Mehtap Kayaoğlu tüm yazıları

Psikolojik Danışman&Psikoterapist

Babamla sohbet

Baba kız sohbetlerimizden edindiğim muhteşem bakış açısını -Kur’an-ı Kerim dışında- hiçbir yerde bulamadım dersem abartmış olmayacağım Can’lar!

Dün sabah kahvaltı yaparken baba kız çok tatlı bir sohbet gerçekleştirdik. Aslına bakarsanız babamın ta çocukluğumuzdan beri bize vermeye çalıştığı bakış açısını, günümüze uygun tatlı bir konuyla yeniden hatırlamak hoşuma gitti.

Sizlere de anlatayım ister misiniz?


“Babacığım, o kadar çok mail geliyor ki… bu insanlar çok acı çekiyor, bir türlü yollarına devam edemiyor. Üzülüyorum valla… keşke herkes her ne yaşayacaksa yaşayıp yoluna devam edebilse?”

“Hayırdır yavrucuğum? Niye böyle söyledin?” dedi babam.
Başladım anlatmaya.

“Hayat imtihan sonuçta bunu biliyoruz. Seanslarda veya hayatta hep aynı durumla karşılaşıyorum. Güzel bir insan, bazı dönemlerde canını sıkıp üzülmesine neden olan kişilerle karşılaşıyor. Örneğin kız, bir adamla tanışıyor, ona inanıp güveniyor, evleneceğim diye düşünürken adamdan sıkı bir darbe alıyor, üzülüyor. Aradan zaman geçince yine benzer bir olay yaşıyor. Derken zamanla kızın erkeklere karşı güveni azalıyor. Karşısına çok iyi bir insan çıktığında, onu çok mutlu edecek insan evladı bir adamla karşılaştığında bir türlü cesaret edip adım atamıyor. Yoluna devam edemiyor. Onu isteyen yeni adam üzgün, kız cesaretsiz.
Benim esas kafama takılan durum şu babacığım; faturayı hep iyiler/masumlar ödemek zorunda kalıyor. Aldatıldığını iddia eden kişi, başka kişilerin oluşturduğu hayal kırıklığının faturasını hiç suçu ve katkısı olmayan kişiye ödetiyor.
İnsanın kafası karışıyor gerçekten! Kızı dinliyorsun, kız haklı! Ama devam etmemesine ve yaşadıklarının bedelini iyi birine ödetmesine bakıyorsun, doğru değil. O kaygıyı da çok iyi anlıyorum. İki ucu keskin bıçak. Kız korkusundan dolayı haklı, yeni hayata adım atamamaktan dolayı da haklı, ama bu hayat hep böyle acıya tutunarak mı geçecek? Bu kızın gelecek algısı nasıl düzelecek?”

Babam dedi ki;

“Kur’an’ın bakış açısıyla bakarlarsa hiçbir sorun kalmaz yavrucuğum. Okuduğu Kur’an-ın düşünme modelini hayatına geçiren bir insan için sıkışıp kalmışlık diye bir durum olmaz.”

“Hımm…” dedim. Ve babam anlatmaya devam etti.

“Konu ne olursa olsun, insanın günlük hayatındaki en büyük düşünce hatası ne biliyor musun fındık yavrum?”

“Ne, bilemedim şimdi bir anda babacığım.”

“Yanlışlarını, doğruların üzerine bina ediyorlar. Hiçbir yanlış yoktur ki, yanlış üzerine bina edilsin. Yanlış bir düşüncenin doğru kabul edilebilmesi için, mutlak olarak doğru üzerine bina edilmesi gerekir.”

“Aaa… bu çok doğru bir tespittt”

“Hemen örnek vereyim. Allah, Hz.Adem’i yarattığında İblis’e secde etmesini söyledi değil mi?”

“evet…”

“Ancak İblis secde etmedi. Yanlış bir tavır takındı. Ancak o yanlışı doğrular üzerine oturttu.

Allah (cc) İblis’e ‘Seni Adem’e secde etmekten alıkoyan nedir?’ diye sordu.
İblis çok enteresan bir cevap verdi;

Dedi ki; 1. Ya Rabbi… (Birinci doğru buydu, Allah’ın onun ve yaratılmış her şeyin sahibi olduğunu kabul etmiş oldu.)
2. Beni sen yarattın. (İkinci doğru buydu, Allah’ın mutlak yaratıcı olduğunu kabul etmiş oldu.)
3. Beni ateşten yarattın. (Üçüncü doğru, İblis ateşten yaratıldı.)
4. Adem’i topraktan yarattın. (dördüncü doğru, Adem topraktan yaratıldı.)

Ve bu dört tane kesinkes doğru olan durumun üzerine KENDİ YANLIŞINI İNŞAA ETTİ… “Ben Adem’e secde etmem.” dedi.

İnsanların en tipik yanlışı bu! Doğrular üzerinden giderek yanlış sonuçlara ulaşmak.

O senin söylediğin kişiler var ya, devam edemeyenler, onların kafası karışık. Özgüveni olan ve kendinden emin olan kişiler mutlak yeni bir seçenekle devam eder. Birinin faturasını önce kendisine sonra diğerine ödetmez.”

Daha fazla uzatmaya gerek var mı?

Hadi herkes kendisine göre bir ders çıkarsın…

Sevgilerrrrrrr…..

Mehtap Kayaoğlu - Mistikalem.com

Psikolojik Danışman&Psikoterapist

0212 583 00 22
mehtap.kayaoglu@yuzlesme.tv

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ