Antidepresan tuzağı

Anksiyete bozukluğundan takıntıya, panik ataktan depresyona, psikiyatrik bir ‘’teşhis’

Antidepresan tuzağı
İlginizi çekebilir

 Doç. Dr. Şafak Nakajima Aşırı kalabalık, gürültü, katledilmiş doğa, dehşet verici çirkinlikte beton ormanlarıyla kaplı kentler, sahtekâr politikacılar, adalet kavramını hepten yitirmiş bir devlet, niteliksiz insanları ve kavramları pompalayan bir basın, her şeyin ölçütünün para olduğu bir düzen, merakı geliştirmek yerine onu yok etmeyi iş edinmiş bir eğitim sistemi, vahşi değerler adına yapılan akıl ve bilim düşmanlığı, karşılığında üç kuruş para kazanmak için sadece bedenlerin değil ruhların da satıldığı sıkıcı, anlamsız işler ya da ona bile razı eden işsizlik, karşılıklı bağlarını ve sorumluluk duygularını yitirmiş insanlardan oluşan bir toplum, giderek kültür düzeyi düşen, dogmalarla beyni yıkanmış, kabalığı ve saldırganlığı marifet sayan insanlar… Vahşetin kol gezdiği şehirler, mahalleler, aileler…

Hayatın kapımıza getirdiği, kaçınılması imkânsız gerçekler; ayrılık, hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi… Tüm bunlara bir de, günümüzde yaşamlarımızın giderek karmaşıklaşıp, tempomuzun hızlanması eklenince, iç huzuru bulabilmemiz, çölde bir vaha bulmamızdan daha zor hale geldi. Çoğu insan bu kaosun içinde kendini kaybediyor, kaygılanıp yaşam sevincini yitiriyor. Doktora başvurduğundaysa, sıklıkla eline tutuşturulan iki şey var:

• Anksiyete bozukluğundan takıntıya, panik ataktan depresyona, psikiyatrik bir ‘’teşhis’’!!!

• Antidepresanlardan oluşan bir ilaç kokteyli reçetesi Kolay bir çözüm gibi görünüyor!

Karmaşık sorunlara kolay çözümler bulma arzusu, insan doğasında var! Ama burada gözden kaçan, kolay gibi görünen çözümlerin, aslında çok büyük zorluklar içerdiği. Nasıl mı? Antidepresan ilaçların sadece çok sınırlı sayıda hastaya gerekli olduğu bilinirken, rastgele herkese yazılmaları, problemleri çözme becerisi kazanmak yerine, ilaçlarla bastırarak daha da büyümelerine yol açılması, ilaçların bedensel ve zihinsel sayısız yan etkisi, toplumsal sorunların bireye mal edilerek var olan çarpıklıkların kolayca sürdürülmesi gibi... Yaşam bir bütün; ruhsal, bedensel ve sosyal ögeleri dikkate almayan her tür yaklaşım, hem bilimsel değil hem de zararlı. Yapmamız gereken, kendimizi, duygularımızı tanımak, hayatın dinamiklerini öğrenmek ve zorluklara karşı akılcı çözüm becerileri, direnç, kabullenebilme ve mücadele gibi erdemleri geliştirmek. Bu beceri ve erdemlerse, ilaç şişelerinde satılmıyor.

Web sayfam, Facebook makalelerim ve ‘’Yaşam Doktoru’’ adlı kitabımda, bütüncül bir yaklaşımın önemine yaptığım atıflar ve içeriklerde, bu durumu sıklıkla ele alıyorum. Önümüzdeki sonbaharda yayınlanması için üzerinde çalıştığım yeni kitabımla sizlere, nörobilim ışığında insan beyninin çalışma mekanızmasını, doğal ve yan etkisiz tedavi modellerini anlatacağım.

Bu konularda ülkemizde maalesef, yeterince bilimsel ve kaliteli yayın yok. Çok donanımlı ve insancıl hekimlere ihtiyacımız var. Özellikle psikiyatri alanında çalışan hekimlerin, içinde bulundukları sistemi eleştirecek cesaret ve bütüncül bir yaklaşımı önerebilecek birikime sahip olması büyük önem taşıyor. Dr. Mutluhan İzmir, bu anlamda önemli bir hekim. ‘Antidepresan Tuzağı’ adlı kitabı, psikiyatrinin yanlış kullanımını eleştiren, leblebi çekirdek gibi satılan antidepresanların zararlarını anlatan bir kitap. Dr. Mutluhan İzmir’in kitabının, konuya ilgi duyanlara yararlı olabileceği kanısındayım.

Kitabın tanıtım yazısı şöyle: ‘’En basit kaygıların, en insani endişelerin 'depresyon' olarak yaftalandığı bir zamanda yaşıyoruz. Hayatın normal akışı içindeki sıradan üzüntüleri yaşıyoruz. Hayatın normal akışı içindeki sıradan üzüntüleri yaşayanların hepsi psikiyatri sektörü nezdinde potansiyel birer hasta. Ve sektöre göre bu devasa potansiyelin tamamı antidepresan ilaçlar kullanmak zorunda! Gerçekten de antidepresan ilaçlarda büyük bir tuzak var. Bu ilaçların kullanımı Türkiye'de 2003 yılında yaklaşık 14 milyon kutuyken, 2012 yılında 31 milyon kutuyu aşmış bulunuyor. Şimdi neredeyse her ev ağzına kadar 'mutluluk' haplarıyla dolu, onları kullanıyoruz ve 'mutlu' olduğumuzu zannediyoruz! Gereksiz depresyon teşhisi ve gereksiz ilaç kullanımı almış başını gitmiş durumda.

Psikiyatrist Mutluhan İzmir mesleki hayatı boyunca, uzun süreli antidepresan kullanımının insanlarda yarattığı riskleri, 'sinsi' kişilik değişimlerini ve intihar eğilimini gözlemledi. Psikiyatri pratiğinin, insanlara bol miktarda ilaç kullandırma pratiğine dönüştüğüne tanık oldu. Belki toplumun yüzde 5'i için gerçekten gerekli olan bu ilaçların kullanım oranı yüzde 50'leri aşınca dayanamadı. Bu gidişe 'dur' demek, halkı tuzaklara karşı uyarmak için bu kitabı yazdı. Antidepresan Tuzağı'nı okuyunca 'depresyon' gerçeği ile yüzleşeceksiniz! Belki boş yere içtiğiniz antidepresanlar yüzünden gerileceksiniz ama 'hasta' olmadığınızı anlayınca çok sevineceksiniz. Takıntılarınız, korkularınız, endişeleriniz, panikleriniz ya da aşırı stres yüzünden yaşadığınız sıkıntıların gerçek sebebinin ne olduğunu anlayıp sağlığınıza kavuşmanın anahtarını bulacaksınız!’’

http://safaknakajima.com/

 Doç. Dr. Şafak Nakajima

Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ