VESTA 77 tüm yazıları

uzman psikolog--yoga eğitmeni

4-3-2-1

Hoşgeldin,

Şu an nasıl duygular, hissiyatlar deneyimlemektesin?

:Biraz heyecanlı hissediyorum ancak bir önceki görüşmemize göre çok daha sakin ve iyi hissettiğimi de eklemeliyim.

Vesta: ‘Harika, şimdi göz kapaklarını yavaşça çok nazik bir şekilde gözlerinin üzerine kapanmasına izin ver, lütfen. Bir elini karın bölgenin üzerine diğer elini de kalbinin üzerine yerleştir ve nefesinin ritmini izle. Zihnine düşünceler geliyor biliyorum belki de ne kadar çok düşündüğünü bile şu an fark ediyor olabilirsin. Düşünceler gelsin ve tıpkı gökyüzündeki bulutlar gibi süzülüp gitmelerine izin ver, düşüncelerine tutunmadan, onları izlemeden, onlara takılıp gitmeden sadece tanık ol düşüncelerine. İşte böyle çok iyi, harikasın. Şimdi nefesini yönlendirmeni isteyeceğim dış kulaklarının algısı benim sesimde; iç kulaklarının algısı nefesinin ve kalbinin ritminde olsun, lütfen. Tam bir nefes al, nefesinin burun deliklerinden, burun kanallarından, soluk borundan geçişini hisset, akciğerlerinde buluşan havayı iç gözünle gözlemle. Nefesini aldığın yolun izini sürerek özgür bırak. Şimdi çok güzel bir şekilde tam bir nefes alırken iç sesinle 4’e kadar sayarak 4 adımda nefes almanı isityorum ardından aldığın nefesi tut : 1-2-3-4; şimdi yavaşça 4 sayıda nefesini özgür bırak: 4-3-2-1. Ve nefes almadan nefesini tut 4-3-2-1; yavaşça nefes al: 1-2-3-4. Ve devam ediyoruz; aldığın nefesi tut: 1-2-3-4; 4 sayıda nefesini özgür bırak:4-3-2-1; ardından verdiğin nefesini tut: 4-3-2-1; şimdi 4 sayıda nefes al. Ve bu şekilde 10 tur devam ediyoruz.

Sihirli rakamımız: “4”. 4 sayıda yavaşça nefes alıyoruz (4 rakamına değin ileri doğru sayıyoruz); 4 sayı nefesi tutuyoruz (4 rakamına değin ileri doğru sayıyoruz); 4 sayıda nefesi boşaltarak özgür bırakıyoruz (4 rakamından geriye doğru sayıyoruz) ardından 4 sayı nefesi yine tutuyoruz (4 rakamından geriye doğru sayıyoruz). Evet, harika bu şekilde devam ediyorsun…

1 tur: nefesinle buluştun (nefes al)-buluştuğun nefesini özünle özdeşleştin (nefesini tut) -nefesinle ayrıştın (nefesini özgür bırak)-özündeki boşluk ile özdeşleştin (nefesini tut).  10 turu tamamladıktan sonra tam bir nefes göğüs ve karın boşluklarının yer değiştirdiği tam bir nefes alış-verişten sonra nefesin kendi doğal ritminde akmaya devam ediyor olsun.

Vesta: şu an nasıl hissediyorsun?

: İçimde tarifsiz bir sukunet buldum, sanırım.

Vesta: dengeleyici bir nefes tekniği uygulaması gerçekleştirdik. Bu uygulamayı her sabah güne başlarken gerçekleştirmeni istiyorum, böylece güne daha dingin ve farkında başlarsın.

Sihirli 4 rakamına belirli kavramlar atfedebilirsin: örneğin “mutluluk”, “huzur”, “aşk”, “dinginlik”, “neşe”, “çoşku” vb.

Nefesini verirken bırakmak istediğin duyguları zihninden geçirebilirsin: örneğin; “öfke”, “umutsuzluk”, “korku”, “kaygı” vb.

Ya da çeşitli renkler düşleyebilirsin; nefes alırken 4 sayıda içine yeşil hava soluduğunu imgeleyebilirsin ve nefesini özgür bırakırken 4 sayıda dışarı gri renkte hava soluduğunu imgeleyebilirsin.

İç sesin nasıl olmasını istiyorsa, onu gerçekleştir. Kalbinin sesi daima gerçeği fısıldar. Ancak etrafımızda o kadar çok gereksiz uğultu var ki; özümüzün ince narin sesini dinleyemez, algılayamaz olduk. Hiçbir şey için geç değildir. Her ne oluyorsa tam da olması gerektiği zamanda olması gerektiği yerde ve olması gerektiği şekilde biçimleniyordur. Bu nedenle “korku-kaygı” tamamen zihnin bir illüzyonudur. Korku ve kaygılarımızın mimarı bizim zihnimizdir. Her birimizin bir korkusu vardır aslında; kimimiz yüksekten korkarız, kimimiz tek başına kalmaktan, kimimiz başarısızlıktan, kimimiz parasız kalmaktan, kimimiz ise ölümden korkarız….

Senin en büyük korkun nedir?

:Kaybetmekten çok korkuyorum.

Vesta: kaybetmeyi biraz daha özelleştirecek olursak; senin için “kaybetmek” ne anlama geliyor? Senin “kaybetmek” tanımın nedir?

:Herşeyden vazgeçmek, diyebilirim. Düşününce bir gün herşeyimi kaybedeceğim ve tek başıma kalacağım sonra kendim de gideceğim işte bunları düşününce inanılmaz bir boşluk hissediyorum, herşey bir anda tüm anlamını yitiriyor. Sevdiklerimi kaybetmekten korkuyorum. Bazen zihnimin içerisinde kaybolacakmışım gibi oluyor o zamanlarda kendimi kaybetmekten korkuyorum. Sahip olduğum eşyalarımı, malımı-mülkümü kaybetmekten de korkuyorum, ayrıca değerlerimi yitirmek de bana ürkütücü geliyor.

Vesta: çok güzel, neden korktuğunu bilmen, farkında olman muhteşem bir başlangıç noktası. Hepimiz korku duygusunu yaşam oyununda mutlaka bir an olsun deneyimleriz önemli olan ilk adım: “korku duygusunu hissettiğimizi kabul etmemiz”, ikinci adım: korkularımızı tanımlayarak onlarla yüzleşme cesareti göstermemizdir.”

Dönüşmek için şu an olanı olduğu gibi kabul etmek önemlidir.

Bazen ilerlemekte güçlük çektiğimizi hissederiz sanki biri, birşey beni durduruyor gibi deriz kendi kendimize. Halbuki bizi durduran kendimizden başkası değildir. Çoğu zaman “korku” hissiyatı kaplar benliğimizi, alışık olmadığımız bir zemine adım atmak kolay değildir. Sürekli aynı uğraşları yaparak kendi güven kalemizi oluştururuz ancak yaşam bir oyundur, bir dönüşüm oyunu, bir gün biri çıkar ve kalemizin karşına tüm ihtişamı ile durarak “şah” der! İşte o an, ne yapacağımızı bilemeyebiliriz, bir hamle daha yapmak, tamamiyle karşımızdakine teslim olmak anlamına gelse de yeni bir başlangıçtır bir bakıma, oyunun bir başka etabına açılan yepyeni bir sayfa…

Yaşama ne kadar çok teslim olup kendimizi bırakabilirsek, yaşam bizi o kadar güvenle, aşkla, koşulsuz sevgiyle kucaklar. Zihnimizden geçirdiğimiz her düşünce canlıdır, yaratıcı potansiyele sahiptir. Düşüncelerimizi er ya da geç yaşar, deneyimleriz.

 

Korku adını verdiğimiz duygu da düşüncelerimizin çarkıfeleğinin 

bir ürünüdür.​Korku çarkını çevirdiğimizde ; “endişe—gerginlik—kızgınlık---huzursuzluk—

Fobiler—kendi benliğimizden ayrışma(panik bozukluk) vb. birçok farklı boyutu ile karşı kaşıya kalırız, bilinçdışında yer alan korkularımızın. Bedensel ve zihinsel hafızamızın kayıtlarında yer alan yaşanmışlıklarımızın izi 

ya da en yakınlarımızın veya çok uzağımızdakilerin deneyimlerine atfettiğimiz anlamlar korkularımızın zeminini oluşturuyor oluşturur.

Korku duygusu ile, bizi Dünya gezegenine getirmeye vesile olan kişinin rahminde tanışıyoruz ilk olarak; çünkü rahimde her türlü duygusal ve düşünsel herşeyi algılıyor ve bedensel hafızamıza kaydediyoruz. Sonra bu kayıtların üzerine bir de bebeklik ve ilk çocukluk dönemlerindeki yaşam deneyimlerimiz ekleniyor. Bebeklik ve ilk çocukluk dönemlerinde tam anlamıyla bir sünger gibiyiz, herşeyi emiyoruz iliklerimize değin… Yaşamda var olabilmek adına ebeveynlerimizin ya da bakımımızdan birinci derece sorumlu kişilerin her hissettiğini ve söylediğini koşulsuzca içselleştiriyoruz.

Bir an geliyor dönüşüm oyunumuzda, bilmediğimiz ne kadar çok şey olduğunu fark ediyoruz. Bilmediğini bilmek: işte o an çok kıymetli; özümüz ile yeniden saf ve derinden bir bağ kurabilmek, varoluşumuza ilişkin inancımızı sorgulamamıza ilişkin  muazzam bir fırsat.

İlk gerçekleştirmemiz gereken, “korku” hissini/duygusunu duyumsadığımızda “bu his bana ne/neyin mesajını veriyor?” sorusunu kendimize yöneltmek olursa, korkumuz/korkularımız ile iletişime geçebiliriz. Bedendeki her semptom nasıl bir işaret ise; korku duygusu da: bilinçdışımızın bizlere seslenişidir.

Korkunun köklerine doğru bir yolculuk deneyimlemeye ne dersin?

Sahip olduğun herşeyi kaybettiğini varsayalım, ailen, arkadaşların, seni sen yapan değerlerin, malın-mülkün, herşey gittiğinde geriye ne kalır?

…………………….

: “Ben” …

Vesta: “sen kimsin?”

: ben, benim işte, bilemiyorum kafam karıştı.

Vesta: kafa karışıklığını bir objeye ya da aklına ilk gelen herhangi birşeye benzet desem bu ne olur?

: Boşluk, sanırım ucu bucağı olmayan beni ürküten kocaman bir boşluk.

Vesta: bu boşluğa bir isim verecek olsan, bu ne olur?

: BEN

Vesta: “sen kimsin?”

:uçsuz, bucaksız her yöne , herşeye yayılıp genişleyebilen sonsuz bir boşluğum…

Vesta: uçsuz, bucaksız her yöne ve herşeye yayılıp genişleyebilen sonsuz boşluk kendisini şimdi ve burada nasıl hissediyor? Ve şu an “ben” e bir mesaj vermek istese bu mesaj ne olur?

: biraz “korku” hissediyor, ne olacağını bilmemenin verdiği korku hissi. Mesajı ise: güven, inan ve ilerle…

Vesta: Güven, inan ve ilerle

:yavaş yavaş korkunun azaldığını hissediyorum.

Vesta: yavaşça göz kapaklarının gözlerinin üzerine kapanmaya davet ederken: tam bir nefes al ver; sonra 4 sayıda nefesinle buluşurken tekrarla: “güveniyorum-inanıyorum-ilerliyorum…” Nefesini 4 sayı tutarken özündeki inancı, güveni, ilerleme hissiyatlarını algıla. Nefesini 4 sayıda özgür bırakırken içindeki korku duygusuna bir renk ver ve bu rengi dışarıya burnundan verdiğini imgele, 4 sayı nefesini tutarken içinde oluşan boşluk ile buluş ve birkaç tur bu şekilde devam et lütfen.

 

Şu anda uyguladığın bu çalışmayı bir sonraki görüşmemize değin uygulamanı isityorum. Ve şunu hatırlamanı: “iyi”/ “kötü” deneyimlerimiz yoktur sadece deneyimleyen vardır. Deneyimleyenin zihni, birtakım düşünce kalıpları oluşturur ve bu düşünce kalıplarını gerçekmiş gibi deneyimlemeye başlarız, halbuki herşey zihnin ürünüdür.

Hatırla; her ne oluyorsa seni sana daha çok yaklaştırmak için tezahür etmektedir…

Devam edecek…

"Hayat bir nefestir; aldığın kadar.

Hayat bir kafestir; kaldığın kadar.

Hayat bir hevestir; daldığın kadar."

Hz. Mevlâna

 

  Vesta 77

Sevginin Gücü Adına

info@vestaakademi.com

 

 

Yazarın diğer yazıları
Tüm yorumlar
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ