Mehtap Kayaoğlu tüm yazıları

Psikolojik Danışman&Psikoterapist

Aileler için çocukları geliştirici tatil önerisi

Öncelikle bilinçli/aklı başında her anne/baba hem bilmelidir hem de çocuklarına şu mesajı vermelidir ki; çocuklarımızın tatil günleri öncelikle çocuğumuzun dinlenme ihtiyacını karşılamalı, ardından onların akademik başarı ve sosyal becerilerini destekleyecek biçimde düzenlenmelidir. Yani okullar kapandıktan sonra ortalama iki hafta kadar çocuklarımızı ders ve okuma etkinlikleri dışında eğlenmelerine fırsat verebiliriz. Ancak bu sürenin geçmesinin ardından ders yok, defter yok, kitap yok, okul/eğitim etkinliği yok şeklinde geçen günlerin yerine, geçmiş ders yılının tekrarlanacağı, gelecek yıl için hazırlıkların tatlı tatlı gün içine serpiştirileceği bir sistem devreye girmek zorundadır.
Çocuklarımız, geçen yıldan yeterince başarılı olamadıkları dersleri varsa onlara takviye yapabilirler; gün içinde dergi/kitap/yazı/gazete/mecmua okuyabilirler; 20 kadar soru cevaplayabilirler...vb. gibi.

Böylece siz sevgili aileler; çocuklarınızın yaz aylarını, kendilerini geliştirebilmelerine yönelik fırsata dönüştürebilmelerine zemin hazırlamış olursunuz. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta çocuğu sıkmadan, bazı çalışmaları oyun şekline getirerek fakat her gün düzenli bir şekilde, süresi ve miktarı çocuğa göre ayarlanarak mutlaka çalışılması gerektiğidir. Yaz tatili sadece bilgisayar, internet kafe, deniz, güneş veya sokakta uzun saatler oyun oynamak demek değildir. Başıboş ve çok serbest kalan çocuklar, yaz tatilinden kendilerine bir kazanç çıkaramadıkları gibi bazı öğrenilmiş davranışlarını da unutabilmektedir. Onun gelişiminin sürekli olduğu, bazı kuralların, ilkelerin tatilde de uygulanması gerektiği çocuğa anlatılmalı, onu sıkmadan ve mutlu olabileceği şekilde bir program hazırlanmalıdır. Gün içinde oyuna ve eğlenceye zaman ayırırken, okunması gereken kitaplar, çalışılması gereken dersler de oyuna çevrilmelidir. Hatta çocuğunuz güzel bir kitabı bitirdiğinde birlikte eğlence merkezlerine gitmeyi veya çok istediği bir faaliyeti, okuduğu kitabın ödülü olarak ona hediye edebilirsiniz. "Heeyyy aferin sana... koca kitabı bir haftada bitirdin. Böyle kitapkurdu bir delikanlıyla yarın sinemaya gitmeye ne dersin?" gibi.

Yaz tatilinin önemli işlevlerinden birisinin de, tatil günlerinin aile bireyleri arasındaki iletişimi, sevgi ve muhabbeti artırması; ortak hedefler ve ortak faaliyetler bulmaya vesile olması olmalıdır. Okullar açıkken koşturmacaydı, dersti derken aile bireyleri birbirlerine yeterince zaman ayıramayabiliyor. Hazır tatil olmuşken anne mutfakta kızıyla sohbet edebilir, ikindi çayının yanına güzel bir kek yapması için kızını cesaretlendirebilir. Bunun dışında birlikte yürüyüş yapmak, spor yapmak, plates yapmak, özellikle zor hareketlerde gülmekten kırılıp ortamı şenlendirmek, çocuklarımızın sevdiği filmleri onlarla birlikte sinema salonu keyfi oluşturarak izlemek, bilgisayarda zeka oyunları oynamak...vs. saymakla bitmez faaliyet! Normal şartlarda zamansızlık nedeniyle çocuklarının birçok isteğini yerine getiremiyor anneler. Tatiller, geniş zaman olanağı sağladığı için, buna benzer faaliyetlerin yapılmasına imkan tanır. Böylece kardeşler arası işbirliği, hep birlikte eğlenceli konulardan sohbet vb. gibi aktivitelerle vakit çok verimli kullanılabilir. Anne-babalar ve çocuklar arasındaki iletişimin artması, ilişkilerin daha sağlam temellere oturtulması, birbirlerini daha iyi tanıma ve değişik yönlerini keşfetme, bu tarz aktivitelerle mümkün olmaktadır.

Son yıllarda yaz okulları modası başladı biliyorsunuz. Bazı anne ve babaların, yaz gelince yaşadıkları bir sıkıntı da çocuklarını vermeyi düşündükleri yaz okulları konusunda kararsızlık yaşamaları ve birçok alternatif arasından tercih yapamamalarıdır. Burada en önemli nokta, gidilen yerin çocuğa ne kattığıdır. Amaç, çocuğun evden kovalamak, biryerlere gönderip evde kafa dinlemek ve sadece boş vaktini geçirmek olmamalıdır. Göndereceğiniz okul, çocuğunuza çeşitli alanlarda gelişim imkanı verebilmelidir. Göndermek istediğiniz okulun programlarına bakın. Çocuğunuzun enerjisini, doğru yere aktarabilecekleri spor aktiviteleri sunan, geniş imkanları olan, deneyimli ve yeterli bir eğimci kadrosu bulunan, geniş bir yelpaze da seçenekler sunan, grup oyunları ile sosyalleşmeyi sağlayan, sanatsal faaliyetleri belki de çocuğun o güne kadar hiç denemediği alanları deneyip, gelişmekte olan yaratıcılığını arttırıp, ona yepyeni ufuklar açabilen kurumları tercih edin.
Bunun yanında evde eğlenmenin mümkün olabileceğini de hissettirin onlara. Oyun demek, eğlence demek mutlaka dışarıya çıkmayı gerektirmez! İnsanların evlerinde de çeşitli şekillerde eğlenebileceğini göstermek gerekir. Birlikte yemekler yapmak, bulmacalar çözmek, spor yapmak, resim yapmak, film izlemek, müzik dinlemek, kahkahalar atıp gülmek gibi.

Okul öncesi çocuklarınız yeni şeyler görmek, sorular sormak, soruna cevaplar bulmak ister. Onları bol bol gezdirmek, gezdirirken de anlatmak lazım. Hayvanat bahçesine gidip hayvanlar hakkında bilgi vermek, arabada giderken etrafta gördüğünüz binalar ve nesneleri tanıtıp ne işe yaradıklarını anlatmak gibi.

İlköğretim dönemi çocuklarınız da yeni şeyler öğrenmekten, koşup zıplamaktan hoşlanır. Onlarla da gezi planları yapın. Sokakta arkadaşlarıyla iyi vakit geçirmelerini sağlayın. Müze ziyaretleri, hayvanat bahçesi, sinema/tiyatro gezileri çok hoşlarına gider.

Ergenlere gelince... ergenler ah ergenler! Onlar yüksek ihtimalle arkadaşlarıyla gezip dolaşmak, bilgisayar başında sosyal paylaşım sohbetleri yapmak isteyecekler. Elinizden geldiğince onlarla eleştirmeden gezmeye, sözlerini kesmeden sohbet etmeye, nasihat etmeden dinlemeye çalışın.

Evlatlar sizin... ve bizim... nasıl yönlendirirsek o şekilde büyüyorlar. Herhangi biri için herşeyi mükemmel yapmamız mümkün değil! Ancak elimizden gelenin en iyisini yaptığımızı bilmeleri fena olmaz...

Sevgiler..

Mehtap Kayaoğlu - Mistikalem.com

Psikolojik Danışman&Psikoterapist

0212 583 00 22
mehtap.kayaoglu@yuzlesme.tv

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ