Ay'ın varlığı ve gizemlerine dair komplo teorileri

Dünya'nın uydusu Ay'ın gezegenimizden daha yaşlı olması ve durduğu yerin fiziki şartları zorluyor olması bilimsel açıdan tartışılıyor. Ancak her bilimsel belirsizlik gibi bu konuda da komplo teorisyonleri devreye giriyor ve bilimsel tutarlılığını önemsemeden komplo teorileri üretiyorlar.

Ay'ın varlığı ve gizemlerine dair komplo teorileri
İlginizi çekebilir

Kendisini Ufolog olarak tanımlayan Emrah Bülent S'nin  Uzayyolu.net sitesinde yayınlanan aşağıdaki yazısı neredeyse bu konudaki tüm komplo teorilerini bünyesine içeriyor.

Sizler için alıntıladık:

AY DA ÇOK BÜYÜK BİR GARİPLİK VAR

Ünlü Condon Raporu’na göre Apollo 8 astronotlari inanilması güç bir rapor vermişlerdi;
Frank Bormann, James Loveli ve William Anders ilk yörünge uçusundayken (24 Aralik 1968), yüzeyde uçuş pistine benzer bir alan gözlerine çarptı,
Ay’in öteki yüzüne geçtiklerinde ise dev boyutlarda bir cisim gördüler ve fotografini çektiklerini söylediler; cisim astronotlarin tanimina göre 10 mil kare büyüklüğündeydi. Ama bir daha ki geçiste cisim orada yoktu. Bir diğer garip olay Apollo 10 un seyahati sırasında yaşandi;
astronotlar Eugene Ceman, Thomas Stafford ve John Young Ay’a inmek için hazirlanırlarken yine uçus pistine benzer dört alan gördüler;
Ay modülü Snoopy ile yüzeye inerken ışıklı bir cismin yanlarından geçip gittigini rapor ettiler ve daha sonra Apollo 11 ‘de yani Ay’a yapilan ilk başarılı inişte; Armstrong ve Aldrin yüzeye indiklerinde Michael Collins , Columbia adli kumanda modülünde yörüngedeydi ve Collins gördüğü cisimleri “Bogey” adiyla tanimlayarak dünyaya rapor etti. Daha sonraki saatlerde, Aldrin ve Armstrong Ay yüzeyinden örnekler topluyorlardi, Armstrong birden haykırdı ; “Bu da neyin nesi , Bu ne biçim sey. Bilmemiz gerek…” ve konusma devam etti;
Yer Kontrol: “Nerede? Yer Kontrol Apollo 11’i ariyor.” Apollo 11 : “Bu bebekler çok büyük… çok iriler… Tanrim, inanamazsınız…
Size bir baska uzay aracını anlatmak istiyorum… Kraterin uzak kenarındalar… Ay’da bizi izliyorlar… Onlar bizden önce buradaydilar…”
Yer Kontrol bu andan sonra astronotlara konusmayi kesmelerini ve objeleri filme almalarini emretti .
Ama bu filmler asla yayinlanmadı ve doğal olarak varlıklari reddedildi.

Apollo 12 misyonunda ise, astronotlar garip sesler duydular ve ışıklı bir cismi Yer Kontrol’a bildirdiler.
Apollo 15 astronotlari olan James lrwin ve David Scott, Ay üzerindeyken önlerinde uçan garip bircismi bir süre izlediler ama kaybettiler.
Apollo 16 astronotu Thomas Mattingey kumanda modülünden Ay yüzeyi üzerinde yanıp sönen ışıklı bir cismi rapor etti;
NASA uzmanlarindan Dr. Faruk El Baz, cismin bir UFO yani Tanimlamayan Uçan Cisim olduğunu belirtti.
O anda Ay’da SSCB veya ABD’ye ait bir baska uzay araci yoktu.

Apollo 17 misyonu aracının astronotları olan, Ron Evans ve Harrison Schmitt’de Ay’da ışıklı noktalar gördüklerini belirttiler.
biran için iddiaları doğru olduğunu düşünürsek ,

Ay dünyanin yörüngesine neden konmuş olabilir ?
Ay’in geçmisi nedir veya orijini nereden geliyor ? Bu sorunun bugün bile 100% kesin bir cevabı yoktur ya da bir bulmacadır.
Bugün bilim 4 ana kuram üzerinde duruyor ; bunlardan 3 ü Sovyet bilimcileri tarafindan geliştirilen kuramlar ve 4.kuram bugün en çok kabul görendir;

1. Ay bir zamanlar, dünyanin bir parçasıydı ve dünyadan koparak uzaklaştı ama bu görüs büyük bir bilim grubu tarafindan bugün reddediliyor.
2. Ay, aynen dünya gibi Günes Sistemi oluşurken, bir gaz bulutuydu ve doğal olarak Ay’in uydusu oldu.

3. Ay, farkli bir cisimdir yani dünya dışıdır ; Günes Sistemi içinden bir yerden veya Güneş Sistemi’nin dışından gelmiş, dünyanin çekim alanina girerek, orada bir uydu olarak kalmistir.
4. Ay, Dünya ya bir zamanlar çarpan Tia isimli astroidin kalıntılarından oluştu ve 3 milyar yıl önce dünya ya daha yakındı giderekte uzaklaşıyor

Sovyet bilim adamlari olan Vasin ve Shcherbakov sasirtici bir açiklama yaptilar; “Gerçekten de, bilimciler Evren’in kökenini ciddiyetle uzun süredir arastırıyorlar ama daha henüz kesin bir cevap veya açıklama yoktur aynı sekilde de Ay – Dünya sistemi de açıklanamıyor.
Bize göre Ay, dünyanin yapay bir uydusudur ve bilinmeyen bir zeka oluşumu tarafindan yörüngeye konulmus olabilir.
Bu iki bilim adamının belirttiklerine göre. dünyanin çekim gücü kübik santimetrede 5.5 gr.’dir Ay’inki ise 3.33 gr’dir,
öyleyse Ay’ın içi bos olmalıdır. Yani yapaydir, yapılmistır ama kimin tarafindan? Gizemin çözümü, kraterterlerin içinde saklı.
Ay yolculuklari sonucunda elde edilen bilgiler çok önemli ama gizli tutulmaktadir.
Neden diye sordugumuzda uzmanlara göre kesin çözüm henüz yoktur veya erkendir.,

Ay’ı Dünya’ya Kim “Uydu”rdu ?
Peki Ay bir yerlerden geldiyse nereden gelmis olabilir? Bir NASA dökümanında “Bu en büyük bulmacadir” yazıyor.
NASA bilim adamları, kesin bir çözüm olmadığını açıkça söylemekten çekinmiyorlar, çalismalar var, bilgiler, olaylar var ama henüz kesin cevap yok.
Günümüzün bilim adamlarinin gerçekliğinde, uygun bir kuram henüz bulunamadi.
O zaman genelde bakabileceğimiz yaklaşımlar vardır; eger Ay evrenin bir yerinden gelmişse bunu bir gün ögrenecegiz.
Apollo yolculuklari öncesinde, Nobel ödüllü Dr. Harold Urey ve bir grup bilim adamının inandiklarına göre;
“Ay kozmosun bir parçasidir ve Ay’da yabanci bir uygarlığın izleri bulunacaktir. Ay’a ayak basmamiz ve bilgi toplamamiz Mars’a, Venüs’e veya asteroidlere ayak basmamiz kadar önemlidir.” Urey şöyle diyordu; “Dünya’yi ve Ay’i toplarsaniz bütün olarak hemen hemen uzaydaki herhangi bir cisim olarak düsünebilirsiniz. Bu kadar yoğun bir materyalden dev bir kitle oluşabilir ama dünyanin yoğunluguna göre bu kadar büyük bir cismin, olmasi gereken yogunlukta olamadığını görüyoruz, yoğunlugumuz daha küçük bir cisme aittir, göründügü kadariyla Ay ve Dünya’nin tek bir cisim olmasini kabullenmek bugün için olanaksızdır.”

12 Maymun sorusu…
Sorular çok sada ve önemli görünüyor; Simdi bunları ve bazı açiklamaları alt alta dizelim;
1. Ay, dünyadan kesinlikle daha yaşlıdır, öyleyse kökeninin baska bir yer olmasi mümkündür.
2. Niçin bazi bilim adamlari, Ay taşlarının 10 milyar yıllık olduğunu iddia ediyorlar ? Yani dünyadan daha eski…
3. NASA, bir Ay kayasının analizinde 5.3 milyar yıllık oldugunu saptadı,ama bu Günes Sistemi öncesine ait bir tarihtir.
4, Önemli bilim adamları ve Ay uzmanları, Ay’dan getirilen elementlerin dünyadakilerden daha eski olduğunu belirlediler ama neden resmen açıklanmadı
5. 40 Ay taşının en azindan 7 milyar yıllık oldukları belirlendi, bu tarihleme dünyadan ve güneşten yaklaşık iki kez daha eskidir.
6. Buna karşın Ay’ın yüzey toprağı, Ay taşlarından daha eskidir. Bu Farklılık nereden geliyor ?
7. Bir grup bilim adamı Ay’ın yıldızlararası bir yerde yapıldığı görüşünde ve dünya tarafından manyetik çekim gücüyle yakalandığını düşünüyorlar.

Ama bu nasıl mümkün olabilir ?
8. Neden bazı bilimciler, Ay’in iç yogunluğunun yüzeyden farklı olduğu düşüncesindeler , Gerçekten Ay’ın içi bos olabilir mi? Ve bu biliniyor mu?
9. Niçin Ay’in 8 mil üstünde, yüksek dozda radyoaktivite var ? bu elementler doğal olarak mı ordalardır ?
10. NASA tarafindan 100 millik bir alana yayılmış su buharı saptandı ama Ay’da su olmadığı biliniyor. Bu gizem, Ay’in yapay oldugu anlamı mı taşıyor?
11. Ay’in çok eskiden sıcak olduğu ileri sürülüyor ama bunu dünyadaki benzerleri gibi kanıtlayan bir kanit bulunmuş degil. Bu çeliski henüz açiklanamadi.
12. Sonuç, Ay’la ilgili neden bu kadar çok cevapsız soru var ?

Bunlara karşı şunları söyleyebilirmiyiz ?
1. Ay, hem dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadır
2. Ay, olması gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
3. Ay kraterleri çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir.
4. Ay’ın dünyaya bakmayan yüzü çıkıntılı veya kamburdur ve sıkı durun Güneş Sistemi’nde AY gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu daha yoktur!! ???
5. Ay ölçümlemeleri Ay da çok fazla demir olduğunu gösteriyor.
6. Ay toprağı , Ay kayalarından çok daha yaslidir.
7. Ay’ın bileşimi, dünyadan çok çok farklı elementlere ev sahipliği yapmaktadır.
8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, tüm ağır metaller yüzeydedir.
9. Ay’da önceden eriyik olan metaller yoktur.
10. Ay dev bir gong sesi çıkarmaktadir ve garip şekilde yörüngede dönerken titreşmektedir.
11. Ay basitçe bir moloz yığını gibi gözükmektedir.
12. Ay periyodik olarak sarsılmaktadir, bu bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar. Oysa dünya da ki sismik hareketler bölgeseldir ??
13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir güneş dışı uydu gibidir mesela tutulmalarda güneşi tam olarak kapatabilir, ne biraz küçük veya büyüktür sanki büyüklügü güneşi örtmek için özellikle ayarlanmış bir uydu cisim gibidir.
14. Eger Ay, dünya tarafindan yakalanmışsa, bunun sonu gelecek ve Ay yine uzaklaşıp gidecektir.
15. Normalde Ay’in çizdigi yörünge, dünyanın ekvatoral çemberiyle karşıt olmalıdır ama değildir , Ay garip bir şekilde tıpkı dünyanın yaptığı gibi, güneşe bağımlı bir yörünge çizer.
16. Her ne kadar Ay volkanlarin ölü olduklari söyleniyorsa da, yüzyillardır Ay’da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.
Bunların sonucunda Ay’in yapay bir transformer dünya oldugu söylenebilir veya iddia edilebilir. Ay’da bir yasam olduğu ile ilgili bir belirti veya iz bulunamamıştır ama dünyadaki volkanik küllere benzeyen Ay toprağı veya tozu üzerinde yapılan deneylerde bitkisel yaşama elverişli olduğu anlaşılmıştır. Ama buna rağmen ortada böyle bir eski yaşama dair kanıt yoktur; marjinal iddialara göre Ay, UFO’larin üssüdür veya kullandıkları özel bir araçtır ama bu da bir iddiadan öteye gitmemektedir.
Yüzeyde zaman zaman garip ve geometrik şekiller görülmüş ama bu görüntüler ya hemen kaybolmuş, ya da bir daha görülememiştir.
Yine dünya dışı bir anlasma mı ?

2001 Uzay Yolu Macerasi “A Space Odyssey” filmini hatirlayalım; filmin temel objesi dev bir monolit yani taş bir bloktu.
Arthur C.Clarck’in bu ölümsüz romanında ve de filminde monolit ,insanlığa yol gösteriyordu.
Ranger Krateri yakınında benzer bir monolit birkaç kez görüldü ama sonra ortadan kayboldu; derken baska yerlerde yine görüldü ama onlar da kayboldular. Adi gizli tutulan bir NASA görevlisinden aldığı bir fotografı kanıt olarak gösteren araştırmacı George Leonard. yine aynı kraterin yanındaki dev taş bloğu ekranlarda gösterdi; resim çok netti ve üzerinde Y ve Z harflerine benzer sekiller vardı.
Leonard şöyle diyor; “Ay, UFO’lara aittir, bizi Bronz Çagi’ndan beri izliyorlar, politikalarımızı ve savaşlarımızı gözlemliyorlar; aslinda dünya üzerinde birçok iz birakmışlardı. Ranger 7’nin fotografları bunları gösteriyordu.”

 

NASA neleri saklıyor ?

En azından astronotların gördüklerini sakliyor hatta onların bizzat anlattiklarını dahi inkar ediyor.

Peki, NASA bunu neden yapiyor? Eğer astronotlarin Yer Kontrol ile konuştukları dogruysa, ki elde birçok kanıt ve teyp bantı vardır,
bunlar neden yeterli görülmüyor ? California Üniversitesi’inden Dr. James Harder, bu kayıtları NASA kayıtlarıyla karşılaştırdığını aynı olduğunu ama NASA’nın her nedense bu kayıtları resmen kabul etmediğini buna rağmen üst düzeydekilerin resmi olmayan ortamlarda kişisel olarak doğruladığını söylüyor. Bir hükümet ajanı ise, olayların örtüldüğünü kabul ederken, korkunun panik kaygısından kaynaklandığını itiraf ediyor.
UFO’lar bir yana, Ay’la ilgili bilgilerin SSCB ve ABD tarafindan saklanmasi için gösterilen “panik” olgusu bence yeterli bir sebep degil.
Bu olay belki kapali bir rejim olan SSCB’de yeterli olabilirdi ama demokratik bir ülke olan ABD’de normal degildir. Kaldı ki günümüzde Rusya bu konularda daha isteklidir , Rusya başbakanı Medvedev 2014 Birleşmiş milletler konuşmasında Obama ya açık açık uzylılarla teması açıklayın yoksa biz açıklarız tehditinde bulunmuştur. Ve bunun üzerine NASA 2025 te ilk uzaylı temasının açıklanacağını bildirmiştir ,
FBI ve CIA tarafindan VVashington’un bürokratik koridorlarinda olusturulan ketumiyet girdabının arkasinda kimler vardir?
Ve soru yine gündeme geliyor; neden ???
George Leonard, tüm çalismalarını ve araştırmalarını hayati baska bir soruya yöneltiyor; “Eldeki veriler ve sınırlı fotograflar NASA tarafindan kabul ediliyor ama yaptikları çalismalar çok az veya bireysel bulunuyor. Ay’la ilgili sistematik bir çalismanin yapilmasına engel olan nedir ?
Ya da NASA, neleri ne nadar biliyor ? Gizemi çözmek isteyenlerin ellerindeki bilgiler, NASA ve eski Sovyet yetkilileri tarafindan kısıtlanmış ya da özellikle yetersiz kılınmıştır.” Tam ve gerçek bir resmi açıklama toplumu paniğe sokabilir mi? Geçmiste evet ama bugün belki değil kesinlikle hayir çünkü günümüzün tepkileri alınmış ve uyuşturulmuş toplumu böylesine evrensel bir olaya dahi duyarsiz kalabilecektir ve bu olasi davranış yetkililer tarafindan artik bilinmektedir. Öyleyse, ya astronotların ve gözlemcilerin anlattıkları doğru degildir, ya da gizliligin arkasinda çok daha geçerli bir neden vardır. Ne mi ? Leonard burada da iddialı açıklamalar yapıyor; “Geçerli neden çok daha makrodur yani dünyadışı bir zeka ile bir anlasma yapılmıştır veya ortak bir görüş birliği sağlanmıştır ; bunun da toplum tarafindan bilinmesi birilerine göre gereksizdir.
Arizona’daki Amerikan Meteorit Müzesi Müdürü otan Dr. H. H. Nininger, 1952 yilinda yapılan bir gözlemde Ayda 20 mil uzunluğunda bir cam duvarın bulunduğunun resmen kanıtlandığını söylüyordu. Nininger’e göre. bu duvarin bulundugu “Verimlilik Vadisindeki Messier ve Pickering kraterleri normal değildirler ve hatta yapay olmaları gerekir. Bu iki kraterin arasında girişinin gözlemlendigi bir tünel vardir (Science Sgest-Kasim 1952).
Benzeri bir iddia, Britanya Astronomi Birligi’nden DR. H. P.Wilkins tarafindan ileri sürülmüştür, bilim adamına göre, Ay’ın dış yüzeyinden içeri giden tüneller ve yollar yani Ay’in içinde boşluklar vardır. Akla hemen bilim kurgunun büyük ismi H. G. wells geliyor; “Ay’da ilk insanlar’ adlı çocuksu romanında, Ayın içinde yaşayan bir uygarlığı: Selenitler’i hikaye etmisti. Wells, birsey mi biliyor du ? Galiba kesin sözü burada vermek mümkün değil; biraz daha zaman gerekiyor olabilir ama insanlığın dikkati artik Mars a yönelmiş durumda ve sanki artik Ay yokmus gibi davranılıyor ya da gidildi, görüldü ve daha fazla karıştırılmaması mi istendi ?

12 Agustos 1971’de Apollo 15’in kumandani astronot David Scott, bir basın toplantısı yaptı “Aya gittik, gözlemcilerin elde ettiği bilgileri test ettik ama araçlarımızın kaydettigi bilgiler mekanik veya elektroniktir daha önemlisi düsüncelerimizdeki bilgilerdir. Plutarch’dan gelen bir sözcük var; ‘Düsünce, rastgele doldurulan bir kap veya tas değildir, ama düsünce bir ateştir ve onu yakmak için ateş gerekir.”

Sonuç olarak, Ay’in yapay bir uydu olduğunu düsünmeyebiliriz ama bugün artık düşünsel bir devrime ihtiyacimiz var gibi yani geçmisimizdeki tutuculuk bağlarımızdan kurtulmalıyız. Yeni bir insanlık gerçegini aramalı ve düsünceyi özgür birakmalıyız. Bir zamanlar Ay’a ayak bastığımızda, çok heyecanlanmıştık ama eger Ay bilinmeyen bir zekanın ürünü olan yapay bir uyduysa, bunu kanıtlamak insanligin kendisini ve yasadigi ortamı tanıması yönünden daha heyecan verici olacaktır.
5 Mart 1587:
“Ay’in yüzeyinde bir yildiz görüldü.”
Yüzlerce insan bu mucizeye saşırdı, ışığın sivri uçları ve boynuzları vardı.
(Harrison 1876 – Lowes 1927)
12 Kasim 1671:
Gökbilimci ve fizikçi Cassini, Ay’ın üzerinde belirgin küçük beyaz bir bulut gördü.
18 Mayis 1787:
Astronom Halley ve De Louville, Ay yüzeyinde hareketli ışıklar gördüler.
Mart-Nisan 1787:
William Herschel, Ay’da parlak noktalar ve dört volkan gördü. Açiklamakta zorluk çekiyordu ve en çok gördüklerinin hareket etmesine şaşırmıştı.
Temmuz 1821:
Alman astronom Gruithuisen, Ay yüzeyinde, birden parlayan isik patlamalari gördü. Yanıp sönen bu ışıkları birkaç kez görmüştü.
12 Nisan 1826:
Fizikçi Emmett, Ay’daki Krater Denizi üzerinde, kara bir bulutun hareket ettigini rapor etti. Benzer bir rapor, 1954 yilinda modern astronomlar tarafindan da verilmisti.
Subat 1877:
Işıklı bir hat veya çizgi Eudoxus Krateri’nin batısından doğusuna giderken görüldü. bu Olay, bir saat sürdü.
4 Temmuz 1881:
Ay yüzeyinde piramit seklinde ışıklı iki tümsek belirdi ve bir saat içinde yavas yavas sönerek kayboldu.
24 Nisan 1882:
Aristotle Bölgesi’nde hareket eden dev gölgeler gözlemlendi.
31 Ocak 1915:
Yunanca’daki Gamma işaretine benzer 7 beyaz ışık görüldü.
23 Nisan 1915:
Clavius Krateri yaninda dar ve ışıklı bir çizgi belirdi ve on dakika sonra kayboldu.
14 Haziran 1940:
Sisli keskin bir çizgi çok net olarak Plato Krateri yanında görüldü, çevresinde binlerce küçük ışık yanıp sönüyordu.
19 Ekim 1945:
Darvin Duvari yaninda üç büyük parlak nokta görüldü; Olay, astronom Moore ve daha birçok astronom tarafindan rapor edildi.
24 Mayis 1955:
Ay’in güney kutbu bölgesinde, elektriksel parlamalar, bilimci Firsolf tarafindan izlendi.
8 Eylül 1955:
Taurus Hatti sinirinda iki parlak ışık görüldü. bu yer yıllar sonra Apollo 17’nin indigi yer olacaktı.
21 Haziran 1964:
iki saat süreyle, gözlemci floss D. tarafindan haraket eden büyük siyah bir gölge izlendi.
3 Temmuz 1965:
Bir saat on dakika süreyle, Aristarchus Bölgesi’nde nabız gibi yanıp sönen bir ışık gözlendi.
25 Eylül 1966:
Yine Plato Krateri yakınında yanıp sönen ışıklar gözlendi; bazılarına göre kırmızımsı bir yama gibiydiler;
aynı gün Gassendi Bölgesi’nde 30 dakika süreyle kırmızı büyük bir ışık belirdi.
Bir ay sonra ise, aynı yerde yine yanip sönen kırmızı ışıklar vardı.
11 Eylül 1967:
insanlığın ilk ayak bastığı yer olan Sessizlikler Denizi’nde görülen kara bir bulut sonradan mor renge dönüstü;
olayın Montreal’lli bir astronomi grubu tarafindan gözlendigi NASA tarafindan açıklandı.

AY’LA İLGİLİ ŞAŞIRTICI GERÇEKLER

1. Ay, dünyadan daha yaşlıdır. Bazı bilim adamları, Ay taşlarının 20 milyar yıllık olduğunu iddia ediyorlar? Yani dünyadan daha eski…NASA, bir Ay kayasının 5.3 milyar yıllık olduğunu saptadı ama bu Güneş Sistemi öncesine ait bir tarihtir. Önemli bilimciler ve Ay uzmanları, Ay´dan getirilen elementlerin dünyadakilerden daha eski olduğunu belirlediler.
2. Ay, hem dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük vede çok uzaktadır.
3. Ay, olması gerekenden çok daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
4. Ay kraterleri çok fazladır ve garip bir biçimde yüzeyseldirler.
5. Güneş Sistemi´nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu yoktur.
6. Ölçümlemeler,Ay’da çok fazla demir olduğunu gösteriyorlar.
7. Ay´in bilesimi, dünyadan farklıdır.
8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, Ay´da ağır metaller yüzeydedir.
9. Ay dev bir gong sesi çıkarmaktadır ve yörüngede dönerken titreşmektedir.
10. Ay, periyodik olarak sarsılmaktadır, bu bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar.
11. Her ne kadar Ay’da volkanların ölü oldukları söyleniyorsa da, yüzyıllardır Ay´da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.

 Uzayyolu.net

Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ