Ali Rıza Bayzan tüm yazıları

Eğitimci Yazar

Bazı insanlar ve Fizalyalar

İnsan sosyal bir varlıktır, ama aynı zamanda öznedir/kişidir.

İnsan, ne tümüyle toplumun dışında kalmalı ne de kendi varlığını sosyal çevrenin içinde eritmelidir. İki uç nokta olan bireysellik ile toplumsallık arasında dengede kalmalı özne/kişi olma noktasında durmalıdır.

Bazı insanlar kendilerini bütünsel bir insan olmaktan çok içinde bulundukları sosyal çevredeki göreviyle/işleviyle tanımlar. Bütün varlığını, tüm zamanlarını sadece sosyal çevredeki işlevine göre şekillendirir. 

Bu insanlar, diğer insanî yetilerini geliştirmediği oranda özne/kişi olma özelliğini kaybederler, kendilerine sadece görevleriyle tanımladıkları için kendi başına yaşama yeteneğini de yitirir.

Fizalyalar, denizanalarıyla akraba bir gruba dahil. Bu gruptaki hayvanların özelliği, tek bir organizma gibi durmalarına rağmen aslında bir koloni olmaları.

Daha ilginç bir nokta, koloniyi oluşturan bireylerin hepsi aynı donanıma sahip olmasına rağmen bazıları sadece dokunaçları meydana getirirken, bazıları da sadece beslenme birimlerini, bazıları da sadece üremeyle ilgili yapıları oluşturur.

Duygu ve akıl 

"Düşünüyorum öyleyse varım" demişti ünlü filozof Descartes (ö. 1650). 
İlginç bir hikayesi vardır bu sözün ama konumuz o değll. 

Bu söz Aydınlanma Felsefesi'nin temel taşlarından birisini oluşturmuştur. Ve bu felsefenin bir uygarlık projesi olan modernitenin de karakteristik bir özelliği olmuştur. 

Aydınlanma ve Modernite duygulara çoğu zaman aklı karıştıran zararlı şeyler gözüyle bakmıştır. Modernitenin ruhsuz ve duygusuz oluşunun en önemli yansımasının, çağımızın en büyük ruhsal sorunu olan varoluşsal boşluğa yol açmış olmasıdır diyebiliriz.

Daniel Goleman, "Duygusal Zeka" kitabı psikolojinin sadece düşünme temelli zeka tanımı olan IQ'ya bir meydan okumadır. Tüm okurlara tavsiye ederim.

Ali Rıza Bayzan - Mistikalem.com

bayzan@gmail.com

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ