Saba Melike Belkis Doğar tüm yazıları

Vizyon Tasarımı Danışmanı, Yaşam Enerjisi Rehberi

Bütünlük

“Bir seferinde bir Zen samurayı, bir Zen savaşçısı, cepheden eve erken dönmüştü. Ve o, hizmetkarını karısı ile sevişirken yakaladı. Bir Zen insanı olarak hizmetkara, “Endişelenme, sen işini yap, bitir. Ben dışarıda bekliyorum. Eline bir kılıç alıp benimle savaşmak zorunda kalacaksın. Şu an olan şeyde bir sorun yok. Seni dışarıda bekliyorum” dedi.

 

Bu zavallı hizmetlar titremeye başladı. O bir kılıcı nasıl tutacağını dahi bilmiyordu ve efendisiyse ünlü bir savaşçıydı. Kafasını tek bir hamlede uçuracaktı. Bu yüzden arka kapıdan kaçarak kendisi de bir savaşçı olan Zen ustasına gitti. Ustaya, “Başım belada. Tamamıyla benim hatam ama bir kez oldu” dedi.

Usta, onun hikayesini dinledi ve “Endişelenecek bir şey yok. Sana nasıl kılıç tutulacağını öğreteceğim ve efendinin büyük bir savaşçı olmasının hiçbir önemi olmadığını söylüyorum. Önemli olan tek şey kendiliğinden olmaktır. Ve kendiliğinden olduğunda bu daha iyi olacaktır çünkü görünen o ki o, kendine güveniyor: Bu hizmetkarın hayatta kalması söz konusu değil. Bu neredeyse bir kedinin fare ile oynaması gibi olacak. Bu nedenle endişelenme. Bütün ol ve ona çok sert vur çünkü bu senin hayatta kalmak için yegane şansındır. Bu nedenle gönülsüz olma. Koşullara bağlı kalma, belki de seni affedeceğini düşünme. O seni asla affetmeyecek. Onunla savaşmak zorunda kalacaksın. Onu kışkırttın ve ona meydan okudun. Ancak bir sorun yok: Görebildiğim kadarıyla sen kazanan olacaksın” dedi.

Hizmetkar buna inanamadı ve usta “Şunu anlamalısın ki ben onun da ustasıyım ve onun aldığı eğitime göre davranacağını biliyorum. Kazanacağından mükemmel bir şekilde emin olduğundan kafasında bir koşullanma olmadan duramaz ve senin şartlanmalarının olmaması dışında bir şeçeneğin yok. Sadece bütün ol. Nereye vuracağını, nasıl vuracağını bilmiyorsun. O nedenle herhangi bir yere vur, sadece çıldır!” dedi.

Hizmetkar, “Eğer öyle diyorsanız yapacağım. Aslında hayatta kalmam için hiçbir şansım yok, o yüzden niçin bütün olarak yapmayayım?” dedi.

Zamanın geldiğini gördükten ve kılıcı nasıl tutacağını öğrendikten sonra efendisine meydan okudu, “Haydi başlayalım.”

Samuray buna inanamadı. O hizmetkarın ayaklarına kapanacağını ve ağlayıp gözyaşı dökerek, “N’olur beni affet” diyeceğini zannediyordu. Fakat bunun yerine hizmetkar bir aslan gibi kükredi ve Zen ustasından bir kılıç almıştı. Kılıcı tanıdı ve “Onu nereden buldun?” dedi.

Hizmetkar, “Senin ustandan. Artık gel de bu işi bitirelim. Ya ben hayatta kalacağım, ya sen hayatta kalacaksın ama ikimiz de değil” dedi. Samuray kalbinde küçük bir titreme hissetti fakat yine de “Nasıl başarabilir ki? Bu yıllar süren bir eğitim… Ben yıllardır savaşlarda dövüşüyorum ve bu zavallı hizmetkarsa…” diye düşündü.

Ama o kılıcını çekmek zorundaydı.

Hizmetkar gerçekten delirdi. Nereye ve nasıl saldırdığını bilmeksizin oraya buraya hamle yaptı… Samuray şaşkına dönmüştü çünkü o, dövüşmeyi bilen herhangi bir savaşçı ile savaşabilirdi fakat bu adam hiçbir şey bilmiyordu ve her şeyi yapıp duruyordu! Hizmetkar onu duvara sıkıştırdı ve Samuray ona, “Lütfen beni affet, beni öldüreceksin. Nasıl düvüşüleceğini bilmiyorsun? Ne yapıyorsun?” diye yalvardı.

Hizmetkar, “Bunun bir şey yapmakla alakası yok. Bu benim son anım; her şeyi tam olarak yapacağım” dedi. Hizmetkar kazanmıştı ve savaşçı da ustaya gitti ve “Nasıl bir mucize gerçekleştirdin? Beş dakika içinde nasıl büyük bir savaşçı haline geldi ve o öylesine hamleler yapıyordu ki, o kadar aptaldı ki beni öldürebilirdi. O hiçbir şey bilmiyor ama beni öldürebilirdi. Göğsüme kılıcını yaslayıp, beni kendi evimin duvarına sıkıştırdı. Beni affetmesini istemek zorunda kaldım ve ona ne yaparsa yapsın gayet iyi olduğunu ve devam etmesini söyledim” dedi. Usta, “Bir ders alman gerekiyor: bütün olmak, hiçbir koşula bağlı olmadan kesin olmak… sonunda zafer ya da mağlubiyet, getirdiğinin önemi yoktur. Önemli olan şey insanın bütün olmasıdır ve bütün insan asla yenilmez. Onun bütünlüğünün zaferidir” dedi.

Kılıç ustalığı aydınlanmanın en büyük kaynaklarından biri haline gelmiştir. Bu garip gözükür fakat Japonya gerçekten pek çok garip şey yapmıştır. Çay içmekten kılıç ustalığına her şey meditasyona dönüştürülmüştür. Aslında tüm yaşam meditasyona dönüştürülebilir çünkü meditasyon basitçe daha çok farkında olmak demektir.

Bu yüzden içeri doğru git ve daha farkında ol. Bir gün zafer senindir. Burası kesindir. Sen sadece gereken şeyi yap: Sen bütünüyle farkında ol…”

Alıntı: Osho, Erkek

Saba Melike Belkıs Doğar - Mistikalem.com

intouchlife@gmail.com

https://intouchcoaching.wordpress.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ