştuyum hiç olmazsa aydınlıklardan
Bizim göklerimiz de çoğalır bir gün
Bir gün gelir toprağın suya aşkından" diye haykırmaz mı?

Peki neden aynı sevdaya gönül vermiş insanlar bile sırt sırta dönemiyor bu ülkede? Kaldı ki ayrı sevdalara gönül vermiş insanların sırt sırta vermelerinden söz ediyoruz!

Gökyüzünün bölünmesinden söz eden insanlar çoğaldıkça, poyrazlarla yoksul evlerden düşürülüp kırılmaya çalışılan kiremitlerin sayıları da azalıyor...

Bir insan "dayanılmaz" diye feryat edip, sonuçlarına katlanmayı "dayanlır" bulduğunda, onu içeri tıkmayı çare görenler aradan geçen yarım asra rağmen aynı düşmanlarla mücadele ediyor ve hâlâ zindanlardan medet umuyorlarsa gökyüzünün bölünmesinden söz edenlerin sayısının çoğalmasından doğal ne olabilir ki?

Cevabı gökyüzünü çoğaltma hayalleri kuran biz yoksul evlerin kiremitleri iyi biliyoruz. Ve  bölünen gökyüzü edebiyatı yapan bilimum rüzgarlardan cevap bekliyoruz:

"De bana
Anlat hadi
Kaç
Kaç kez
Gönül gözüyle gördük
Can kulağıyla dinledik ki?"

Yaşar İliksiz - Mistikalem.com
@yasariliksiz
www.yasariliksiz.com

Not: Bu yazı ilk kez 04,08,2012 tarihinde Haber7.com sitesinde yayınlanmıştı
Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ