Alkali diyetine dair merak edilenler

Son yıllarda yeniçağ akımları arasına giren, sıkça karşımıza çıkan ancak pek çoğumuzun tam olarak detaylarına hakim olmadığı alkali diyeti konusunda merak edilenler.

 Alkali diyetine dair merak edilenler
İlginizi çekebilir

İnsanın hayata nasıl baktığını en iyi yansıtan şeylerden biri nasıl beslendiğidir. Seçimleri, gittiği mekanlar, hatta geçirdiği hastalıklar bile beslenmenin başrol oynadığı konulardır. Bu doğrultuda pek çok kişi beslenme alışkanlıklarına, uzmanların tavsiyeleri ışığında şekil veriyor. Bu tavsiyelerden bir tanesi de alkali beslenme. Son yıllarda giderek daha çok kişinin ilgisini çeken alkali beslenme hakkında merak edilenleri Yemek.com, Toksinler Dışarı: Alkali Beslenme Nedir, Faydaları Nelerdir, Nasıl Uygulanır? başlığı altında topladı.

Bağışıklık artıyor, kemikler güçleniyor, kilo sorunları azalıyor

Alkali beslenmenin yararı kanıtlanmamış olsa da, yalnızca doğal ve işlenmemiş gıdalara odaklandığı için bir zararı da bulunmuyor. Burada hedef vücuttaki pH dengesini korumak. Asidik beslenme vücudumuzun 7,35 olarak ölçülen pH değerini değiştiriyor. Artan asit yükü hücrelerden organlara kadar pek çok zarara sebep oluyor. Bağışıklık düşüyor, kişi enerjisiz ve cansız hissediyor, kilo alıyor. Alkali beslenme ise, vücudu gereksiz asit yüküne sokmadan, dengeli beslenme anlamına geliyor. Böylece toksinlerle savaşmak zorunda kalmayan vücutta bağışıklık güçleniyor, cilt güzelleşiyor, kemikler güçleniyor, obeziteye bağlı kilo alma ve bel, kalça gibi yerlerde bölgesel yağlanma sorunu ortadan kalkıyor. Kişi daha zinde ve enerjik hale geliyor.

Gıdaları alkali ve asidik diye nasıl ayıracağız?

Alkali ve asidik gıdaları birbirinden ayırmak çok da zor değil. Asidik gıdalar yapay tatlandırıcılar, ayçiçek yağından rafine şekere işlenmiş gıdalar, kola ve benzeri asitli içecekler, abur cuburlar, paketli yiyecekler olarak örneklenebilir.

Alkali gıdalar ise daha çok sebzeler, baharatlar ve bazı bakliyatlardan oluşuyor. Örneğin C vitamini deposu ve karaciğer dostu limon, asidik olmasına rağmen alkali değerin en yüksek olduğu gıda. Ispanak, pazı, karalahana gibi yeşil yapraklı sebzeler antioksidan ve lifli olma özellikleriyle sindirimi rahatlatmanın yanı sıra, alkali özelliğiyle de biliniyor. Brüksel lahanası, karnabahar, brokoli, lahana gibi turpgiller, hastalıklar ve stres için birebir olan kırmızı biber, tansiyonu düşüren ve bağışıklığı güçlendiren sarımsak, vücudu temizlemeden kanserle mücadeleye kadar pek çok faydası bulunan buğday çimi de alkali özellikleriyle öne çıkıyor.

Hayat tarzında değişiklik

  • Alkali beslenmenin püf noktası, meyve ve sebzeleri mevsiminde yemek. Örneğin, kışın marketten domates almak yerine, yazdan hazırladığınız domates sosunu kullanabilirsiniz.
  • Organik sertifikası bulunan gıdaları yemeye çaba gösterin. Bu gıdaların besin değeri daha yüksek olduğundan vitamin ve minerallerden daha fazla yararlanırsınız.
  • Sebzeler piştikçe besin değerini yitireceğinden, olabildiğince çiğ yemeye çalışın. Dilerseniz sebze ve meyveleri bir araya getirerek kendinize içecek de hazırlayabilirsiniz.
  • Bol bol şekersiz bitki çayı için.
  • Yemek yerken lokmalarınızı iyice çiğneyin. Böylece hem az yemekle doyarsınız hem de sindiriminizi rahatlar.
  • Yeteri miktarda yüksek pH dereceli su için. Günlük olarak 2-3 litre su için, ek olarak maden suyu gibi doğal suları (dikkat soda değil maden suyu) da içebilirsiniz.
  • Sabah uyandığınızda ilk yapmanız gereken oda sıcaklığında 1 bardak su içine limon sıkıp içmek. Bu hem toksinleri temizleyecek hem de vücudu rahatlatacaktır. Gün içinde içtiğiniz suya ölçülü biçimde karbonat katarak onu da alkali hale getirebilirsiniz.
  • İşlenmiş, katkılı gıdalardan uzak durun. Çikolata, cips, sucuk, salam gibi hazır gıdalara yaklaşmayın. Kola, gazoz, kahve gibi içecekleri tamamen kesin.
  • Et, süt ve süt ürünleri, salam, sucuk vb. şarküteri ürünleri katkı maddeleri, içeriğindeki yağ ve tuz gibi bileşenler ve pişirme yöntemleri açısından asidiktir.
  • Böreklere, keklere, poğaçalara veda edin. Hamur işleri, tatlılar, ekmekler, beyaz unlu ve rafine şekerli gıdalar alkali beslenmenin dışında kalıyor.
  • Balık, ceviz, soğuk sıkım zeytinyağı gibi kaliteli yağları tercih edin.
  • Vücut sağlığınızı gözlem altında tutmak için dışkı ve idrar takibinizi yapın.

Alkali beslenme nedir?

Güne tereyağlı sucuğun yağına ekmek banarak başlamayı, akşam taptaze balığı şöyle güzelce kızartıp misler gibi sofra hazırlamayı pek severiz. Makarnalar, et yemekleri, soslu tavuklar derken mutfakta hünerimizi sergileriz. Ama tükettiğimiz gıdaların vücudumuzda toksin biriktirdiğini bilmeyiz. Yemek seçimlerimizle aslında vücudumuza iyiliğin yanında kötülük de yapıyor olabiliriz.

Vücudumuzun pH dengesi 7.35 ortalamasındadır. Alkali beslenmeye göre tükettiğimiz her şey bu pH dengesini değiştirir ve asidik beslenme ile vücut bu dengeyi sağlayamaz. Artan asit yükü, hücrelerden organlara kadar zarar verir. Bağışıklık düşer, enerjisiz ve cansız hissederiz, kilo alırız, pek çok hastalığa da davetiye çıkarırız. Alkali beslenme işte vücudu gereksiz asit yüküne sokmadan, dengeli ve düzgün beslenmektir.

Alkali beslenmenin yararları

Alkali beslenmeyi savunan uzmanlar, vücudun pH dengesini korumanın pek çok hastalığın da önüne geçeceğini söyler. Diyelim ki kekleri, börekleri, paketli ürünleri, ayçiçek yağlarını, şekeri her şeyi mutfağınızdan çıkardınız. Daha doğal ve mevsiminde gıdalar tüketmeye başladınız.

Acaba neler olur?

Toksinlerle savaşmak zorunda kalmayan vücutta bağışıklık güçlü olur, obeziteye varan kilo sorunları olmaz, cilt güzelleşir, kemikler güçlenir, bel, kalça gibi yerlerde bölgesel yağlanma sorununa rastlanmaz. Ayrıca alkali beslenme ile daha zinde, daha enerjik olunabilir. Yani o eski yorgunluktan eser kalmaz.

Alkali Gıdalar ve Asidik Gıdalar

Alkali ve asidik gıdalara şöyle genel olarak baktığınızda aslında ayrım yapmanın kolay olduğunu görebilirsiniz. Alkali gıdalar daha çok sebzeler, baharatlar, bazı bakliyatlardan oluşurken asidik gıdalar yapay tatlandırıcılar, ayçiçek yağından rafine şekere işlenmiş gıdalar, kola vb. asitli içecekler, abur cuburlar, paketli yiyecekler olarak örneklenebilir. Yine görselimizdeki alkali ve asidik gıdaların listesi size yardımcı olacaktır.

Ancak en bilinen alkali gıdalara hızlıca bir bakalım.

Limon: Limonun çok ilginç bir özelliği var. Asidik olmasına rağmen alkali değerin en yüksek olduğu gıda. Hem C vitamini deposu, hem karaciğer dostu.

Yeşil yapraklı sebzeler: Ispanak, pazı, kara lahana vb. sebzeleri kışın bol bol tüketiriz. Şimdi faydalarını görünce daha da çok seveceğiz, söz. Antioksidan ve lifli olduğu gibi aynı zamanda sindirimi rahatlatır. Dediğimiz gibi, yine mevsiminde tüketmek gerekir.

Turpgiller ailesi: Hazır kış kapıya dayanmışken Brüksel lahanası, karnabahar, brokoli, lahana gibi sebzeleri tabaklara daha fazla konuk etmemiz lazım.

Kırmızı biber: Antibakteriyel özelliği ile hastalıklar ve stres için birebirdir ancak alkali beslenmenin önem verdiği konulardan biri olan mevsiminde beslenme faktörüne dikkat etmek lazım. Bu yüzden kırmızı biberi mevsiminde tüketin.

Sarımsak: Tansiyonu yükselenlere hemen sarımsak yedirmeleri boşuna değil. Alkali etkisiyle tansiyonu düşürür, bağışıklığı güçlendirir. Doğal antibiyotiktir aynı zamanda.

Buğday çimi: Atalarımız buğday çiminin değerini çok iyi bilmiş ama biz yeni yeni anlıyoruz. Evdeki saksılarınızda buğdayı yetiştirip çimini yiyebilir, salatalara koyabilir veya öğüterek suyunu içebilirsiniz. Buğday çiminin vücudu temizlemeden kanserle mücadeleye kadar çok ciddi faydaları var.

Sadece birkaç küçük değişiklik: Alkali beslenmeye giriş

Eğer alkali beslenme tarzını uygulamak istiyorsanız yaşam tarzınızı küçük küçük değiştirmeye başlayabilirsiniz. İlk günden toptan bir değişim yapmak yerine adım adım gitmek, kolay adaptasyon için iyi olabilir. Bunun için elbette tavsiyelerimiz olacak.

Başlıyoruz...

- Alkali beslenmenin püf noktası, doğal ve mevsiminde gıdalar tüketmek, işlenmiş gıdalardan uzak durup doğanın nimetlerinden faydalanmak. Bu yüzden meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketin. Kışın marketten domates almak yerine yazın kış hazırlıkları yaparken hazırladığınız domates sosunu kullanın.

- Mümkünse organik beslenin. Organik beslenmede gıdaların besin değeri daha yüksek olduğundan vitamin ve minerallerden daha fazla yararlanırsınız. Aynı şekilde içerisinde katkı maddesi olmadığı için vücudunuzu zehirlememiş olursunuz. Ek olarak her paketin üstünde yazan "doğal" iddiasına inanmayın. Paketleri iyi okuyun, organik sertifikalarını inceleyin. Doğal ve organik arasındaki farkları öğrenin.

- Sebzeleri olabildiğince çiğ tüketin. Sebzeler piştikçe besin değerini yitirir. O yüzden raw food tarzı beslenme tipinde de belirtildiği gibi olabildiğince çiğ beslenmeye özen gösterin. Dilerseniz sebzeleri yemenin yanı sıra içebilirsiniz de. Dilediğiniz sebze ve meyveyi bir araya getirin, içeceğinizi hazırlayın.

- Bol bol bitki çayı için ama tabi şekersiz.

- Yemek yerken lokmalarınızı iyice çiğneyin. Bu hem az yiyerek doymanızı sağlar, hem de sindiriminizi rahatlatır.

- Yeteri miktarda yüksek pH dereceli su için. Günlük olarak 2-3 litre su tüketin, ek olarak maden suyu gibi doğal suları (dikkat soda değil maden suyu) da içebilirsiniz. Kola, gazoz, kahve gibi içecekleri tamamen kesin.

- Sabah uyandığınızda ilk yapmanız gereken oda sıcaklığında 1 bardak su içine limon sıkıp içmek. Bu hem toksinleri temizleme, hem de vücudu rahatlatma açısından iyidir. Gün içinde içtiğiniz suya ölçülü biçimde karbonat katabilirsiniz. Karbonat, suyunuzu alkali yapacaktır.

- İşlenmiş, katkılı gıdalardan uzak durun. Marketlerin en çekici reyonları çikolata, cips, sucuk, salam gibi farklı kategorilerdeki hazır gıdalara yaklaşmayın. Tatlandırıcılar, koruyucular vb. katkı maddeleri sizin düşmanınız.

- Hayvansal gıdalardan uzak durun. Et, süt ve süt ürünleri, salam, sucuk vb. şarküteri ürünleri katkı maddeleri, içeriğindeki yağ ve tuz gibi bileşenler ve pişirme yöntemleri açısından asidiktir.

- Böreklere, keklere, poğaçalara veda edin. Hamur işleri, tatlılar, ekmekler, beyaz unlu ve rafine şekerli gıdalar alkali beslenmenin düşmanıdır.

- İyi yağlar tüketin. Örneğin balık, ceviz, soğuk sıkım zeytinyağı gibi kaliteli yağlar size sağlık katacaktır.

- Dışkı ve idrar takibinizi yapın. Kulağa hoş gelmiyor ancak idrar ve dışkı, vücut sağlığınızla ilgili size çok şey anlatacaktır.

Alkali beslenmenin faydaları kesin ve net olarak kanıtlanmış değil ancak sevenleri çok. Bu tip beslenme, tek tip beslenmelere göre çok daha çeşitli ve doğal gıdalardan oluştuğu için kişiye faydalı bile olabilir. Uygulama kısmı size kalmış. İstediğiniz miktarda, dilediğiniz kadar uygulayabilirsiniz.

Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ